Puan vermedi·432 syf.··
2026 367. kitabı
Orhan Pamuk’un Kars’ın büyüleyici ve tekinsiz atmosferinde geçen Kar romanı, şair Ka’nın gözünden Türkiye’nin siyasi, dini ve kültürel çatışmalarını çok sesli bir kurguyla ele alıyor. Dış dünyayla bağı kesilen karlı bir şehirde aşk, inanç, yalnızlık ve sanat kavramlarını sorgulayan yazar; derinlikli karakter analizleri ve postmodern üslubuyla okuyucuya hem edebi bir şölen hem de sarsıcı bir toplumsal panorama sunuyor.
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,8bin okunma
Aksiyon filmi tadında
10/10
·564 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Glenn Meade bu kitabında aksiyon filmlerini aratmayacak şekilde kurguladığı kitabında her sayfasını soluksuz okuyacağınız bir dönem romanına dönüştürmüş ilk sayfasından itibaren okuru içine alan bir başyapıtlardan akıcı bir dil güzel bir konu ve temponun heyecanın hiç düşmediği bu romanı halen okumayan varsa biran önce okumalı Kar Kurdu
Roman
Kar KurduGlenn Meade · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20171,132 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·320 syf.··
2026 29. kitabı
Finaline her ne kadar üzülsem dahi bence hak ettikleri bir kurguydu,en azından kavuştular.Aşırı üzüldüğüm şeylerden birincisi melihin eylülün mezarına çiçek götürürken ölmesiydi.. Eğer kötü son kaldırabilirseniz önerilir.
Kar TanesiBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20216,5bin okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
Benim gibi distopya sevmeyenlere bile kendini sevdirir bu kitap. Sizi insanlıktan umudun kesildiği o karanlık dehlize çeken metinlerden değil çünkü. Aksine mizah duygusu güçlü, politik hicvi yerli yerinde kullanan, hareketli bir roman. Bu kitabı en güçlü kılan şey faşizmi, kapitalizmi, sömürgeciliği ve insanlığın kolektif körlüğünü eleştiren müthiş bir alegori olması. Neredeyse doksan yıl önce yazılmış olmasına rağmen bugün hâlâ güncel bir metin gibi okunabilmesine şaşmamalı. Arka ayaklarının üzerinde durabilen, konuşmayı ve okumayı öğrenebilen semenderler keşfedildiğinde insanlar onları bir canlı olarak değil, bir fırsat olarak görüyor: daha fazla üretim, daha fazla kâr, daha fazla güç. Şiddet ve aşağılamayla yakalanıp ucuz iş gücüne dönüştürülüyorlar. Romanın en etkileyici yanı da burada başlıyor. Semenderlerin uğradığı sömürü öyle açık ki, onları bir “tehdit” olarak görmeden önce birer mağdur olarak görüyorsunuz. Bu yüzden direnişe geçtiklerinde şaşırmıyorsunuz; asıl şaşırtıcı olan, insanların buna şaşırması oluyor. Romanın yazıldığı yıl 1936. Avrupa’da ırkçılığın, militarizmin ve faşizmin yükseldiği bir dönemde Čapek, bir grubun önce aşağı görülmesini, sonra sömürülmesini ve ardından bir “tehdit” olarak sunulmasını anlatıyor. Ve sömürgecilerin dünyanın dört bir yanında halkları sömürüp, sömürülenler ayaklandığında onları “vahşi”, “barbar” ya da “tehlikeli” ilan etmesini semenderler üzerinden görünür kılıyor. Romanın yapısı alışılmış değil. Gazete kupürleri, raporlar, tutanaklar ve farklı anlatım biçimleri kullanıyor Čapek. Klasik, kesintisiz bir olay örgüsü bekleyen okurları zorlayabilir belki. Ama bu deneysel yapı aynı zamanda romanın en güçlü yanlarından biri. Çünkü anlatılan felaketin yalnızca birkaç kişinin hikâyesi değil, bütün bir toplumun ortak eseri
Semenderlerle SavaşKarel Čapek · Jaguar Kitap · 2021440 okunma
İnsan
10/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 08:21
İsmail Saymaz'ın "Fıtrat: İş Kazası Değil, Cinayet" adlı eseri, Türkiye'de yıllardır "kader", "fıtrat" ve "kaçınılmaz iş kazası" söylemleriyle açıklanmaya çalışılan işçi ölümlerinin ardındaki gerçekleri cesur bir gazetecilik diliyle gözler önüne seren sarsıcı bir araştırma kitabıdır. Saymaz, tersanelerden maden ocaklarına, inşaatlardan sanayi tesislerine kadar uzanan geniş bir alanda yaşanan iş cinayetlerini, yalnızca rakamlar üzerinden değil, yaşamları yarım kalan insanların hikâyeleri, ailelerin acıları, ihmaller zinciri, denetimsizlik, taşeronlaşma ve sermaye-hız-kâr üçgeninin yarattığı yıkım üzerinden ele alıyor. "İş kazası" olarak kayıtlara geçen birçok ölümün aslında önlenebilir olduğunu kanıtlayan tanıklıklar, resmi belgeler ve saha araştırmaları okuyucuya sunulurken, devletin denetim mekanizmaları, işveren sorumlulukları ve çalışma yaşamının görünmeyen karanlık yüzü de sorgulanıyor. Eser emek, insan onuru, adalet ve yaşam hakkı üzerine güçlü bir toplumsal hafıza metni niteliği taşıyor. "Fıtrat", ölümlerin normalleştirilmesine karşı yükseltilmiş vicdani bir itiraz, her satırında emeğin değersizleştirilmesine karşı yazılmış bir tanıklık ve okuyucuyu yalnızca bilgilendirmekle kalmayıp, sorgulamaya zorlayan etkili bir yüzleşme kitabıdır. Saymaz'ın yalın ama çarpıcı anlatımı sayesinde eser, işçi ölümlerinin ardındaki sistemsel sorunları görünür kılarak, Türkiye'nin çalışma hayatına dair en önemli toplumsal gerçekliklerden birine ayna tutuyor.
1000Kitap
Fıtratİsmail Saymaz · İletişim Yayıncılık · 2016158 okunma
10/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:10
Katherine vaktinin çoğunu başkaları için Yeni Yıl mektupları yazarak geçiren, bir yandan da tamzamanlı iş arayan bir kadındır. Çocuk psikoloğu Wynn'dan Yeni Yıl geleneklerinin çocukları kandıran saçmalıklardan ibaret olduğunu savunduğu için hoşlanmamaktadır. İkisinin yolları devamlı gittikleri mekanda kesişir. Onları yakınlaştıran asıl sebep birbirine zıt iki insan oluşlarıdır. Bunu anladıklarında aşk çoktan başlamıştır.
Kar Tanelerinin Bir Bildiği VarDebbie Macomber · Novella Yayınları · 20141,818 okunma