Üzgünüm süreyya
8/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:29
Eylül – Mehmet Rauf | 8/10 Bu kitabı sevdim mi? Evet. Ama bazı şeylere de çok sinirlendim. Öncelikle Necip karakteri beni inanılmaz rahatsız etti. Arkadaşının evinden çıkmıyor, sürekli onların yanında, sonra da arkadaşının karısına âşık oluyor. Bir noktadan sonra insanın aklına tek bir soru geliyor: “Arkadaşımın karısına karşı böyle hissediyorsam neden hâlâ bu evdeyim?” Git kardeşim, uzaklaş. Necip’in sürekli aynı ortamda kalıp sonra da vicdan azabı çekmesini çok samimi bulmadım. Suat’a gelince… Başlarda kocasını seven bir kadın görüyoruz. Süreyya kötü bir adam değil, aksine iyi niyetli ve sevgi dolu biri. Bu yüzden Suat’ın Necip’e olan duygularının gelişimi bana tam geçmedi. Özellikle eldiven olayından sonra sanki Suat’ın kafasına “Bu adam bana âşık” düşüncesi yerleşiyor ve her şey o noktadan sonra büyüyor. Bu yüzden okuduğum şey büyük bir aşktan çok, fark edilen bir ilginin zamanla büyümesi gibi geldi. Bir diğer sinir olduğum konu da Süreyya’nın hiçbir şey anlamamasıydı. Kusura bakmayın ama insan eşinin ruh hâlindeki değişiklikleri, evdeki havayı, bakışmaları hiç mi fark etmez? Bu kısım bana oldukça zorlama geldi. Yazarın Süreyya’nın gözünden daha fazla şey göstermesini isterdim. Kitabın psikolojik yönü güçlüydü ama bana göre biraz fazla uzatılmıştı. Suat ve Necip’in iç sesleri bazı yerlerde susmak bilmedi. Aynı duyguları sayfalarca farklı cümlelerle okumak beni yordu. Bu yüzden Zehra’daki psikolojik etkiyi burada alamadım. Zehra beni daha çok sarsmıştı. Yine de kitabın atmosferi çok başarılıydı. Son sayfalara doğru gelen o hüzün ve çaresizlik hissi uzun süre aklımda kaldı. En çok da Süreyya’ya üzüldüm. Çünkü roman boyunca belki de en masum kişi oydu ve olan bitenden habersizdi. Kısacası Eylül benim için güzel ama kusursuz olmayan bir kitaptı. Etkiledi,
İnceleme
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
İnsan kendisini neden ve nasıl kandırır?
9/10
·464 syf.··
2026 11. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:56
Ben böyle kitaplara bayılıyorum arkadaş ayrı bir evreni loreu arkaplanı olan kitaplar bunlar.Yüzyıllık yalnızlık hastalıklı bir ailenin 6 nesil hikayesini anlatır buendia ailesinde sık görülen akraba evliliği en sonunda bu ailedeki kişilerin ruhsal olarak hastalıklı ve psikolojik olarak sıkıntılı tipler olmasına sebep olur buendia ailesindeki kişiler ne sever ne de sevilebilirler.Yüzyıllık dönem de de karakterler neredeyse ırsi olarak birbirlerine aktarılır ki yazar buna çoğu yerde dikkat cekiyor örnegin aureliona ve arcadio isimlerine sahip kişilerin karakterleri farklı olmaktadır bu döngüsel olaraktan da birbirini takip eder ve bazı olaylar ise önceki gelisenin tekrarıdır günün sonunda(spoiler spoiler spoiler) 0 dan başlayan macondo ise tekrar 0 a döner bütün olaylar kendisini 2 kez tekrar etmiştir kitapta fazlasıyla cinsel ögeler olduğu için sevmeyen okumayan kişilere de açıkçası saygı gösteriyorum şimdi ben fazla uzun bir inceleme yazısı da yapmak istemiyorum açıkçası peki ne olsaydı kitap farklı bir sonla bitebilirdi 1-benim en büyük teorim gerinoldo marquezin ki kendisi albay eğitimli ve alaylı bir asker amaranta ile evlenmesi;eğer böyle olsaydı ailedeki eksik olan ve aureliano buendianın aptal gibi göstermekten çekindiği otorite figürü sağlanmış olacak onlardan doğacak çocuklar bir nebze daha sağlıklı olacak ve bu gerizekalı buendiaları güdeceklerdi 2-arcadioya sevgi gösterilseydi küçük hitler olup çıkmazdı ursulanın çıkıp arcadionun oğlu jose arcadioyu adam etmeye çalışması zaten fiyaskoyla sonuçlandı ve geç bir hamleydi 3-aureliona segundo fernandayı boşayıp evden kovmalıydı gidip petra cotesi eve hatun yapmalıydı çünkü fernanda dini ve batıl inançları yüzünden önünü göremeyen bir salak ve ayrıca santa solfi de le piedadı çok baskıladı ki kendisini kaynanası
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 01:46
Freida McFadden 'dan daha oncesinde dort kitap okumus biri olaraktan artik tarzını, kitaplarinda kimi hedef gösterdiğini falan anlayınca bu kitapta ters kose yemem sandım. Yedim. Hic beklemiyordum bunlari kimin yaptigini... cok cok iyi bağlamış sonunu ve ne yalan soyliyim bu ters kose baya iyi geldi. Yoksa hayal kırıklığına uğrardım. Keyifliydi. Ilk gun 90 sayfa okuyup ertesi gun hepsini bitirdim. Bu kadinin kitaplarının bu kadar akici oluşunu cok seviyorum.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:40
Her anlamda zor bir kitaptı. Hem konu olarak ağır hem de yazarın seçmiş olduğu anlatım tarzından dolayı bayağı zorlanmalar yaşadım. Şahsen hangi cümlenin kime ait olduğunu anlamak için birden fazla kez okuduğum diyaloglar oldu. Eğer yoğun anlatımları, uzun cümleleri ve kapalı yazım tarzlarını seviyorsanız bu kitap sizi etkileyebilir. Ama benim gibi daha akıcı ve diyalog ağırlıklı romanları tercih ediyorsanız sabır isteyen bir okuma deneyimi yaşayacaksınız, şimdiden uyarayım. Roman, sıradan bir ailenin otoriterleşen bir ülkede özgürlüğünü adım adım kaybedişini konu ediyor. Bir kadının yaşadığı zorlukları ve ikilemleri görüyoruz. Ve bu baskının insan hayatını nasıl zorlaştırdığını aslında çok da yadırgamadan okuyoruz, çünkü biz bu durumlara çok aşinayız. Kitabı sevmedim diyemeyeceğim ama yazarın üslubuyla ben barışamadım. Geri kalan her şey güzeldi.
