İzzet Eroğlu

İzzet Eroğlu
@izzeteroglu
9/10
·432 syf.··
2025 14. kitabı
Servet-i Fünun’un kurucusu olan yazarın basın tarihine ışık tutacak anıları, yakın tarih ve basın yayın tarihine ilgili herkesin dikkati çekecek niteliktedir. II. Abdülhamit’in istibdat dönemi, Hürriyet’in ilanı ve devamında meydana gelen hadiseler, İttihat ve Terakki’nin istibdadı ve I. Dünya Savaşı’na giriş yıllarını içeren eserde Osmanlı Devleti’nin yıkılış yıllarındaki hâli pür melali bir basıncının yaşadığı hadiseler bağlamında ele alınmıştır. Eser siyasi bir tarih kitabı olmasa da yazarın anıları üzerinden olayların iç yüzüne ışık tutulmuştur. Eserin sonradan yazılması yazıların doğruluğu bakımından bir handikap olsa da anıların öznelliği dikkate alınarak okuma yapıldığında bu husus aşılabilir. Jules Verne’den ilk tercümeleri yapan ve yayınlayan yazarın anıları aradan yıllar geçse de maalesef güncelliğini korumaktadır.
Matbuat HatıralarımAhmet İhsan Tokgöz · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201225 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·570 syf.··
2025 13. kitabı
Türkiye’de hukuk konusundaki kronik sorunlar Osmanlı’dan tevarüs alınmış olup bunlar Cumhuriyet ile birlikte de devam etmektedir. Hukuki sorunların çözümüne yönelik farklı dönemlerde geliştirilen ve hâlâ da devam eden çözümlere rağmen bir türlü hukukun istikrar bulmaması ve adalet arayışının devam etmesi, sorunun güncel olduğunu göstermektedir. Bu minvalde yazar; çok önemli bir yarayı teşrih masasına koyarak büyük bir cesaretle sorunu, sorunun kaynaklarını ve çözüm önerilerini ele almıştır. Sorunun temeline inilerek hukuk zihniyetindeki sorunlardan hukuk eğitimine, hukuk akademisinin sorunlarından hukukun felsefi temelsizliğine kadar birçok konu irdelenmiştir. Hâkim, savcı, avukat, kamu görevlisi gibi birçok hukuk uygulayıcısına tatbik edilen hukuk zihniyeti anketi ve sonuçları detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Sisteme yönelik değerli eleştirilerin yer aldığı eser, hukuk ve adalete ilgi duyanlara hitap etmektedir.
Hukuk ZihniyetiEmir Kaya · Siyasal Yayınevi · 201814 okunma
9/10
·576 syf.··
2025 12. kitabı
Yazarın hayatının ikinci kısmı denilebilecek 2002-2022 yıllarını anlatan eserde yazarın 2002’de Zaman gazetesinde çalışmaya başlamasından adı geçen gazetede köşe yazısı yazması nedeniyle tutuklanmasına, tutukluluk günlerinden tahliyeye, iki yıla yakın bir süreden sonra yazarın çok sevdiği eşi ve ailesine kavuşmasından eşini kaybetmesine ve devamında hak mücadelelerine kadar olaylar ele alınmıştır. Eser, kitap kapağında da yer aldığı üzere esasında yazarın yirmi aylık Silivri Güncesi üzerine kuruludur. Hiçbir somut delilin olmaması nedeniyle yazarın “Ha bugün ha yarım tahliye olurum.” beklentisiyle hayatının ilerleyen yaşlarında yirmi ayının geçirdiği tutukluluk günlerinin günlüklerinde beklentiler, hayal kırıklıkları, tutukluluğun zorluları, koğuş arkadaşları ve değişiklikleri, hasret ve özlem, hayatın muhasebesi, siyasi konular, yaşlılık ve hastalık gibi çeşitli konular işlenmiştir. Türkiye’nin bir dönemine ilk elden ışık tutan eser, haksızlığa uğramada kimsenin masun olmadığını göstermektedir. Yazarın yargılanması Aliya İzzetbegoviç’in “Hüküm ne kadar ağırsa, bu sonuca ulaşılması ve bunun kabullenilmesi de o kadar kolay olur. Kanıt yokluğunda, ağır cezanın kendisi suçun kanıtı hâline gelir.” sözünü doğrularcasına somut delillerin yokluğunda yürütülmüştür. Eserde genel olarak yazım kurallarına riayet edilmiş olmakla birlikte eser hatalardan azade değildir. Günlerin yazımından tırnak içerisindeki ifadelerine yazımına kadar yazım kurallarına aykırılıklar bulunmaktadır. Bunların en barizi, adaletin mevcudiyeti konusunda son derece ateşli tartışmaların yapıldığı Türkiye’de hakim kelimesinin ilk harfinin cümle içerisinde büyük yazılmasıdır.
