Deniz Gürçay, Sanma Ki Yalnızsın'ı inceledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · 6/10 puan

Elif Şafak’ın aşk,havvanınüçkızı,kağıthelva’dan sonra okuduğum dördüncü kitabı sanmakiyalnızsın gazete ve dergilerde yayımlanmış deneme yazılarından oluşuyor.Her kitabında okurken farklı ve keyifli bir yolculuk yaşadım.Sanma ki yalnızsın’da Kaç yüzü var sevgilinin?,Hiçliğin varlığı,Dost,Onlar ve hanımları,Uzaktan sevmek,Uzun evliliklerin sırrı nedir?,Kadınların kendini kanatma kabiliyeti,Devlet algımız ve biz,Savaşsız bir dünya,Konuşamamak,Yorgun demokrasi gibi birbirinden güzel bir çok başlık var.Bu başlıklar altında işlenen konuların aktarılışındaki sıcaklığı ve düşünce tarzı ile kaleme alınış şeklini beğendim.Bu kitapta farklı bir Elif Şafak var Yazılarında hayattan,kendi yaşamından kişisel itiraflarını görmek ve en önemlisi okuduğu yazarların kendisinde bıraktığı güzelliklerin izlenimlerini bizlerle paylaşmış.Okurken çok farklı duraklarda soluklandım.Kalemine sağlık. Bu arada kapakla ilgili yorumlar almıştım.Okuduktan sonra iki farklı düşünce oluşturdum kapak tasarımı ile ilgili.Birincisi “Yalnızlık kocaman bir okyanusta bir balık gibi tek kalmaktır.” İkincisi, YaInızIık, insanın çevresinde insan oImaması demek değiIdir. İnsan, kendisinin önemsediği şeyIeri başkaIarına uIaştıramadığı ya da başkaIarının oIanaksız buIduğu bazı görüşIere sahip oIduğu zaman, kendisini yaInız hisseder.Kapak tamamen kitapta anlatılanların bir yansıması olmuş O yüzden diyorum ki kitabı okumadan yorum yapmayın ve okumadıysanız okuyun “Kim bilir,bakarsınız hakikaten barış,hakikaten demokrasi,hakikaten huzur olur !” elifşafak

KİTAPBUCH, Martı Jonathan Livingston'u inceledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · 23 günde · Beğendi · 6/10 puan

Kitabın Yorumu
Bir martının, diğer martılara, kendi kanatlarına ve süregelen hayatına isyanının anlatıldığı bir öykü.
1970 yılında yazılan ve 90 sayfanın yaklaşık 50 sayfasını görsel martı resimleri ile anlatım yapılan bir hikaye hikaye kitabıdır. Harika bir hikaye olmasa da, 1972 yılında Time dergisine kapak olmuş, dünyada 70'li yılların popüler bir kitabı haline gelmiştir. ve Popülerliğinin sebebi, anlatımının gücü ve edebi yönü değil, işlediği tema.
Özellikle işlenen kavramlar; özgürlük, başkaldırı, yılmadan çalışmak ve sevgi.
Okullarda da sıkça tavsiye edilen bir hikaye kitabını çocukların hem işlediği tema, hem de dünya çocuk edebiyatından bir örnek olarak okuması faydalı olabilir.

Mine Arapoğlu, Beyaz Gemi'yi inceledi.
 15 saat önce · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Kitabı okuduğum vakit aklıma gelen türkülerden birinin cümlesi ile başlıyorum incelemeye, belki de inceleme başlığı gibi okumalısınız:

"Sevgiye mezar kazıldı."

Cengiz Aytmatov, Beyaz Gemi ile ilgili yazdığı yazıda şunu söylüyor: "Doğru sanat, insanı derin düşüncelere de sürüklemeli, insanı sarsmalı, insanda acıma duygusu uyandırmalı, kötülüğü protesto etmeli, insanı üzmelidir." Belki de en çok bu yüzden seviyorum Aytmatov eserlerini, günlük hayattan küçük detayları bulup onu öyle güzel, öyle derin işleyip bizlere sunuyor ki okurken nasıl bu kadar bizi dünya ile karşı karşıya getirdiğine şaşırıyorum.

Kitabın konusuna dair hiçbir bilgim olmadan buradaki Aytmatov etkinliğini görüp de okumaya başladığım Beyaz Gemi, beni çok derinden etkileyen içli bir türkü gibiydi. Kitaptaki imgeler o kadar ince işlenmişti ki ne gereksiz bir bölüm ne de gereksiz bir karakter vardı. Evet, tüm karakterler aslında arkasında olan bir başka gerçeği temsil etmek adına yerleştirilmiş kitaba:Çocuk, Mümin Dede, Orozkul, Bekey, Nine, Seydahmet, Gülcemal, Kulubeg...
Hatta eşyaların bile birer kahraman olduğunu görüyorsunuz kitapta çocuk okul çantasına: "Biliyor musun, ben dürbünle de konuşurum. Şimdi üç kişi olduk: Ben, sen ve dürbün." şu cümlenin içindeki gizli hüzün gözlerimin dolmasına neden oluyor. Küçücük üç haneli bir köyün yalnızlığında büyümeye çalışan çocuğun kendisine oluşturduğu masallarla dolu tertemiz yaşantısı kitapta okuyacaklarınız. "Ah hep yaz olsa" hülyaları kuran çocuk saflığının insanlığın kış mevsimi ile tanışmasını anlatıyor benim için kitap.

Bir maralın boynuzuna oturmuş da beyaz gemiyi seyreden çocuğun bulunduğu kapak bile aslında çok şey anlatıyor kitaba dair, size içimdekileri ağız dolusu anlatmak, yazmak isterdim ama sonunu söylemekten, hikâyenin büyüsünü bozmaktan korkuyorum sevgili okur.