2026 Okuma Raporları
Peygamberin ŞarkısıPaul Lynch · Delidolu Kitap · 20241,940 okunma
8/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:36
Orhan Pamuk'un en çok okunan kitabı Kırmızı Saçlı Kadın ile nihayet tanıştım ben de. Çok uzun olmamasına rağmen kalın bir kitap okumuşum hissi verdi bana. Gayet keyifle okudum. Kitap, eczane işleten solcu babasının gidişinden sonra para biriktirmek amacıyla çalışma hayatına atılan Cem'in hikâyesi. 17 yaşındaki lise öğrencisi Cem, eski usulle kazı yaparak su bulmaya çalışan Mahmut ustanın yanında çırak olarak yetişiyor. Bu bir aylık çalışma sırasında bir tiyatrocu kadında aşkı keşfediyor. Kendinden yaşça büyük Kırmızı saçlı kadın ise eski efsaneleri tiyatrosunda oynayan biri. Cem'in bu kadınla ilişkisi onun hayatında oldukça derin izler bırakıyor. İlk aşk onun hayatına neler getiriyor bunu okuyoruz. Öte yandan Cem Mahmut ustanın yanında ise özgürlüğün ne demek olduğunu, birey olarak var olabilmenin koşulunu sarsıcı bir gerçekle öğreniyor. Kitapta aşka, özgürlüğe, tarihe, efsanelere, siyasete, baba oğul ilişkisine, otoriteye değinilmesini ve bunu kader etrafında şekillendirmesini çok sevdim. Bizim başımıza gelenler kader mi yoksa kendi seçimimiz mi? Eskinin gücü yeniyi etkiler mi? Hayatta acı tesadüfler, saklanmış sırların bir gün açığa çıkmasıyla mı gerçekleşir? Cem'in başına gelenleri onun ağzından okurken son kısımda devreye kırmızı saçlı kadının girmesi kitabı daha da keyifli hale getirmişti. Farklı bakış açılarından bir kitabı okumayı her zaman çok seviyorum. Zaten oldukça fazla okunan bu kitabı okumayanlar var ise bir şans versin. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
Fena değildi...Ama yazarı desteklemek istemiyorum
7/10
·512 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:22
Şimdi bu inceleme sadece seri değil yazar hakkında ki yorumlarımı da içerecek öncelikle bunu söyleyeyim, ilk olarak normal kitabı eleştireceğim sonra da yazara geleceğim Bu kitabın yazımı ilk kitaptan iyiydi, ilk kitapta karakterler arası diyologlar ilişkiler çok çok yüzeyseldi bu kitapta bu baya gelişmişti. İlk kitapta beni sıkmıştı hem bazı yerlerde çok bunalmıştım, bu kitapta da yine sıkıldım ama yine hani ilk kitaba nazaran bu kitabın daha akıcı ve daha heyecanlı ilerlediğini söyleyebilirim. Yine kitabın işleyişi çok klişe ve çok tahmin edilebilirdi. Hani olan herşeyi en başından biliyordum ve Asilin ne halt olduğu, Kunter ile kızın ilişkisindeki o bağlam kitabın hatta serinin en başından beri çok çok tahmin edilebilir bir durumdaydı. Açıkçası hiç şaşırmadım. Ama diyebilirim ki olay bazında çok büyük gelişme vardı hani o ilk kitapta ki işleyişle ve kurguyla ilgili o amatörlük bir tık daha gitmişti. Bu kitapta beni şaşırttan ve bir tık daha ilk kitaba göre beğenmemi sağlayan husus karakterlerin gelişimi ve yapabileceklerinin sınırının olmamasıydı. Burayı karakterler bazlı gideceğim Açıkçası ilk kitapta Kunter'in yazımını çok beğenmiştim hani tam bir anti-hero havası veriyordu ve karakterin yazımından da umutluydum. Bu kitapta karakterin geçmişine iniyoruz ve daha çok tanımaya başlıyoruz. Ve açıkçası bana bu tanıma süreci, ya aslında o kötü değil kötü olmak zorunda kaldı klişesini işleyişi bakımından biraz sönük geldi. Tabiki karakterin belli bir şeylerden tetiklediği, ancak ben biraz daha burada şeyi bekliyordum karakterden evet ben bunları yaptım ama bunları seçmek de benim kararımdı gibisinden bir itiraf ve gerçekçilik yani yaptığı kötülükleri bir tık daha sahiplenmesi o istemiştim. İkinci şikayetim ise Kunter bize kitap boyu her şeyi tir tir titreten
Veyl 2 - Şeytanın YancısıFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025116 okunma