Kuma! Bu sözcükten tiksiniyorum. Hangi karanlık çağda, kim düşünmüştü bu iğrenç sözü?
Ruhuyla, gövdesiyle köle olan ikinci kadının durumundan daha aşağılık ne olabilirdi?
Ey mutsuz kadınlar! Ey, insanlık onurlarını yitirmiş, aşağılanmış, sefilce yaşamış kadınların ruhları, kalkın mezarlarınızdan! Kalkın ey acı çekmiş zavallılar, o çağların karanlığı sizinle birlikte silkinsin! Yazgısı sizinkinin aynı olan sonuncu kuma söylüyor bunu size! ..
Şeytan bu uzun ve ciddî bendi nasıl dinledi, şaşıyorum- Yalnız sözümü bitirir bitirmez, sanki bunları hiç duymamış gibi yine bana döndü:
— Boşuna kendinizi üzüyorsunuz, bir şeyiniz yokl Biraz silkinin bakalım- Doktor Coue'leri, Gason ları okumadınız mı? Bir şeyim yok, iyiyim deyin. Kalkın, yürüyün; iyi olursunuz.
Ve bunları tatbik için elimden tuttu, beni ayağa kaldırdı. Bir an, irademi ona terketmiş gibi beraber yürüdüm, bahçeye kadar çıktık. Bana yeşil tepeleri, ve kır çiçeklerini, mavi gök ve denizi gösterdi,
... Çocuklar küçük bir kızın çevresinde toplanmış, hep birlikte ama birbirini bir türlü tutmayan seslerle Enternasyonal'i söylüyorlar:
Geleceğin çocukları, haydi kalkın ayağa!
Koşun yepyeni bir dünyayı kurmaya!
Sayfa 53 - Yordam Yayınları, 3.Basım: Kasım 2021·Kitabı okuyor
"Kalkın." Ash'in sesi daha boğuk, daha yüksek çıkıyordu. Şiddetli bir gök gürültüsü gibiydi.
"Kan ve Külden, Işık ve Ateşten ve Parlak Ay'dan doğan için ayağa kalkın."
Nefesim kesilerek Ash'e baktım.
Benim unvanım.
Söyledikleri neredeyse bir kehanet gibiydi. Büyülüydü. Son derede güzeldi.
"Gölgeler Diyarı Konsortu için ayağa kalkın."
Neyzen der ki: “Kalkın ey ehl-i vatan dedik kalktık, bir baktık ki kalktığımız yere başkası oturmuş.” İnsanlara güven ama kendini kullandırtma. Güven kural, güvensizlik istisna olsun.