Ama bugün ortada geçilecek bir sınav yoksa, kim Kant ve Hegel okur ki? Önceleri büyük bir açıklayıcı olan bilim, karmaşıklığı ve kafa bulandırıcılığıyla hayatı çarpıtıyor. Hangimiz ekonomistleri, sosyologları veya politikacıları kinizme kapılmadan dinleyebiliyoruz? Çoğu kimsenin gözünde din, riyakârlığı maskeleyen boş bir ritüel haline gelmiş durumda. Geleneksel ideolojilere olan inancımız azalırken, yüzümüzü hâlâ inanmakta olduğumuz kaynağa, hikâye sanatına dönüyoruz.
insanın doğası gereği özgür iradeye sahip olduğunu ve hayatının bütün sorumluluğunu taşımak zorunda olması yüzünden özgürlüğe mahkûm olduğunu vurguluyorum.
Alman Feylesofu Kant:
«Biz eşyanın zâhirini biliyoruz, bâtınını bilmeğe muktedir olamıyoruz» diyor.
İngiliz Feylesofu Spencer:
«Eşyânın hakikatini kat'iyyen bilemiyoruz. Yalnız her şey'in bir asıldan neş'et etdiği sarsılmaz bir hakikatdir» diyor.