Puan vermedi·136 syf.··
2024 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2024 13:42
John Fowles'in Koleksiyoncu  adlı kitabında Shakespeare'in  Fırtına eserine atıfta bulunmuştu. O zaman almıştım okuma listeme. Farklı kitaplarda da bu kitaba atıfta bulunmuşlar. Bu kadar farklı neden bahsetmiş olabilir diye düşünmüştüm, okuduktan sonra  anlayabiliyoruz. Shakespeare'in bu eseri karakterler ve olay kurgusu acisindan daha farklı geldi bana.  Kimilerine göre veda eseri ki Prospero'nun son kapanış konuşması da sanki Shakespeare  kendi adina veda ediyor okuyucu ve tiyatro izleyicilerine.  Kitaptaki her karakterin  derinlemesine incelendiğinde farklı açılımlara sahip olduğunu görüyoruz.  Kitap aynı zamanda dönemin güç ve iktidar hırslarını,  sömürgecilik,  halk tabakasının vurdumduymazlıgi ve cahilliği ile ayrı ayrı karakterlerde ortaya çıkıyor. Diger taraftan yazar Miranda ve Ferdinand karakterleri ile gelecege dair umudundan, affetmenin gücü ile erdemlerin öneminden de bahsediyor. 1623 yılında yayınlanan eseri Shakespeare 'in 1611 yılında yazdığını gösteren belgeler mevcuttur. 1610 yilinda koloni avcısı  George Somers ve arkadaşları Yeni Dünya'ya VIrginia kıyılarına giderken çıkan siddetli fırtına nedeniyle gemidekilerle Bermuda adalarına çıkmak zorunda kalıp bir süre adada  kalmışlardır. Yazarin kitap için esin kaynağının  bu olay olduğu düşünülmektedir. Rönesans  dönemini yansıtan Shakespeare  ve eseri Fırtına için  Jan Kott şunları söylemiş: " Fırtına,  Shakespeare'in felsefi otobiyografisi ve tiyatrosunun özetidir.  Fırtına o zaman yitirilmiş hayallerin,  acı çeken  bir aklın ve inatçı olmasına karşın,  kırılgan bir umudun oyunudur. " Konusu; Prospero kardeşinin ihaneti nedeniyle Milano düklüğünü kaybeder. Kızı Miranda ile  ıssız büyülü  bir adaya yolu düşer. Adada yaşayan büyücünün oglu Caliban, periler ve cinlerin büyüsü ile ona hizmet etmelerini
Edebiyat & Roman
FırtınaWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20198bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 23. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2024 21:35
William Shakespeare'nin 1611'de yazdığı son oyun olmasıyla bilinir. Önsöz kısmında Jan Kott'un 'Fırtına; yitirilmiş hayallerin, acı çeken bir aklın ve inatçı olmasına rağmen, kırılgan bir umudun oyunudur.' ifadesi metni tam olarak özetler. Metnin; mistik, ahlaklı baş karakteri olan Prospero düşürüldüğü tuzaklar neticesinde Milano Dük'ü iken bir adada kızı ile mahsur bırakılır. Çektiği acı, unutamadığı adaletsizlikler ve sahip olduğu sihrin etkisiyle adada büyülü bir hakimiyet kurar ve sabırla intikam gününün gelmesini bekler. Adaleti sağlayacağı gün gelip çatar, düşmanları ve kandırılan dostlarıyla dolu bir gemi Prospero'nun adasına yaklaşır, işte tam o anda müthiş bir fırtına kopar ve gemi batar. Geminin içindekiler adada mahsur kalır ve olaylar Prospero'nun parlak zekası,intikam ateşi ve perisi Ariel'in yetenekleri sayesinde plana uygun olarak gelişir, oyunun sonunda lirizm korunarak tüm haklar sahibini, tüm suçlar cezasını bulmuş olur. Oyunun başından sonuna kadar Prospero'da bir coşku hakimdir. Yaşadığı haksızlıklardan, çektiği acılardan dem vurur durur, ancak ne hafızasını kaybetmiş kızına ne de olaylar aydınlığa kavuştuktan sonra Napoli kralına bu acıları bir türlü anlatamaz. Öyle ki Napoli'ye açılan deniz yolculuğunda tüm çektiklerini uzun uzun anlatmak isteyen Prospero'nun yine bir şey anlatamadığını görürürüz. Fırtına aslında Prospero'nun çektiği acılar, sıkıntılar ve öfkesidir, ayrıca gemideki herkesi hakettiği şekilde savurur. Shakespeare'in nedenlerden ziyade sonuçlara önem verdiğini anlarız, Nedenler ancak duygulara yön verir, esas olan nedenlerle oluşturduğumuz duyguların yarattığı sonuçlardır mesajını vermek istiyor bence sayın Shakespaere. Tabi ki çok iyi bir metindi...
FırtınaWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20198bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kahpeliğin Masumiyeti Richard III
10/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
Hiçkimse doğuştan potansiyel suçlu değildir. Hepimiz içten içe iyliğin ve kötülüğün savaşını veriyoruz. Hepimizin içinde iyiliğin olduğu kadar kötülük te vardır. Şartlar ve koşullar insanı şekillendirebiliyor "iyi insan'' ve "kötü insan" diye. Ve tabi çıkar çatışması. Makyevelli'nin de dediği gibi ; " Amaca giden tüm yollar mübahtır." Yoksun bırakmışım insan kalıbından... Görmezden gelmiş beni sahtekâr doğa... Hileli ve yarım yamalak yapıp Vaktinden önce salıvermiş bu dünyaya... Öylesine çarpık ve anormalim ki... Yanlarından geçtiğim köpekler bile havlıyorlar bana Demiş Richard. Doğaya sitem edip suçlayarak aslında kötü bir adam olmayı kendisinin seçmediğni, kötülüğün zaten var olduğunu vurgulamış. Bana göre, Shakespeare Richard karakterini yaratırken onu görünüşte çok kötü ve ahlaksız bir adam olarak gösterse de içten içe bize bu karaktere karşı empati yapmamızı sağlayarak düşündürtüyor. Hangimiz mükemmel derecede masum ve dürüstüz ki ? İşler çığrından çıktığında sözde medeni bu insanlar birbirini yiyecek. Çıkarlar üzerine varolmuş insanoğlu... Dedim ya amaca doğru giderken önünde duran engelleri erdemsizce dahi olsa yok ediyorsunuz. Dolayısıyla gerektiğinde insan acımasız da olucak erdemsiz de. Ne de olsa savaşı ilk kaybedenler genelde kahramanlardır. Şimdi Richard gibi bir karakter düşünün. Doğuştan çarpık, topal, kambur, engelli biri... Herkesin alay konusu olduğu ve sevilmediği. Siz olsanız ne yapardınız ? Belki de çok iyi bir adam olabilirdi bunca kusura rağmen ama toplum buna izin verir mi hayır. Kötülüklerin sebebi kaynağı da biziz. Doğanın kötülüğünden kötülüğün doğasına cümlesi de çok iyi açıklıyor bunu. Madem kimsenin sevgilisi olma şansım yok, Ben de karar verdim kötü adam olmaya, Bu hoş günlerin boş zevklerinden nefret etmeye... Burda da zaten çok iyi
İnceleme
III. RichardWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,479 okunma
"Geçmiş artık yeni oyunun ön sözü sayılmalı"
9/10
·136 syf.··
2023 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2023 21:36
Tiyatro eserleri çok fazla okuduğum bir tür değil. Bu yüzden de bu konuda oldukça seçici davranmaya çalışıyorum. Fırtına eseri hem William Shakespeare eseri olması hem de çok merak ettiğim bir roman olan Koleksiyoncu eserinde Fırtına eserine oldukça atıfta bulunulmasından dolayı daha fazla geciktirmeden okumak istediğim bir oyun oldu. Fırtına Shakespeare'in yazdığı son oyun olarak düşünülmekte olup, yazdığı dört romanstan biridir. İçerisinde doğaüstü öğelere, alt olay örgüsüne, oyun içinde oyun bulunduran 5 perdeden oluşan bir tiyatro eseridir. Oyuna neyin kaynaklık ettiği bilinmemektedir. Oyunun konusunu Jan Kott'ın şu sözleriyle ifade etmek istiyorum "Fırtına o zaman yitirilmiş hayallerin, acı çeken bir aklın ve inatçı olmasına karşın, kırılgan bir umudun oyunudur". Bu sözler tam anlamıyla benim için oyunun ne anlatmak istediği, nasıl bir içeriğe sahip olduğunu özetliyor. Daha fazla üstüne konuşacak kadar bir bilgim olmadığından incelememi kısa tutmak istiyorum çünkü Fırtına benim yazardan okuduğum ilk eseri. Her ne kadar adını, eserlerinin ismini duysam da kendisine ve eserlerine bir o kadar vakıf değilim. Ancak tiyatro oyunu okumayı sevenlere ve edebiyatın şahane insanı Shakespeare'in zihnine girmek isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim; benim büyük bir keyif alarak okuduğum tiyatro eseri oldu.
