Roger Graudy (Allah ona rahmet etsin), aslında bilinen bir kelimeyi sloganlaştırmış bu kitabında. Amerikancılık...
Bu kavramı somuttan - soyut'a götürerek bir çerçeve içinde dert yanmaya çalışmış.
Amerikancılık halk'ın uzağında vahşi kapitalizm'in dizgin'lerini elinde tutan yönetici davranışlarını tanımlıyor aslında. Bu noktada Graudy'nin Amerikan halkını da Amerikancılık'tan kurtarmalıyız sözünü daha iyi anlıyoruz.
Peki, Amerikancılık nedir ki, şikayet ediliyor! Aslında vahşi kapitalizm'dir. Bir zümrenin doymak bilmez çeşitli şehvetlerini dindirmek için yaptıklarına insanları esir etmesidir.
Amerikan devletinin muhtelif coğrafyalarda akıttığı kandır, Amerikan kontrollü darbelerdir, devletleri borca sürükleyip onları iflasa sürüklemesidir. Arada silah satıp zenginleşmeye çalışmasına zaten değinmeye de bile gerek yoktur.
Peki, ferdin üzerindeki yan etkisi nedir, bu yaşayışın? Vahşi kapitalizm, Amerikancılık diyor ki; başarırsan varsın yoksa değersizsin. Ferdin kendileyin değerli olmasını ortadan kaldırıyor. Aşağıdaki iktibas meseleyi tarafımca aşikar edecektir:
...Meselâ unutmamalıyız ki onların sporumuza soktukları kokuşmuşluk yüzünden bizim sporumuz artık sağlıklıve gürbüz binlerce genci yetiştirme gayesi gütmemekte, tam aksine reklâmla veya birkaç şampiyonu satın almakla ilgilenmekte, para getirici gösterilere yönelmektedir. Bu seyirlik hareketler en azından televizyon kanallarına pazarlanmakta, stadyumlara konulan reklamlarla veya medyatikleşmiş birkaç yıldız sporcunun mayolarını satmakla kazanç sağlanmaktadır. Bu arada sponsorların adam akıllı destek verdikleri klüpler tarafından satın alınmaktan başka tercihleri kalmayan gençler başarı göstermeye itilerek istismar edilmekte, sırtlarından para kazanılmaktadır. Performansları yeterli olmadığında da işlerinden