İçinden doğru sevdim seni
İçinden doğru sevdim seni Bakışlarından doğru sevdim de Ağzındaki ıslaklığın buğusundan Sesini yapan sözcüklerinden sevdim bir de Beni sevdiğin gibi sevdim seni Kar bırakılmış karanlığından. Yerleştir bu sevdayı her yerine Yüzünde ter olan su damlacıklarının Kaynağına yerleştir Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına Gül taşıyan çocuğuna yerleştir Ve omuzlarına, daracık omuzlarına Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir Ve esmediğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne yerleştir Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun Kar taneleri gibi uçuşan Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine Yerleştir bu sevdayı her yerine.
Sayfa 68·Kitabı okuyor
Şiir
Güneş karı yer, kemirir ve alttan alttan eritir. Buğulara bürünmüş gece bastırır; sabah olur, karın üstündeki kabuk hışırtılar, gümbürtülerle göçmeye başlamıştır bile. Yeşil tepelerin yamaçlarından inen sular, yollarda, izlerde kabarcıklanır, atın toynaklarından dört bir yana ıslak ıslak kar parçaları serpilir. Hava ılıktır. Tepecikler kardan temizlenmiştir ve havada killi toprağın, çürümüş otların o ilkel kokusu vardır. Gün ortasında dar boğazların diplerinde sular kükrer, sarp yamaçlardan karlar hışırtılarla iner ve tarlalarda siyah kadife gibi ortaya çıkan toprak parçaları tatlı tatlı tüter. Akşam bozkırdaki çay bir iniltiyle buzlarını kırar ve genç bir ana göğsü gibi kabaran sularının akıntısına bırakır buzlarını.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kanırtıp kederin birini acıttı yine seni içindeki öteki bahçende kar kokusu, birdenbire ayaz, kurumuş otlar, dallara dolanmış rüzgâr...
Hastalık silah olarak kullanılıyordu. Üzerinden kar elde ediliyordu.
Sayfa 191·Kitabı okuyor
Alıntı
Kar yağarken gezmek kadar keyifli bir şey olur muydu ?
Sayfa 128·Kitabı okuyor
Kardeşler bu dünya bana göre değil Kötü basılmış bir kitap gibiyim Çamur duyusu veriyorum okuyana Elimde bir gümüş zincir Alnımda bir derin leke Kar mı yağmur mu ne yağdığını bilmediğim bir gecede Ey hayat, seni sevdiğim için özür diliyorum Duruyorum önünde, düğmelerim ilikli, aklımın ipleri çözük