Puan vermedi·152 syf.··
2026 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 18:57
Sırça Köşk… Herkesin mutlu yaşadığı bir şehre üç arkadaş gelir. Rahat yaşamanın yolunu ararken şehir halkına onların bir eksikliği olduğunu söylerler. Şehirde her şey tamamdır ama sırça köşkleri eksiktir. Bunu duyan ahali bir sırça köşk inşa eder. Bu üç kafadar eksikliklerini giderdikleri için şehir halkının kendilerine borçlu olduğunu herkese hissettirir. Ve o şehir halkına bir kene gibi yapışırlar. Halkın beli bükülür bunlar zevk ve sefa sürerler. Ama sırça köşk bu yıkılması için bir kelle yeter. Sabahattin Ali dönemin koşullarına sert eleştirilerde bulunmuş. Birçok öyküden oluşan kitap tam anlamıyla taşlama eseri. Cesur, edebi bir kalem. Hayal gücünden ziyade bir gözlemler sonucu oluşmuş yazdıkları. Oldukça akıcı ve düşündüren öyküler yazmış.
Sırça KöşkSabahattin Ali · Kapra Yayıncılık · 202169,7bin okunma
8/10
·158 syf.··
2026 7. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 16:30
Oldukça uzun bir inceleme olacak: İnceleme ve özet seklinde. SPOİLER İÇERİR DİKKAT!! Yaşar Kemal’in Teneke romanı, her ne kadar yerel ağızlar ve yoğun yöresel ifadeler nedeniyle yer yer okuma akışını zorlaştırsa da, okuyucuya sunduğu o samimi anlatımıyla tam bir Toplumcu Gerçekçi klasik. Ben Yaşar Kemal'le, Orhan Kemal'le, Fakir Baykurt'la çok geç tanıştım. Biraz tersten başladım edebiyata ilkokul ve lisede Rus edebiyatını çok severdim. Romanın yapısal olarak iki farklı yazım tarzından (bir kısmı tiyatro, bir kısmı düz metin) oluşması ve olay örgüsünde ufak nüans farklarının bulunması edebi açıdan ilginç bir deneyim. Ancak bir okur olarak ben ikinci kısımdaki o tiyatro kısmının tamamen düz yazıya çevrilmesini ve kitabının orada yer alan olay örgüsü üzerine kurgulanmasını isterdim. Kitabı okurken asıl yoğunlaştığım ve beni derin düşüncelere sevk eden kısım, genç Kaymakam Fikret’in iç dünyası ve bürokratik yalnızlığı oldu. Yazarın, onun içsel sorgulamalarına daha fazla yer vermesini çok isterdim. Çünkü devlet mekanizmasında, hele ki böylesine sorumluluk gerektiren makamlarda işe yeni başlayan biri için hayat asla kitaplarda yazıldığı gibi ilerlemiyor. Fakültede, kanunlarda öğrendiğiniz teorik bilgiler sizi pratik yaşamın kurtlar sofrasına hazırlamaya yetmiyor. Önünüze "Ne olacak ki, altı üstü bir imza" diye getirilen kağıtların arkasındaki trajedileri görebilmek için acı tecrübeler gerekiyor. Tam da bu noktada, romandaki Katip Resul karakteri gibi, bürokrasiyi ve hayatı iyi bilen akıl hocalarına denk gelmenin memuriyette ne kadar büyük bir şans olduğunu kendi hayatımdan da biliyorum. Memur olan arkadaşlar beni anlayacaktır. Ancak mesleğe çok erken yaşta başlamış ve çekirdekten yetişmiş bir devlet memuru olarak, Kaymakam Fikret’in yöntemine dair bir şerh düşmeden
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Katil, Şehit, Kraliçe, Deli
9/10
·542 syf.··
2026 22. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 18:39
KEŞKE HİÇ OKUMASAYDIM!! tamam bu biraz abartı oldu ama kötü anlamda demiyorum, Kalpsiz'i keşke hiç okumasaydım çünkü o zaman hayatıma daha az hasarla devam edebilirdim (⁠╥⁠﹏⁠╥⁠) Marissa Meyer'ın yazımına duyduğum güven ve ilgi çekici konusuyla bu kitap için beklentim yüksekti ve bu beklentimi de karşıladı. Konusu ise Harikalar Diyarı'nın acımasız Kupa Kraliçesi'nin geçmişini ve onu kötülüğe iten olayları ele alıyor. Öncelikle kitabı kesinlikle öneriyorum!! ve okumak isteyenlere birkaç öneri daha eklemek istiyorum: -Okumadan önce Alice Harikalar Diyarında'yı mutlaka okuyun, okuduysanız da bence reread yapın (göndermeleri daha iyi anlarsınız ve inanın bu çok keyifli) -Okurken Melanie Martinez dinlemenizi