Puan vermedi·224 syf.··
2026 2. kitabı
Kant’ın Salt Aklın Sınırları Dahilinde Din adlı eseri, din ile ahlak arasındaki ilişkiyi aklın sınırları içinde ele alan önemli bir çalışmadır. Kant bu eserinde, dinin temelinin dogmalar veya dışsal ibadetler değil, insanın ahlaki yasaya uygun davranma yükümlülüğü olduğunu savunur. Böylece dinin, insanın ahlaki gelişimine nasıl katkı sağladığını ve aklın rehberliğinde nasıl anlaşılması gerektiğini açıklamaya çalışır. Hakiki din ile sahte din anlayışını birbirinden ayırmaktır. Ona göre dinin özü, insanın bütün ödevlerini Tanrı’nın buyruğu olarak görmesi ve ahlaki bir yaşam sürmesidir. Tanrı’nın hoşnutluğunu kazanmanın yolu ibadetler, ritüeller, kurallar veya tarihsel inançlara körü körüne bağlılık değil; iyi niyet, erdem ve ahlaki davranışlardır. Ayrıca Kant, vicdanın ve düşünce özgürlüğünün önemini vurgular. İnsan, doğruluğundan emin olmadığı şeyleri mutlak gerçek gibi savunmamalı ve başkalarına da zorla kabul ettirmemelidir. Gerçek dindarlık, vicdana uygun hareket etmek ve ahlaki sorumluluğu yerine getirmektir. Kant’a göre hakiki dinin özü ahlaktır; kilise, vahiy ve ibadetler ise ancak bu ahlaki amacı destekledikleri ölçüde değerlidir. İnsan Tanrı’ya en iyi şekilde, iyi ve erdemli bir yaşam sürerek hizmet eder.
Salt Aklın Sınırları Dahilinde DinImmanuel Kant · Elis Yayınları · 201797 okunma
6/10
·368 syf.··
2026 118. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:07
Sadece güzel cümlelerin olduğu bir roman. Bir bütün olarak sıkıcı ve yorucu olduğunu düşünüyorum. Arada böyle boş romanlar okumalı tabi insan yoksa iyi ve sağlam olanların değerini anlayamaz.
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·490 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
KLASİKLERLE FELSEFE (Felsefi Ünceleme) NIGEL WARBURTON Klasiklerle Felsefe, 1962 doğumlu Britanyalı ünlü felsefeci Nigel Warburton tarafından kaleme alınan ve felsefe tarihinin en önemli yapıtlarını rehber eşliğinde inceleyen popüler bir felsefeye giriş kitabıdır. Eser, akademik jargondan uzak ve son derece anlaşılır bir dille yazılmış. Kitapta, antik çağdan günümüze kadar uzanan süreçte felsefe tarihine yön vermiş tam 32 büyük eseri incelenmiştir. 32 filozof ve 32 eserin tam listesi şöyledir: Platon – Devlet Aristoteles – Nikomakhos'a Etik Boethius – Felsefenin Tesellisi Niccolò Machiavelli – Prens Michel de Montaigne – Denemeler René Descartes – Meditasyonlar Thomas Hobbes – Leviathan Baruch de Spinoza – Etika John Locke – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme John Locke – Hükümet Üzerine İkinci İnceleme
Klasiklerle FelsefeNigel Warburton · Alfa Yayınları · 2016480 okunma
Puan vermedi·144 syf.·
2026 419. kitabı
,Çocukluğunuzdan bu yana, itinayla tüm vücudunuzu, kara saçlarınızı ve hatta gözlerinizdeki ifadeyi gizleyen kara ve uzun giysiler giymek zorunda olduğunuzu bildiğinizde, kırmızı bir elbise arzu etmek korkunç bir günahtı. Karalara bürünmek erkeklerden korunmak anlamına gelirdi. Erkekler için durum daha farklıydı, kadınların aksine onların arzu duymaya hakkı vardı. Erkeklerin yaptığı ve yapmak istediği her şey normaldi. Erkekleri kadınlardan korumak, yine kadınların göreviydi. Lamia Berrada Berca Paris'te yaşayan göçmen bir kadının kendi içindeki özgürlük mücadelesini anlatır. Genç bir kadının, karşısına çıkan kırmızı bir elbise ve Immanuel Kant'ın "Aklını kullanma cesareti göster" felsefesiyle kendi hayatında bir aydınlanma yaratmasını konu alır.. Baskıdan Özgürlüğe: Karaya örtülere hapsedilen genç bir gelin, kırmızı elbisenin ona verdiği cesaretle arzuyu ve bilgiyi keşfeder.Felsefi Dokunuş: Immanuel Kant'ın Aydınlanma felsefesi temel bir rehberdir. Karakter, başkalarının kuralları yerine kendi aklını kullanma cesaretini gösterir. Şiirsel bir romanı geride bıraktık,samimi bir dille açık yazmış Lamia Berrada Berca'ımiz Ben sıra sizde okudum Kant ve Kırmızı Elbise
Edebiyat & Roman
Kant ve Kırmızı ElbiseLamia Berrada Berca · Maya Kitap · 2018252 okunma
Yürüyüşü Abartıp Akıl Sağlığını Tehlikeye Atmadan Önce Okunmalı!
