Ceren

115. Kişi için icbar yoktur:- Kişiyi kendinden başka hiçbir şey icbar edermez - kişi, kendi dışında, hiçbirşeye 'mecbur değildir. -Kişi, yalnızca kendine mecbur'dur başka hiçbirşeye hiçbirşey için, değil.. Kişi 'mecbur değildir.
Reklam
Bir o kadar da bağımsızdır, özgürdür kişi - bütün ilişkilerinin bağlamında, kendi payına düşenin (belki, olumsuz bir anlamda da olsa) kendi elinde olmasının ötesinde, bütün o bağlaru terkedip gitme olanağı elinde olduğu sürece, özgürdür:- Kişi, bağımlılklarını kurmakta özgürdür - demek ki kişi, bağımsızlığında özgürdü... Kişi özgür olabilir; çünkü bağımsız olabilir - bağımsız olabilir; çünkü özgür olabilir.
124. Kişi geriye dönemez ki hiç... Geçmişleri geri getiremez ki hiç - anılarla gelip hep çullansalar da tepesine, işte, geçmiştirler ya bir kez - geri gelemezler ki... - Kişi geçmişine dönemez ki. Kişi dönemez ki - geçmiştir ya, işte... Kişi, geçmiştir. Kişi geçmiş-tir. Kişi geçmiştir.
Eğer vali, hapishane müdürü, subay olmasalardı insanları bu kadar sıcak bir havada, bu kadar kalabalık şekilde götürüp götüremeyeceklerini yirmi kez düşünür, yolda birinin halsiz düştüğünü, zor soluk aldığını görünce yirmi kez durur, bu halsiz düşen kişiyi kalabalığın arasından çıkarıp gölgeye götürür, su içirir, dinlenmesine izin verir ve bir kaza olduğunda üzüntülerini ifade ederlerdi. Bunu yapmadıkları gibi başkalarını yapmasına da engel oluyorlardı, çünkü karşılarındakileri insan olarak değil, bir görev ve bu görevi insanca ilişkilerden daha yukarıda tuttukları kuralları olarak görüyorlardı. Bütün mesele bu, diye düşündü Nehlüdov. Bir saatliğine ve bir tek olağanüstü durumda olsun insan sevgisinden daha önemli bir duygu olmadığını kabul edecek olursak, insanlara karşı, kendini suçlu saymaksızın işlenebilecek tek bir suç yoktur."
Sayfa 453·Kitabı okudu
"Zamanımızda insanların, Hıristiyanların, iyi yürekli insanların, kendilerini suçlu hissetmeksizin en korkunç kötülükleri yapmaları için ne gerekirdi şeklinde bir psikoloji sorusu sorulmuş olsaydı, bu sorunun bir tek yanıtı olabilirdi: Şu anda var olan durumun sürmesi, yani bu insanların vali, hapishane müdürü, subay, polis olması, yani birincisi, bu insanların, insanlara insanca ve kardeşçe bir yaklaşım göstermeksizin eşya gibi davranabildikleri ve adına devlet memurluğu denilen bir görev olduğuna inanmış olmaları, ikincisi ise devlet memuru olan bu kişilerin, insanlara karsı davranışlarının sonuçlarından tek tek sorumlu olmadıkları bir düzen olması gerekirdi. Bugün gördüğüm kadar korkunç işlerin daha başka koşullarda olmasına günümüzde bile olanak yoktur. Bütün mesele, insanların, insana karşı sevgi gösterilmeyebilecek durumlar olduğunu düşünmeleridir. Oysaki böyle durumlar yoktur.
Sayfa 456·Kitabı okudu
Reklam