öneriyorum (özellikle Cry Baby albümünü) atmosfer olarak çok uyumlular bence Her neyse gelelim yorumuma Ben kitabı kurgusal açıdan çok sevdim, Catherine ve Jest yavrularım... siz kavuşmayı hak ediyordunuz, benim için kafamda evli mutlu çocuklu ve pastane sahibisiniz ૮꒰˶ᵔ ᵕ ᵔ˶꒱ა Favori karakterim Hapkacı oldu. (Jest'i ana karakter olarak sayıyorum yoksa o da favorim) Hapkacı sivri dilliydi ama kesinlikle haksız değildi. Cath ve Jest üzerine söylediği birçok şeye katılıyorum, bu umutsuz aşk vakasında kimin haklı olduğu kısmı biraz karışık... Ayrıca Alice Harikalar Diyarında gördüğümüz deli adamın bu kitapta delirmemek için çabalaması kalbimi paramparça etti (˚ ˃̣̣̥⌓˂̣̣̥ ) Cath ile son sahnesindeki sözlerine ağladım bile... (seniseviyorumhapkacı) Gelelim Cath ve Jest'e... çok kalp kırıcı, yaralayıcı ve tutkulu bir aşktı. Kavuşabilmek için her yolu denediler, fakat zaten Cath'in kupa kraliçesi olacağını bilerek okumak tüm çabaların başarısız olacağını hatırlatıyordu. Sanırım ben bu çift arasında Jest'i daha çok haklı buluyorum. (onunda amacını öğrenince şok oldum ama sana kızmıyorum Jestcim)
1000Kitap
KalpsizMarissa Meyer · Artemis Yayınları · 20171,488 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 14:07
Bakış açısı bağlamında bir "kurumsal iktisatçı" olarak Daron Acemoğlu'nun kitabını okumak zorundaydım. Her ne kadar Acemoğlu, Douglas North'un Yeni Kurumsal İktisatçılarından olsa da bu işin atası ve kurucusu olan Thorstein Veblen'in mezarında kemikleri sızlıyordur her halde. Açıkçası Yeni Kurumsal İktisat kapsamında değerlendirdiğimizde Acemoğlu'nun bir çeşit lehimci mühendis gibi Neoliberal iktisadın kusurlarını yamayanlardan olduğunu söylemek çok da yanlış olmaz. Çünkü hepimiz (tüm iktisatçılar) biliyoruz ki Marjinal Devrim'den itibaren iktisadın içi boşaltılmış; tarihsiz, toplumsuz, felsefesiz ve insani özelliklerden uzak tamamen matematiksel düzleme sabitlenmiş bir iktisat oluşturuldu. Oysa bir şeyin içinde insan varsa o şey tamamen matematiksel olamaz. Mutlaka duygular ve dolayısıyla insani özellikler o kavrama girmek zorundadır. Neyse buralara girmeyeyim. Kitapta neden bazı toplumların daha iyi durumda olduğu, bazılarınsa sürünmekte olduğu kurumsal özellikleriyle açıklanmış. Tamamen yanlış değil elbette. Ama birçok eksiği var. Tüm kapitalistlerin ve onların sözcülerinin ortak hatası (hata dediğime bakmayın bilerek yapıyorlar) burada da devam ediyor. Tek yönlü bakış ve insanı "kelle" olarak sayan bir düşüncenin (kapitalizmin) arkasına gizlendiği yanıltıcı bir teori sadece. Üstelik bunu yapan kişi (Acemoğlu) bu konuda Nobel alabilecek kadar kapitalizmin hizmetinde.
Ulusların DüşüşüJames A. Robinson · Doğan Kitap Yayınları · 20133,573 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 04:45
Rus bir yazarın gözünden Türk Edebiyatı ve Sabahattin Ali’yi okumak çok keyifliydi, kitabı severek okudum. Herkese tavsiye ederim. … ”Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”
Sabahattin Ali'nin Gözünden AnadoluH. Kyamilev · Hece Yayınları · 20261 okunma
Hac arkadaşlıği bir başkaymış
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 18:20
Barış Manço'nun bütün çocuklara 10 puan verdiği gibi, İskender Pala'nın bütün kitapları sanki 10 puanlık. İslam ülkelerinde Nobel e benzer bir organizasyon olsa aday olur sanırım. Bizi 200 yıl önce İstanbul'dan develerle hac yolculuğüna çıkarıyor, ama bu günki uçağa binip of pof diyenler gibi değil. 4 ay gidiş sadece, kelle koltukta, çöl şartlarında yolculuk. İnsanın kalkıp gidip o mubarek yerleri göresi geliyor. Eline sağlık İskende Pala, hem tarih öğrendik hem hacca gittik sayende..
Kervanİskender Pala · Kapı Yayınları · 20214,532 okunma