Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır. Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır. Aşk cellådından ne çıkar madem ki yar vardır. Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır. Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır. O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır. Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır. Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır. Yarımışsam külümden yapılan bir hisar vardır..
Hikâye ne denli sıra dışı ise, etkileme ya da ikna etme gücü o denli fazlaydı. Bu yüzden, bu “ibretlik olağanüstü durum” oyununda, hakikate ve yalana kayıtsızlık asliydi.
Eğer biri gerçekliğin vasatlığını anlatacak olursa, bunun amacı yalnızca komik bir etki yaratmaktı; bunun hakkında konuşuyor olmanın kendisi insanları güldürürdü.
Onu bu günlere kadar getiren ;
Düştüğü her duruma boyun
Eğmesini ve alışmasını sağlayan,
İyi olanı Allah'tan
Kötü olanı kuldan bilmesini
Sağlayan sarsılmaz İmanı
Kendisini bu günden sonra da
Yalnız bırakmayacaktı elbette ....