"Senin gözünde ben kimim?" diye sordu sonunda, sanki cevabı duymak istediğinden emin değildi. "Kuralları hiçe sayan bir günahkár? Acımasız bir katil? Yüzleşmekten korkan bir kaçak?"
Yaşadıklarına rağmen karanlık gözleri yıldızlardan daha parlak ışıldayan bir genç, iyi bir dost. Kâbussuz uyuyayım diye düş engeli büyüsü yapma inceliği gösteren sessiz bir kahraman.
"Nos'sun," diye yanıtladım sorusunu. Yine. "Ve sanıyorum ki bu sefer senin hakkında yeterince bilgi sahibiyim."
"İçimde bir tanrı uyanıyor;
Kıskanç, gaddar ve mutlak...
Dünyanın tüm kadınlarını birer kurban gibi topluyorum bu büyük yangına.
Onlar silindikçe ben, onların çalınmış hayatlarıyla doluyorum.
Eridikçe katılaşıyor, yok oldukça her yer oluyorum.
Bu öyle bir şehvet ki;
Hem katil, hem maktul, hem de mezarım."
_ölen narsisistin anısına_
İşte bu hiç de öyle değil, —dedi.— Hepinizi şaşırtan da bu nokta işte! Bence katil ne becerikli, ne de deneyimli; büyük olasılıkla da bu onun ilk işi! Katilin becerikli, deneyimli olduğunu kabul edecek olursak, yanıltıcı sonuçlara ulaşırız. Tam tersine deneyimsiz ve ilk işini yapan bir katil olduğunu düşünürsek, onu felaketten kurtaran şeyin yalnızca bir rastlantı olduğunu görürüz. Ve rastlantılarla neler neler olmuyor bu dünyada! Katil, belki de karşılaşabileceği engellerin hiçbirini öngörememişti...
Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü
Hırsızı da bilmiyor çaldığını
Biz yeni bir hayatın acemileriyiz
Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
Şiirimiz, aşkımız yeniden,
Son kötü günleri yaşıyoruz belki
İlk güzel günleri de yaşarız belki
Kekre bir şey var bu havada
Geçmişle gelecek arasında
Acıyla sevinç arasında
Öfkeyle bağış arasında