Edebiyat
FırtınaWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20198bin okunma
Puan vermedi·154 syf.··
2021 15. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2021 14:37
KİTAP YURDU 5 burada macbeth tragedyasını kısaca özetleyerek, cinayet temasının etrafını ören olayları hatırlamak uygun olacaktır: gök gürültüsü ve şimşek parıltısı ile ıssız bir yeri sergileyen oyun, belirgin bir hazırlık içinde bulunan üç cadının sahneye gelişleri ile başlar. macbeth ismini de ilk kez bu cadılardan birinin ağzından duyar ve gelmekte olduğunu onlardan öğreniriz. macbeth ve arkadaşı banquo –aynı zamanda kral’ın yakınıdır – iki iskoç komutanıdır. ikisi başarıyla sonuçlanmış bir askeri seferden dönerlerken oyunu açan cadılarla karşılaşırlar. cadıların elbet bu ikisine söyleyecekleri vardır. dediklerine göre, macbeth’in geleceğinde önce cawdor beyi, daha sonra da kral olmak, banquo’nunkinde ise krala soyluk etmek vardır. nitekim ilk kehanet gerçeğe varır ve iskoçya kralı duncan, macbeth’i cawdor beyi yaptığını açıklar. gerçekleşen kehanet, macbeth’e hemen krallık düşleri kurdurmaya başlamıştır. cadıların öngörüsünü öğrenen lady macbeth de bu düşleri gerçeğe vardırmak için kocası macbeth’in vicdanını köreltme oyunlarına girişir. kral duncan, ziyaret için macbeth’lerin şatosuna gelecektir ve bu ziyaret lady macbeth’e göre kralı devirmek için ayağa gelen bir fırsattan başka bir şey değildir. gerek kadınlığını gerekse dilinin gücünü kullanarak kocasını kralı öldürmeye ikna eder lady macbeth. duncan’ı öldürmek suçu ise kralın odasında uyuyan uşakların üzerine atılır. ve bu ‘katiller’ derhal macbeth tarafından ölümle cezalandırılırlar. duncan’ın oğulları malcolm ve donalbain, iskoçya’dan kaçarlar. artık kral macbeth olmuştur. oysa macbeth’in de dile getireceği gibi, önemli olan kral olmak değil, kral olup sağ kalmaktır. sağ kalabilmek için de önündeki engelleri temizlemek zorundadır. bunların başında cadıların krala soyluk etmek kehanetiyle
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma
6/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2020 129. kitabı
Fırtına 11.07.2020 Yazar Jan Kott eser hakkında 'Shakespeare'nın felsefi bir otobiyografisi ve tiyatrosunun özetidir.'demektedir. . Oyunda gizemli topraklar,cinler ile fantastik bir dünyada eleştirel mesajlar verilmektedir.Siz de keyifle okursunuz umarım.
FırtınaWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20198bin okunma