Hikâyemin SonuŞahin Alpay · Lejand Yayınları · 20257 okunma
Yaşlılık/Ölüme Doğru
9/10
·352 syf.··
2025 10. kitabı
Güçlü, kuvvetli, hayatını yönetebilen ve hayatı hakkında karar verebilen bir insan, yaşlılığında artık adeta çocuklaşmaktadır. Eserde Bo’nun yaşlılık döneminde yaşadıkları, hatıralarla birlikte ele alınmıştır. Eşini bakım merkezinde bırakmak zorunda kalan Bo, çok sevdiği köpeği ile yaşamaktadır. Her gün bakıcıların yazdığı notlar üzerinden kaleme alınan eserde yaşlılığın psikolojisi başarılı bir şekilde işlenmiştir. Eseri okurken rahmetli dedemin “Yaşlılık hiçbir şeye benzemezmiş.” sözünü hatırladım. Yaşlılara, anne ve babalarımızın bizi bebekken nasıl büyüttüğü gibi yaklaşılması gerekir. Kutsal Kitap’ta da bu durum Yaradan’ın bize öğrettiği bir dua ile veciz bir şekilde ifade edilmiştir: “Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et.” Eser, özellikle anne ve babası yaşlılık çağında olanlar olmak üzere herkese tavsiye olunur. Böyle güzel bir eser keşke emektar bir musahhihin elinde geçseydi. Tırnak içerisindeki ifadelerin yazımından kelime yanlışlarına kadar birçok husus bu şekilde düzeltilebilirdi. Eserin dili akıcı, sade ve anlaşılır olup eserde tercüme kokusu pek alınmamaktadır.
Turnalar Güneye UçarkenLisa Ridzén · Timaş Yayınları · 2025317 okunma
9/10
·240 syf.··
2025 9. kitabı
Yazarın piyano öğretmeni ile Mehmet Rauf’un Eylül ve Yakup Kadri’nin Nur Baba eserleri üzerinden Halid Ziya’nın oğlu Halil Vedad’ın dramının anlatıldığı hatıralara dayalı bir eserdir. Mustafa Kemal’in emriyle Hariciyeye intisap eden Halil Vedad’ın acı sonu, indi ve siyasi değerlendirmelerle bireylerin hayatlarının bir idari işlemle nasıl karartıldığının açık göstergesidir. Yukarıdan belki de mutat gibi görünen bir işlem bireylerin hayatlarını sonlandırabilmekte veya altüst edebilmektedir. Cumhuriyet ile herhangi bir sorunu olmadığı hâlde ülkenin önde gelen ve tanındık yazarının oğlunun böyle bir muameleye maruz kalması, idarenin hukuki denetiminin ve şeffaflığın herkes için gerekli olduğunu göstermektedir. Satır aralarının ve hüznün yazarı konuyu özellikle Halid Ziya’nın hatıra kitabı olan Bir Acı Hikâye olmak üzere dönemin roman ve hatıraları ile kişisel gözlem ve fikri takibine dayanarak ele almıştır.
Kırık Deniz KabuklarıSelim İleri · Everest Yayınları · 2016130 okunma