Küçük ve somut yollarla kendinize iyi davranmayı deneyin. Buzdolabına bakın. Kendinizi iyi besliyor musunuz? Çorabınız var mı? Fazladan bir çarşaf takımınız var mı? Yeni bir bitkiniz? İşe giderken uzun yolculuğunuz için bir termos? Eskimiş giysilerinizden bazılarını atmak için kendinize izin verin. Her şeyi saklamak zorunda değilsiniz.
Bazen bir şeyi oldurmak için savaşmayı değil olmayacağını kabullenmeyi öğrenmektir. Hayatın verdiği mesaj çok net zorlama zamanı gelince olan gelir gelmeyen zaten senin yolun değildir.
Bir gün yorulduğumu fark edersin ama bu hayat çok zor yorgunluğu değildir bu ben artık olmayanın zorlayamam yorgunluğudur bu yorgunluk olumsuz bir yenilgi değil bilgeligin başlangıcıdır kendini ilk kez dürüst olabildiğin andır.
Ve o an hayat sana şöyle seslenir bırak akmasına izin ver işte en az çaba yasası o an çalışmaya başlar sen zorlamayı bıraktığında hayatın sana açılacak bir alan bulur bazen yol sen yürüdüğün için değil yürümeyi bıraktığın yerden başlar.
Çünkü gerçek yolculuk artık seni taşımayanlardan özgürleştiğin anda başlar bundan sonrası çaba değil akış teslimiyet ve hafifliktir....
Herhangi önemli bir kitap (ilk okumanın ardından) hiç vakit kaybedilmeden bir kez daha okunmalıdır. Zira öncelikle kitabın muhtevası bütünü itibariyle-ikinci kez okunduğunda kavranılır ve başlangıç ancak son bilindiğinde gerçekten anlaşılır; ve buna ilave olarak kitap ikinci kez okunurken kişinin içinde bulunduğu ruh hali ve zihin yapısı ilkinden farklıdır, dolayısıyla çoğu kez başka bir izlenim elde edilir; muhtemeldir ki muhteva başka bir ışıkta görünür.
«Fakat insanlar ait oldukları gruplara sadıktır ve mültecilerin çoğunun Midgard'ın orijinal nüfusundan birkaç ton daha koyu tenli olduğu gerçeğini bir kenara bıraksak bile, aksanları onları yabancı olarak mimlemek için yeterliydi. Midgard'a gelmelerinin üzerinden daha bir ay geçmeden, yayınlarda Yeni Umut'u mahveden delilik her neyse onun taşıyıcıları olduklarını, sosyal ve siyasi hayatımıza girmelerine izin verilirse Midgard'ı da aynı yola sürükleyeceklerini savunan anonim makaleler çıkmaya başladı. Hükümet onlara temel bir maaş ve yaşayacakları yerler ayarladı ama ilk andan itibaren gerçek bir iş bulmaları neredeyse imkânsızdı. Karaya ayak bastıktan iki yıl sonra, içlerinden birkaç düzinesi küçük bir isyana dönüşen bir oturma eylemi düzenledi. Ondan sonra, çocuklarını genel okullara kabul ettirmekte bile zorlandılar.»