Derin bir hissiyatla ama duru da bir akılla okuman gerek kitabı çünkü bu kitap tam anlamıyla kalemin kılıçtan keskin olduğunu ispat eden kitaplardan biri. "İyiliğe kötülükle karşılık veren"lere, insanları köleleştirenlere bir başkaldırı!

Kalbimde de zihnimde de kitaplığımda da en özel kitaplarım arasında olacak olan bu kısacık ama yoğun anlatımlı kitabın yorumunu son bir teselli alıntısı ile noktalıyorum: "İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça hak ve doğruluk denen şey de varolacaktır."

Yaşımız kaç olursa olsun çocuk vicdanımızın ışığıyla hak ve doğruluktan ayrılmamak duasıyla...

Mehmet, bir alıntı ekledi.
17 saat önce

Tabut
Ölenler yeniden doğarmış; gerçek!
Tabut değildir bu, bir tahta kundak.
Bu ağır hediye kime gidecek,
Çakılır çakılmaz üstüne kapak?

Çile, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük doğu yayinlari)Çile, Necip Fazıl Kısakürek (Büyük doğu yayinlari)

Sevmek,Sevinmek İyi Şeyler Üzerine/ Yaşar Kemal/Arka Kapak
Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim,
delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz
açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım.
Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık
olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım
karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince..
Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden...
Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var.
Sıcacık eli var. Sevgi dolu gözleri var. Ne güzel
yalansız, salt sevgi dolu bir insan eli sıkmak.
Sıcacık, sıcacık... Ben deli olurum, insanlar
karanlık karanlık, kuşkulu baktıkça bana... Bütün
insanlar kuşkusuz, korkusuz, çıkar düşünmeden,
düşmanlık geçirmeden içlerinden baksalar
birbirlerine İnsan, ne olur biliyor musunuz,
sıcacık bir bahar güneşinin bahtiyarlığında duyar
kendisini... Bahar güneşinde bir sevinç içinde
gerinir. İnsan bir bahar çiçeği temizliğinde olur.

Kenan Niyazi, Eski Tanrıların Ölümü'ü inceledi.
Dün 14:54 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı, tarihi kurgu roman diye düşünerek sipariş ettim. Ancak içinde birbirinden farklı ama birbiriyle iç içe geçmiş hikayeler olduğunu gördüm. Yazarın Kafka'dan ve Borges'ten etkilendiği belli. Sanırım ilk kitabı ve çok iyi iş çıkarmış. Bir kaç tane dilbilgisi hatasına gözüm çarptı.
Yazar hikayelerinin hemen hepsinde sıklıkla sembolizme yer vermiş. Kullanılan metaforlardaki sembolleri yorumlamaya çalışırken isimlerin bile gelişigüzel seçilmediğini farkettim. Belki öyle değil ama ben öyle yorumladım.
Ancak kitabın kapak kalitesini beğenmedim. Bir oturuşta okunup bitirilecek tarzdan kitaplardan birisi, ama tekraren okunması tavsiyedir

Pelin Sueda, Aylardan Aşk'ı inceledi.
Dün 13:11 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Meral Kır,uzun zamandır tanışmak istediğim Türk yazarlardan birisiydi ve kitapları gerçekten çok övülüyordu,bu da merak katsayımı artırdı.Yazarın Sancaktarlar serisinin ilk kitabı olan Aylardan Aşk ile Meral Kır yolculuğuma başlamış oldum.

Öncelikle kitap çok keyifli bir üslupla kaleme alınmış.Sade ve açık bir anlatım hakimdi kitaba.Aşk temasına eklenen polisiye konusu da kitaba renk katmış.Kitabın Müptela Yayınları'ndan olan basımını okudum,kapak renkleri,ayraç çok hoş.Okuyucunun hem gözüne hem de kalbine hitap eden bir kitap diyebiliriz.

Tanem Sancaktar ve Yağız'ın hikayesini okumak bana merak,neşe,hüzün gibi pek çok farklı duyguyu yaşattı.Bu kitapla yeni karakterlere,yeni ufuklara açılmak bana büyük keyif yaşattı.Sancaktarlar Serisi'nin ikinci kitabı olan Aşkı Seçtim okunacaklar listeme alındı bile.Romantik kitapları sevenlere bu kitabı rahatlıkla tavsiye edebilirim.

Herkese bol kitap dolu,neşeli günler.Huzur yaşamınızdan eksik olmasın. :)

Laf sokma kapak olursun yalvarma köpek olursun delikanlı ol bel ki yanımda yer bulursun.

MAVİ DÜŞ - OKURGEZER, Kafka Okur Sayı 15'ı inceledi.
Dün 09:09 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

BU sayısında yaşarken de hiç ayrı kalmaya dayanamamış iki yazar, iki dost, iki aşık ve daha fazlası olan Jean Paul Sartre ve Simone De Beauvoir çifti dergi de ayırmayı göze alamamış bir yüzde Jean Paul Sartre diğer yüzde Simone De Beauvoir resmini koymuş.Beauvoir ve Sartre ile ilgili kısım ve kapak düzenlemesi enfesti. Bu sayıda hem Sartre'ı farklı bi açıyla gördüm hem de onun aşkı Simone De Beauvoir'ı tanıdım.. Çok güzel bir sayı olmuş...

MAVİ DÜŞ - OKURGEZER, Kafka Okur Sayı 20'ı inceledi.
Dün 09:01 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Derginin bu sayısında kapak sayfasında Nilgün Marmara güzelliğiyle bizlere hoş geldiniz diyor...BU sayıda Nilgün Marmara, öyküler, şarkı önerileri, film önerileri, röportajlar, aforizmalar.....Kaftaokur okumak inanın kitap okumak kadar zevklidir..İyi okumalar..