Osmanlı’nın her anlamda zirve dönemi; “BÜYÜK TÜRK KANUNİ DEVRİ”.
8/10
·328 syf.··
2026 1. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 16:33
Tarih okumak genel olarak zor, ağır ve sıkıcı görülse de, ben bu kitabı okurken çok keyif aldım. Yazarımız Yavuz Bahadıroğlu namıdiğer “Osmanlıyı sevdiren adam”. Kaynaklara ve oryantalistlerin beyanlarına bağlı kalarak, dizilerle ve bir takım 5. Kol faaliyetlerle yanlış aktarılan ve algı oyunlarıyla insanları Osmanlıya düşman eden anlatıları, doğrularla ve gerçeklerle değiştirmek üzere kaleme almış gibi görünüyor. O yüzden kitabın kapağındaki “Muhteşem Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan” ismine bağlı olarak, konuya çok bağlı kalındığını söyleyemem. Araya Osmanlıya dair çeşitli bilgiler serpiştirilmiş, bu da akla takılacak soruları cevapladığı için akışı bozmuyor aslında. Fakat bu kitaptan beklentiniz döneme dair detaylı ve derin bilgi aktaran biyografik bir eserse bu kitap o kitap değil. Genel olarak dönemle alakalı bir çok noktaya değinilmiş ama eserin boyutunun aşılmaması için çok üzerinde durulmamış. Kitabın genel havası söylediğim gibi dönemle ilgili yanlış anlatılan, yanlış yansıtılan bilgilerin yerini doğrularla ve gerçeklerle değiştirmek. Bunu yaparken de doğru kaynaklarlardan ve oryantalistlerden alıntılar yapılmış. İçerik olarak; • Neden "Kanuni", ya da "Muhteşem" dendi? • Kanuni, Hürrem Sultan'a gerçekten aşık mıydı? • Osmanlı'nın devlet yapısı eğlenceye mi, hizmete mi dönüktü? • Harem hayatı nasıldır? • Harem nasıl bir kurumdur, işlevi padişahlara kadın bulmak mıdır? • Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'ı ne kadar etkilemiştir? • Şehzadelerin katledilmesinde Hürrem Sultan'ın rolü olmuş mudur? • Sünnet Medeniyeti ne demektir, Osmanlı bunun neresindedir? • Osmanlı'nun devlet olma amacı nedir? • Kanuni'nin kimliği ve kişiliği • Kanuni'nin savaşları, vatana katkıları • Kanuni'nin ebedi eserleri • Oğullarını neden öldürttü? • İstediği zaman padişah hareme
1000Kitap
Muhteşem SüleymanYavuz Bahadıroğlu · Paradoks Yayınları · 20131,481 okunma
10/10
·269 syf.··
2026 28. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 21:21
Çok beğendiğim ve İhsan Oktay Anar ile tanışmama vesile olan Suskunlar’ı, otuzlu ya da kırklı yaşlarımda tekrar okuduğumda bambaşka gözlemler yapacağıma eminim. Yirmili yaşlarımın başındaki benden, ilerideki kendime bir not: Bu kitabı mutlaka tekrar oku. İncelememe başlamadan önce bolca araştırma yapıp gördüğüm ancak incelememe hepsini ekleyemesemde bol miktarda metafor kullanarak bir çok konuya değinmiş yazarımız. Her ismin anlamı veya ne sebepten dolayı o isme sahip veya yaşanan her olay ya da şöyle söyleyeyim çoğu cümle bir şeye işaret ediyor. Suskunlar ; musiki, tasavvuf, dinler tarihi ve insan ruhu üzerine ustaca ve dahice hazırlanmış bir eser. Romanın Lale Devri yani III. Ahmed döneminde geçmesi, o dönemin musikiye verdiği önemi de arka plana değil doğrudan hikâyenin merkezine yerleştirir. Bu eserde musiki bir süs değil, adeta varoluşun dili, hakikate ulaşmanın bir aracıdır. Kitabın en zorlayıcı yönlerinden biri zaman kurgusu; olaylar doğrusal bir şekilde ilerlemiyor, sürekli geçmiş, şimdi ve gelecek arasında gidip gelen parçalı bir yapı var. Bu durum ilk başta gerçekten zorladı hatta bir ara yarım bırakmak istedim ancak sabrettim okumaya. Kitabın sonunda bütün parçalar birleşiyor ve her şey anlam kazanıyor. Bu karmaşıklığa rağmen anlatım bütünlüğü asla bozulmuyor. Karakterler ise yalnızca birer kişi değil, aynı zamanda insanın iç dünyasının parçaları gibi. Kalın Musa’nın neredeyse trajikomik boyuta ulaşan cimriliği, onun maddiyata bağımlılığını simgelerken; kardeşi Hüseyin Efendi, çalgılı kahvehanesiyle daha yumuşak ve sığınılacak bir liman gibidir. Veysel, sanatla var olan ama babası tarafından bastırılan bir ruhtur; kemençesiyle hayata tutunur ancak bir olay sonucu trajik bir şekilde cezalandırılır. Davut cesareti ve tutkuyu temsil ederken, onun ikizi
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Osmanlı/ yusuf akçura
Puan vermedi
Osmanlı dağılma devrinin; sebepleri, ıslahatlar ve büyük devletlerle ilişkilerini konu alan bi eser .. Tarafsız yazıldığı kanaatindeyim.. Yazar, Hem Osmanlı hem de genç Türkiye dönemini yaşamış.. Bence bu kitabı daha değerli kılıyor..
