Elisa Bilgili

Elisa Bilgili
@jo_march
okur
KÜÇÜKLERİN BÜYÜK DÜNYASI BÜYÜKLERİN KÜÇÜK DÜNYASI
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 68. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2017 18:24
YouTube kitap kanalımda Küçük Prens kitabını yorumladım : ytbe.one/zvf5z3JOSrQ Küçüklerin büyük dünyası, büyüklerin küçük dünyası. Aslında küçük ve büyük gibi sıfatlar kullanınca bile bir sayı kısıtlaması içine girmek durumunda kalıyoruz. Bu kitabı kendi hayatıma göre küçük hissettiğim bir zamanımda okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Kitapta küçüklerin hayal dünyasının genişliğiyle büyüklerin akıllarının salt sayısal ve statik çalışmasının savaşı var. İçinde büyüklere dair öyle güzel göndermeler ve sosyolojik eleştiriler var ki, bunların içinde büyüklerin, insanları giyim tarzlarına göre yargılamalarından her konuda olan kısıtlayıcılıklarına, her konuya dar açıdan bakıp monoton bir şekilde hayatı ele almalarına kadar bir çok eleştiri mevcut. Aslında yaşımız ne kadar artıyorsa bize gülen yıldızları da o kadar az hatırlıyoruz, dünyevi sorunlarımızı daha da büyütüyoruz, salt sayısal akıla daha da çok yaklaşıyoruz. Ne kadar bazı şeylerde sayıca artıyorsak, ruhumuz o kadar küçülüyor. Bu dünyada gözümüzün alabildiğine ne kadar gitmeyi düşünüyorsak büyükler bizim gözümüzde o kadar büyük olmaya çabalıyor. Çünkü onların kararlarını büyütüyoruz. Onları ne kadar büyütürsek hayal gücümüzden harcıyoruz. Neyse ki, Küçük Prens'in dediği gibi bu yaşımda yüz bin liralık bir ev gördüm deyip "Aman ne güzel ev!" demiyorum büyükler gibi. Ben de pencerelerindeki saksıları, içinde yaşayacağı insanları ve psikolojileri, çatısındaki kumruları düşünerek o evleri tasarlayıp güzelliği bu değerleriyle düşünmeye çalışıyorum çünkü. Sayılar üzerinden işleyen dünyamızda o kadar fazla ve o kadar gereksiz şeylerle uğraşıyoruz ki, en değerli olan şeyleri unutuyoruz bazen. Küçük Prens'in anlatmış olduğu her gezegene her gün uğruyoruz. Aynı gün içerisinde krallaşmaya çalışan insanı
Edebiyat
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280bin okunma
Reklam
Her yerde olan fakirlik açlık ya da açıklık değildir. Fakirlik para ve altına sahip olamama da değildir. Fakirlik, sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur. Fakirlik, kağıt imha makinasında, gazete parçalayan bir bıçaktır. Fakirlik, arabanın camından dışarıya atılmış muz kabuğudur. Fakirlik yemeksiz geçirilen bir gece değildir, fakirlik “düşünmeden” geçirilen bir gecedir.
Edebiyat
- Mitsuha, Yotsuha... Musubi'yi bilir misiniz? Eski dilde yerli tanrımıza Musubi denir. Bu kelime çok derin anlamlara sahiptir. İpliklerin bağlanması,insanlar arasındaki bağ ve zamanın akışı gibi anlamları vardır. Bunların hepsi tanrının güçleridir. Bizim iplik örmemiz de tanrının bir tekniğidir. Zamanın akışını ifade eder. Musubi diğer yandan da zamandır. Bedeni oluşturmak için bir araya gelir , sarılır, düğümlenir ve bazen de çözülür...kopar ve yeniden bağlanır. İçin bakalım. +Teşekkürler. -Bu da Musubi'dir. Pirinç olsun , sake olsun, su olsun...insanın vücuduna giren her şey ruhuna bağlanır. Buna da Musubi denir.o yüzden bugün gerçekleştireceğimiz şey tanrılarla insanları birbirine bağlayan çok önemli bir gelenek.
‘’ Yüreklerimizde gerçekte ne olduğu bilinseydi kaçımız affedilirdi? ‘’
Sayfa 173 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Kadın kendini geri kazanmalı, kimliğini erkeğin kimliğine bağımlı kılmaktan vazgeçmeli. Çünkü kadını baskı altında tutan yalnızca erkek değildir, yaşamının sorumluluğunu ele almayan kadın kendi kendine de baskı uygular.
Sayfa 517 - Pan Yayıncılık·Kitabı okudu
Felsefe