"Bir katili korudun," diye düzelttim onu. "Belki gerçekten ailen için ama bence tamamen kendin için. Bir katilin babası olmak istemedin ama bir hainin babası oldun. Yine de ne yaparsam yapayım bir katil babası olman kadar sana zarar vermedim."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Maalesef bu memlekette onun gibi yüzlerce çocuk aynı şeyleri yaşıyor. Ama hiçbiri katil olmuyor. Öldürerek yaralarını iyileştiremez. Çözüm bu değil. Cahil ve bilgisiz bir ailenin yanında doğru tedaviden mahrum kalmış, çocukluk travmasının üstesinden gelememiş, şiddet sarmalının içinden kurtulamamış bir kadın o. Katil mi yoksa kurban mı, bilmiyorum ama ortada üç cinayet var. Beni ilgilendiren kısmı bu."
Militarizmin etkisi kitle psikolojisi açısından önemli ölçüde cinsel içgüdünün libidal işleyişine dayanır: Üniformanın seksüel etkisi, geçitlerdeki marş adımının ritmik mükemmel etkisiyle erotik kışkırtıcılığı ve askeri gösterinin teşhirci karakterinden dolayı hizmetçi ya da ortalama bir memur kadın için şimdiye dek pratikte eğitimli politikacılarımıza olduğundan çok daha açık olmuştur. Buna karşılık siyasi gericilik bilinçli olarak bu seksüel ilgileri kullanır. Yalnız erkekler için tavus gibi süslenmiş üniformalarla değil, aynı zamanda alımlı kadınlar aracılığıyla reklam yapmayı sağlar. Son olarak savaş meraklısı güçlerin reklam afişlerini anımsatalım, aşağı yukarı şu içerikli: "Yabana ülkeler tanımak istiyorsan, o zaman kralın deniz kuvvetlerine katıl"; ve yabana ülkeler egzotik kadınlar tarafından temsil edilir. Ve niçin etki yapar bu afişler? Çünkü gençlerimiz seksüel kısıtlamayla seksüel olarak aç kaldıkları için.
"Sen hiç âşık oldun mu Ali?"
"Tabii Amirim, şimdi bile kız arkadaşım var" diye yanıtladı beni.
"Kız arkadaşından söz etmiyorum Ali, aşktan söz ediyorum. Gerçek aşktan, insanı katil eden, rezil eden, insanlıktan çıkaran aşktan söz ediyorum."