Kitabın Yorumu : Jack London – DEMİR ÖKÇE ️
Jack London , bu kitabında Amerika da yükselmekte olan kimileri tarafından burjuva olarak nitelendirilen , sosyalist işçilerinde Oligarklar olarak nitelendirdiği zincirleşmiş ekonomik kuruluşlar ve zamanla paranın sağladığı güç ile ilk etapta siyasi hayatı sonrasın da askeri sınıfı domine etmiş siyaset adamları ve din adamları ile kitapta en alt tabaka olarak nitelendirilen işçi (Proleterya) sınıfının mücadelesi işlenmektedir. Kitabın ana karakteri Ernest , proleterya kesiminin hararetli bir şekilde savunucusu ve sosyalist yapıya bütün doktrinsel verilerle hakim olmanın yanı sıra Oligark sınıfa mensup olmasına karşın ileride kendisinin ve davasının hararetli destekçisi olacak olan eşi Avis’in devlet profesörü olmakla beraber çok geniş çevreye sahip olan babası John Cunningham sayesinde din adamları ve siyasetçilerle girdiği hararetli salon tartışmalarında rakiplerinin doktrin ve düşüncelerini çürüterek her zaman haklı çıkmayı başaran bir gençtir. Ernest , yapılan görüşmelerde işçi sınıfının siz diye hitap ettiği Oligarşi sınıfına karşı devrim yapacağını her fırsatta kimi zaman dolaylı kimi zaman ise direkt olarak savunmuştur. Kendisi Avukat olan Avis , gelecekte eşi olacak olan Ernest ile karşılaştığı ilk salon toplantısında pekte iyimser bir his hissedemediğini , kibarlıktan çok uzak klasik işçi sınıfına özgü bir güçlü , kuvvetli yağız bir delikanlı olarak nitelendirmiştir. Prof. John Cunningham tertiplediği her toplantıda kendi düşüncelerini çok iyi bir ustalıkla , nerede sesinin kalınlaşacağı ve nerede kendisini bilerek geri plana alacağını iyi bilen Ernest’in din adamları ve siyasetçilere verdiği tokat gibi cevaplar karşısında surat ifadelerini görünce bundan aşırı derecede zevk almış ve bundan sonraki yapacağı bütün