Yusuf Kaan Çayabatmaz

Yusuf Kaan Çayabatmaz
@kaancay
Kendini ve âlemi okuma gayretinde olan.. fâni.

Yusuf Kaan Çayabatmaz

, bir kitap okudu
8/10
·117 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Sadık Yalsızuçanlar
7.8/10 · 258 okunma
Reklam
Peki ama neden? sorusu beynimi kemiriyor
8/10
·341 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
James Clear’ın kendi trajik hikayesiyle başlayan kitap, hayatını değiştirmede izlediği adımları okuyucusuyla paylaşması şeklinde gelişiyor. Kitap dört temel müsbet hareket ve dört temel menfi hareketin izahını içeriyor. Dört müsbet hareket, 1. Görünür Kılın 2. Cazip kılın 3. Kolaylaştırın 4. Tatmin Edici Kılın Dört menfi hareket, 1.Görünmek Kılın 2. İtici Kılın 3. Zorlaştırın 4. Tatmin edici olmaktan çıkarın Bu toplam sekiz hareketin nasıl yapılacağına dair güzel örneklerle bir bütün oluşturan yazarımız bir alışkanlık nasıl kazanılır, nasıl bırakılır sorusunun mantıklı, anlaşılabilir ve uygulanabilir izahını yapıyor. Kitabı bu haliyle kabul ettiğimizde harika bir kitap diyebilirim. Ancak bunun ötesinde insanı buna teşvik eden iç motivasyon kısmı bu kitapta bulunmuyor. Yani insanın yaptığı ya da bırakmak istediği şeye anlam yüklemesi, kendi hayatıyla anlamlandırması gibi temel düşünceden uzak bir kitap.
İnsana Dair
Atomik AlışkanlıklarJames Clear · Pegasus Yayınları · 202221,2bin okunma
Sistemin Farkında Olmayan Akıl, Alçalır!
6/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Sisifos Söyleni kitabı Albert Camus’un hayat eleştirilerinin yer aldığı, daha çok absürtlüklerin, tuhaflıkların, tutarsızlıkların ön plana çıkarıldığı kitabın adıdır. Kitabın içinden bir hikaye olarak anlatılan Sisifos efsanesi kitaba isim olmuştur ancak bu kitap okuyucular tarafından Absürt diye alıntılanmaktadır. Camus, dünyanın anlamını kavramaya çalıştıkça, evrendeki tuhaflığı dile getirir. Alem de bu açık denen şey kalmamıştır adeta, her şey kapalı ve tuhaflıklarla doludur. Bu kadar tuhaflık içinde insanın aklını kullanarak hakikati elde etme çabası da bu absürtlüğün ıspatı olarak bizlere sunulur. İntihar duygusuyla başlayan kitap, intiharın anlamsızlığından bahserederek, yaşama direnmek gerekir, zira seni intihara sürükleyen absürtlük ancak ona direnmekle kendini tamamlayacaktır. “İntihar bir yanılmadır, Uyumsuz insanın tüm yapabileceği, her şeyi tüketmektir, kendi kendini de tüketmektir” der Camus. İsyan ahlakının, yaygınlaştığı dönemin yazarı olan Camus, bu kitabında insanın tanrılaşması için onun dünyada kimseye boyun eğmemesini salık verecek, yer yüzünden insanların tüm emirleri çiğnemesinin asıl özgürlük olduğunu söyleyecektir. Bende Kalanlar; Kitabı okuduktan sonra üzerinde epeyce düşündüm, Hıristiyanlığın bozulmasıyla birlikte Avrupa düşünürlerinde başlayan batılı yıkma hareketi ifrattan tefrite evrilmiş, Hıristiyanlıkta üretilen tanrı (Hz. İsa’nın Tanrılaşmasını kastediyorum) insanlar tarafından öldürülmüştür. Bu zihniyet sonrasında ortada kalan tanrısız insan kendisine yeni bir tanrı yaratmak arzusuyla İnsanı adeta tanrılaştırmıştır. Kitap bu kısır döngü etrafında kıvranıyor ancak ilahi mesajdan uzak durduğu için hakikate yaklaşamıyor maalesef.
Felsefe-Düşünce
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 202311,3bin okunma
Ahlak nerden gelir?
8/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
1934 yılında Sorbonne Üniversitesinde vermiş olduğu doktora tezi dolayısıyla ilgilendiği konu olan Ahlak, Türkiye’ye dönüşüyle birlikte karşına çıkacaktır. Doçent seviyesinde ve döneminde parmakla gösterilen başarısına rağmen sadece Müslüman kimliği sebebiyle Türkiye üniversitelerde kendisine görev verilmediği için lise öğretmenliği yapmak zorunda kalmış ancak bu zorunluluğu gönülsüzce değil de gönlünce gerçekleştirmiş bir karakterdir. Ahlak kitabının hazırlanması zemini bu şekilde oluşmuştur. “Ahlak” lise1. ve lise 2. Sınıflar için hazırlanmış ders kitabı olarak Nurettin Topçunun tasarladığı felsefe kitabıdır. Maddi dünyanın keşfinden sonra insanın kendini keşfetme meyliyle ortaya çıkan ruh arayışı Ahlak bilgisine yöneltmiştir bizleri. Ahlak insanın varlığıyla birlikte varlık sebebini hizalamasıdır diyebiliriz. Bütün dinler insanların ahlakını yükseltme gayesi gütmüşlerdir. Tolstoy’a göre sanatın gerçek gayesi bütün insanlığa ahlakı yaymaktır. İyi var olan şeyin varlık gayesine uygun olmasıdır, iyi bir zehir öldürücü olduğunda iyidir. Ahlaklı insan varlık gayesine uygun hareket ettiği ölçüde ahlaklıdır. Sosyal hayatta kendisine biçilmiş görevin farkında ve sorumluluklarını yerine getiren kişi ahlaklı bir bireydir. Kitaptan damlalar; -Günün en küçük hareketleri karakteri yapar ve yıkar. Böylelikle davranışlarımızın dizginini eline geçirmek suretiyle alışkanlıklar, bizi yeniden yoğururlar, varlığımıza yeni bir yapı kazandırırlar. -İlkel toplumlardan bugüne kadar hiçbir zaman cinsi münasebetlerin serbest olmayışı ve ailenin ilk insan toplumlarında da görülmüş olması, onun ahlaki zorunluluğunu ortaya koymaktadır. -Ruhsal benliği zayıf olan insanlar kendilerinin sosyal benlikleriyle tanınmasını istiyorlar (Emekli Albay Sendromu) -Ruhsal benliğini sosyal benliğine
Felsefe-Düşünce
AhlakNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 20191,264 okunma