1000Kitap
Osmanlı Devletinin Dağılma DevriYusuf Akçura · Parola Yayınları · 2018164 okunma
Puan vermedi·211 syf.·
2025 11. kitabı
Hasan Âli Yücel’i biraz da İsmail Hakkı Tonguç’u tanıma fırsatı bulduğum ve özellikle Köy Enstitüsü ile ilgili bilgi ve fikir aldığım muazzam bir kitaptı. Okumanızı tavsiye ederim. Olumsuz olarak değerlendireceğim iki yönü var: 1- 2024’te 8. baskısını yapmasına rağmen yazım hataları ve noktalama yanlışlarının olması 2- Bir devri överken başka bir devri karalayan ifadelerin yer alması. Tüm Türk devletleri eksiğiyle fazlasıyla bizim atamız, onlar için bir ifade kullanırken düşmanca değil de daha nazik ve uygun ifadelerin seçilmesi iyi olurdu.
Öğretmenim Hasan Ali YücelMehmet Başaran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2010160 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2024 68. kitabı
Bu kitap, geleneksel olarak Batı merkezli okunan askeri tarih ve teknoloji yayılımı tartışmalarına Doğu'dan, yani Osmanlı ve Çin ekseninden yeni bir bakış açısı getirerek ezber bozucu bir nitelik taşır. Eserin en çarpıcı iddialarından biri, Osmanlıların, özellikle tüfek (piyade tüfeği) teknolojisindeki gelişmelerini, İpek Yolu ve deniz ticaret yolları üzerinden Çin'e kadar taşıdığı yönündedir.
Kanuni Devri'nde Çin'de Osmanlı Tüfeği ve OsmanlılarGiray Fidan · Yeditepe Yayınevi · 201120 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2025 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 00:10
Merhabalar. "Osmanlı Tarihi" serimizin ikinci kitabı Cihan Hakimiyeti'ni bitirip geldim. Birinci kitap olan Aşiretten Devlete ile aynı uzunluktaydı. İlk kitap kuruluş devrini anlatırken bu kitapta yükseliş ve duraklamayı okuyoruz. Kitabın ilk 250 sayfasında yükseliş devri ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. 2.bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman devirlerinde yapılan savaşlar, dönemin devlet adamları, divan toplantılarında yapılan konuşmalar, kazanılan zaferler çok güzel anlatılmış. Aslında her şey çok iyi ilerliyordu ancak Yavuz Sultan Selim kısmına gelince Lamartine sanki biraz objektifliğini kaybetti. Yazarın ilk defa bir padişahı olumsuz şekilde anlattığını gördüm. Lamartine her cümlede başarıların Yavuz'un değil de devlet adamları ve sadrazamın başarısı olduğunu anlatmaya çalışıyormuş gibi bir izlenim bıraktı. Bütün padişahlar için övülecek bir şeyler bulan Lamartine Yavuz için başarılarının şans eseri olduğunu, hırçın, sabırsız, asabi bir kişiliğe sahip olduğunu fırsat buldukça tekrarlamış. Kanuni devrinde ise tam tersi oldu. Yazar, Kanuni'nin görünüşünü, konuşmasını, zekasını, hareketlerini, seçimlerini övmeye doyamamış. Kanuni ile İbrahim Paşa arasındakiler çok güzel aktarılmış. Duraklama ise çok başarılı şekilde yazılmış. Özellikle yeniçerilerin tepkiler, cahillikleri, isyanları, satılmışlıkları ince ince anlatılmış. Duraklamanın genel özellikleri sadrazamlar tüm kişilik özellikleri ile aktarılırken, kadınların devlet yönetiminde ki olumlu olumsuz etkilerine de değinilmiş. Duraklama özellikle devlet adamları için bir sınav olmuş. Bazı devlet adamlarının hırsları, bazı devlet adamlarının vatanseverlikleri, bazılarının hızlı yükselişi bazılarının hezeyanları ile geçen bu dönem tam bir kaos dönemi. Çok uzattım genel olarak bu kitabı ilkine göre
Cihan Hakimiyeti - Osmanlı Tarihi 2Alphonse de Lamartine · Bilge Kültür Sanat · 200531 okunma