Yusuf Kaan Çayabatmaz

Yusuf Kaan Çayabatmaz
@kaancay
Kendini ve âlemi okuma gayretinde olan.. fâni.

Yusuf Kaan Çayabatmaz

, bir kitap okudu
6/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Albert Camus
8.2/10 · 11,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ahlak nerden gelir?
8/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
1934 yılında Sorbonne Üniversitesinde vermiş olduğu doktora tezi dolayısıyla ilgilendiği konu olan Ahlak, Türkiye’ye dönüşüyle birlikte karşına çıkacaktır. Doçent seviyesinde ve döneminde parmakla gösterilen başarısına rağmen sadece Müslüman kimliği sebebiyle Türkiye üniversitelerde kendisine görev verilmediği için lise öğretmenliği yapmak zorunda kalmış ancak bu zorunluluğu gönülsüzce değil de gönlünce gerçekleştirmiş bir karakterdir. Ahlak kitabının hazırlanması zemini bu şekilde oluşmuştur. “Ahlak” lise1. ve lise 2. Sınıflar için hazırlanmış ders kitabı olarak Nurettin Topçunun tasarladığı felsefe kitabıdır. Maddi dünyanın keşfinden sonra insanın kendini keşfetme meyliyle ortaya çıkan ruh arayışı Ahlak bilgisine yöneltmiştir bizleri. Ahlak insanın varlığıyla birlikte varlık sebebini hizalamasıdır diyebiliriz. Bütün dinler insanların ahlakını yükseltme gayesi gütmüşlerdir. Tolstoy’a göre sanatın gerçek gayesi bütün insanlığa ahlakı yaymaktır. İyi var olan şeyin varlık gayesine uygun olmasıdır, iyi bir zehir öldürücü olduğunda iyidir. Ahlaklı insan varlık gayesine uygun hareket ettiği ölçüde ahlaklıdır. Sosyal hayatta kendisine biçilmiş görevin farkında ve sorumluluklarını yerine getiren kişi ahlaklı bir bireydir. Kitaptan damlalar; -Günün en küçük hareketleri karakteri yapar ve yıkar. Böylelikle davranışlarımızın dizginini eline geçirmek suretiyle alışkanlıklar, bizi yeniden yoğururlar, varlığımıza yeni bir yapı kazandırırlar. -İlkel toplumlardan bugüne kadar hiçbir zaman cinsi münasebetlerin serbest olmayışı ve ailenin ilk insan toplumlarında da görülmüş olması, onun ahlaki zorunluluğunu ortaya koymaktadır. -Ruhsal benliği zayıf olan insanlar kendilerinin sosyal benlikleriyle tanınmasını istiyorlar (Emekli Albay Sendromu) -Ruhsal benliğini sosyal benliğine
Felsefe-Düşünce
AhlakNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 20191,265 okunma
Sözde Hürriyet Gemisi... Cumhuriyet!!
9/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
I. Meşrutiyetle başlayan eğitim merkezli Osmanlı’daki olumsuz değişimin gözler önüne serildiği, Avrupa mukallitlerinin bir üst nesille çatışmaları sebebiyle şuursuzluğun yeni bir şuur haline geldiği Cumhuriyet döneminin özetlendiği bir piyes/tiyatro çalışmasıdır. Anadolu insanının kendi davasına değerine kendisinin sahip çıkması gerektiğini özetleyen, eğer sahip çıkılmaz ise en büyük yıkımın Anadolu da olacağını da ayrıca işleyen bu kitap, mukaddesi olmayan bir neslin hayvandan daha aşağılara düşeceğinin basit bir izahıdır. Çöplüğe attılar da mukaddes emaneti hak diye bellettiler hakka en büyük ihaneti… Alıntı; BABA - Hala anlamıyor musun? Avrupalı kızağından inme, kaptanı Yahudi, çarkçısı mason, tayfası dönme, rotası dinsizlik, hürriyet gemisinden ne bekliyorsun? Eğer tez zamanda, beş on yıl içinde bu gemi, yolcusu milletle beraber kayalara oturmazsa şaşmak lazım... Ben göremem, amma sen görürsün! Bana da rahmet okursun!
Edebiyat
Mukaddes EmanetNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2022650 okunma
Dün ve bugün kadın!
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Lübnan asıllı Halil Cibran açıkça söylemese de Kırık Kanatlar kitabında kendi aşk hikayesini konu edinmişe benziyor. 1912 li yıllarda ABD’den tekrar Lübnan’a ziyaretinde babasının çok yakın dostuyla görüşür ve onun kızı Selma ile arkadaş olur, bu arkadaşlık kısa sürede aşka dönüşse de Selma babası tarafından bölgenin en ahlaksız Papazına verilecektir. Selma’nın babası bu evliliği istememesine karşın bir yerde mecburiyetten kızını hüzünle gelin eder. Bu hadise Hali Cibran’ı derinden yaralar ancak yapacak bir şey de yoktur. Bu aşk hikayesi üzerinden kadın olmak ne demek, kadınların mal gibi alınıp satılması gibi toplumsal konulara değinen Cibran yüzyıl öncesinden kadınların haklara ihtiyacı olduğunu ancak verilmiş gibi görünen hakların kadınları sanki ev hanımı olmaktan metresliğe evirdiğini söyler ve bunu eleştirir. “uygarlık bugün her ne kadar kadının bilinçlenmesine yardımcı oluyorsa da, buna karşılık, erkeğin açgözlülüğü yüzünden, acılarını da çoğaltmaktadır. dün kadın mutlu bir hizmetçiyken, bugün mutsuz bir metrestir! dün gün ışığında kör gibi yürüyordu, şimdi duru görüşüyle, koyu karanlıkta yürüyor! bilgisizliği içinde güzel, sadeliği içinde erdemli ve zayıflığı içinde güçlüydü. şimdi oyunlarıyla çirkin, zekasıyla yüzeysel, bilgisiyle de kalpsiz bir hale geldi”
Düşünce
Kırık KanatlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202512,4bin okunma