Merhabalar. "Osmanlı Tarihi" serimizin ikinci kitabı Cihan Hakimiyeti'ni bitirip geldim. Birinci kitap olan Aşiretten Devlete ile aynı uzunluktaydı. İlk kitap kuruluş devrini anlatırken bu kitapta yükseliş ve duraklamayı okuyoruz. Kitabın ilk 250 sayfasında yükseliş devri ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. 2.bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman devirlerinde yapılan savaşlar, dönemin devlet adamları, divan toplantılarında yapılan konuşmalar, kazanılan zaferler çok güzel anlatılmış.
Aslında her şey çok iyi ilerliyordu ancak Yavuz Sultan Selim kısmına gelince Lamartine sanki biraz objektifliğini kaybetti. Yazarın ilk defa bir padişahı olumsuz şekilde anlattığını gördüm. Lamartine her cümlede başarıların Yavuz'un değil de devlet adamları ve sadrazamın başarısı olduğunu anlatmaya çalışıyormuş gibi bir izlenim bıraktı. Bütün padişahlar için övülecek bir şeyler bulan Lamartine Yavuz için başarılarının şans eseri olduğunu, hırçın, sabırsız, asabi bir kişiliğe sahip olduğunu fırsat buldukça tekrarlamış.
Kanuni devrinde ise tam tersi oldu. Yazar, Kanuni'nin görünüşünü, konuşmasını, zekasını, hareketlerini, seçimlerini övmeye doyamamış. Kanuni ile İbrahim Paşa arasındakiler çok güzel aktarılmış.
Duraklama ise çok başarılı şekilde yazılmış. Özellikle yeniçerilerin tepkiler, cahillikleri, isyanları, satılmışlıkları ince ince anlatılmış. Duraklamanın genel özellikleri sadrazamlar tüm kişilik özellikleri ile aktarılırken, kadınların devlet yönetiminde ki olumlu olumsuz etkilerine de değinilmiş.
Duraklama özellikle devlet adamları için bir sınav olmuş. Bazı devlet adamlarının hırsları, bazı devlet adamlarının vatanseverlikleri, bazılarının hızlı yükselişi bazılarının hezeyanları ile geçen bu dönem tam bir kaos dönemi. Çok uzattım genel olarak bu kitabı ilkine göre