9/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 12:06
Tam yazın başlangıcında, kendi kişisel yürüyüş rotalarımı ve tempomu artırdığım bir döneme denk gelmesiyle beni ziyadesiyle mest eden, tam bir "doğru zamanda doğru kitap" tecrübesi oldu Yürümenin Felsefesi. Kitapta Frédéric Gros, yürümek gibi son derece yalın bir eylemi hem kendi kişisel bakış açısı ve deneyimleriyle harmanlamış hem de araya çeşni niyetine edebiyat ve düşünce tarihinin dev isimlerini serpiştirmiş. Nietzsche'nin çetin patikalardaki yaratıcı adımları, Rousseau'nun yalnız yürüyüşlerindeki özgürlük arayışı ve Kant'ın o meşhur, saat gibi dakik Königsberg yürüyüşleri arasındaki anlam ve pratik farklılıkları... Yazar sadece filozoflarla da sınırlı kalmıyor; Kiniklerin dünyayı mülksüzleştirerek yürüyüşünden, hacıların adımlarına, hatta Gandhi’nin yürüyerek salt tuz üzerinden bir toplumu sömürgecilerin elinden nasıl kurtardığına kadar konuyu çok katmanlı bir perspektifden ele almış. Kitabın benim için en güzel yanlarından biri de tam bir kaynak kitap işlevi görmesi oldu. Okuma esnasında altını çizdiğim, not aldığım isimler sayesinde şimdiden kendime yepyeni bir okuma haritası çıkardım; bana bu anlamda yeni ufuklar katacağı kesin. Tabii kitaptan kendime çıkardığım en muzip ama kulak arkası edilmeyecek ders de şu oldu: Yürümeyi de çok abartmamak gerek, yoksa mazallah akıl sağlığına mal olabilir! (Nietzsche ve Rimbaud çizgisine dikkat...) Eğer halihazırda düzenli yürüyor ve adımlarınıza zihinsel bir eşlikçi arıyorsanız, bu konuya teorik olarak ilgi duyuyorsanız ya da en temelde bedenin hareketleri ile edebiyat/felsefe arasındaki o büyüleyici ilişkiyi merak ediyorsanız, kitaplığınıza mutlaka ekleyin diyeceğim nefis bir eser. Kesinlikle tavsiyedir.
Edebiyat
Yürümenin FelsefesiFrédéric Gros · Kolektif Kitap · 20209,1bin okunma
Puan vermedi·226 syf.··
2026 5. kitabı
Akıl ile Ruhun Medeniyet Çatışması: Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu ​Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in bir Ramazan ayı boyunca teravihten sahura kadar uzanan sohbetlerinin derlenmesiyle oluşan bu eser, sadece bir felsefe okuması değil; Doğu ve Batı medeniyetlerinin köklerine inen keskin bir muhasebedir. Üstad, kendine has o ödün vermeyen, heybetli ve sanatkârane üslubuyla okuyucuyu önce Batı düşüncesinin dehlizlerinde gezdiriyor, ardından İslam tasavvufunun o dingin ve mutlak hakikat sarayına buyur ediyor. ​Kitabın merkezinde çok temel bir iddia var: Akıl, kendi sınırlarını ve acziyetini anladığı anda en mübarek vasıtaya dönüşür. ​Necip Fazıl, Batı tefekkürünü kronolojik bir sırayla ele alırken Sokrates, Platon, Kant, Hegel ve Nietzsche gibi dev isimlerin düşünce sistemlerini masaya yatırıyor. Onların akıl yoluyla hakikati arama çabalarını takdir etmekle birlikte, bu çabanın en nihayetinde nasıl bir duvara tosladığını ve insanlığı nasıl bir buhrana sürüklediğini gözler önüne seriyor. Batı felsefesi Üstad’a göre "bulduğu her şeyde hata etmesi mümkün bir arayış" iken; İslam tasavvufu "mutlak buluşun" kendisidir. ​Kitapta beni en çok etkileyen ve eserin omurgasını oluşturan kısım ise Şeriat ve Tasavvuf dengesi üzerine kurulan muazzam tahliller oldu. Üstad, günümüzde sıkça düşülen büyük bir hatayı, henüz kitabın başında bıçak gibi kesip atıyor: Şeriatı dışlayan bir tasavvuf anlayışının sapkınlık; tasavvufun ruhundan (yani lübbünden) yoksun bir Şeriat anlayışının ise kuru bir şekilcilik olduğunu vurguluyor. O meşhur benzetmesiyle; Şeriat bir füze rampasıdır ve insan ancak bu rampadan fırlatılarak sonsuzluğa (tasavvufa) kanat açabilir. Neden Okunmalı? Bu kitap, felsefeyi İslamî bir süzgeçten geçirerek okumak ve "Doğu-Batı" sentezini klişelerden uzak, dikey bir derinlikle
Batı Tefekkürü ve İslam TasavvufuNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 19992,152 okunma