Hayır. Jaime hâlâ nehir topraklarında bir yerde.”
“Bir yerde?” Cersei bu kelimelerin tınısından hoşlanmamıştı.
“Kuzgunağaç’ı aldı ve Lord Blackwood’un teslimiyetini kabul etti,” dedi Sör Kevan, “ama Nehirova’ya dönerken adamlarından ayrıldı ve bir kadınla birlikte çekip gitti.”
“Bir kadın?” Cersei anlamaz gözlerle amcasına baktı. “Hangi kadın? Neden? Nereye gittiler?”
“Kimse bilmiyor. Jaime’den başka haber almadık. Söz konusu kadın, Akşamyıldızı’nın kızı Leydi Brienne olabilir.
1984’ten 1989’a kadar süren Başkan Jaime Lusinchi yönetimi-nin son aylarında, Karakas’taki herkes ekonomik krizin gelmekte olduğunun farkına varmıştı. Ocak 1989’da kriz şöyle bir kendi-ni gösterdi, Lusinchi’nin başkan olarak son işi dış borç geri öde-melerini askıya almak oldu. 20 yıllık savurganca harcamalardan ve benzersiz yolsuzluklardan sonra döviz rezervleri tükenmek üzereydi. Bu kararın kötü sonuç vermesinden sonra, halk yeni Perez hükümetinin Şubat’ta göreve başladığı zaman uygulamaya koyacağı politikalar hakkında tahminler yapıyordu. Perez, ülke-nin inanılmayacak kadar zenginmiş gibi göründüğü 1970’lerdeki “Venezuela Saudita”nın gönençli günleri sırasında görevde olan kişi olarak hatırlanıyordu. Halk, büyük ölçüde ikinci kez sihir-bazlığını göstereceği boş inancıyla başkanlık sarayına dönmesi lehine oy kullanmıştı.
Bunu yapamazsınız,” diye bağırıp durdu. “Ben bir Lannister’ım. Beni bırakın, kardeşim sizi öldürecek, Jaime sizi boğazlarınızdan kasıklarınıza kadar kesecek. Beni bırakın! Ben kraliçeyim!
“Yaşlıca bir adam, dostum Jaime Cohen'e sormuş: ‘İnsanların en gülünç yönü nedir?’
Cohen'se şöyle yanıt vermiş:
‘Hep ters düşünürler: Büyümek için acele ederler, sonra da çocukluklarını yitirdikleri için üzülürler. Para kazanmak için sağlıklarından olurlar, hemen ardından da sağlıklarına kavuşabilmek için paralarından olurlar. Gelecek konusunda öyle kaygılara kapılırlar ki bugünü önemsemezler, bu yüzden de ne bugünü ne de geleceği hakkıyla yaşarlar. Asla ölmeyecekmiş gibi yaşarlar ve asla yaşamamış gibi olürler.’”