Sayın Soner Yalçın'ın bu kitabı hakkında olumlu ve olumsuz birçok yorum ve inceleme okudum/okuyacağım. Oldukça ses getiren kitap hakkında doktor olarak tarafsız olmaya çalışacağım desem de taraf olmak durumundayım. İki açıdan değerlendirmek mümkün;
Birincisi yazım şekli. Yoğun bir konuyu farklı dallarda (ilaç gruplarında) incelemek isterken, belki de etkinliği, vurgusu artsın diye çok fazla, çoğu bilinmedik isimler kullanılmış. Bir kısmı ihtiyaçtan olabilir ama kafa karışıklığına yol açmış. Yine aynı nedenlerden para, miktar belirten rakamlar var. Bir de ilaç isimleri girince konuyu bilmeyenler için takip edilmesi zor hale gelmiş. Ayrıca yazının akışı içine kolayca yerleştirilebilinecek konular dipnotlar olarak verilmiş ki dipnotların fazlalığı ciddiyeti arttırsa bile okuma hızını azaltıyor. Verilen örneklerin zamansal sıralamaya uymaması sanki güncelmiş gibi algılanmasına yol açmış.
İçerikte ise tıp konusuna aşina olmayan halkın çok kolay yanlış anlamasına yol açacak yargılar içermekte. Ülkemizdeki doktor/muayene, ilaç kullanımı, güven gibi konulardaki bilinçlilik seviyesi göz önüne alınmadan sonuçlar çıkarılmış. Bir maddenin ilaç aşamasına gelene kadar ne aşamalardan geçtiğini, bu çalışmaların finans desteği olmadan yapılamayacağını bilmeden çıkarımlar yapmak doğru değil diye düşünüyorum. (Bunun "neden" ve "nasıl"ı ayrı bir konu.)
Yazar kitabın içine "zaten doktorların akademisyenlerin itiraz edeceğini biliyorum" gibi cümleler yazmak veya sağlık çalışanlarına birşey ima etmediğini söylemekle temize çıkamaz. Ben veya birbaşkası ne anlıyorsa kitap onu demek istiyordur. İletişim tek kanallı değildir.
Direk ilişki olduğunu söylemese bile bu ülkeye zor şartlarda hizmet verenleri, çalıştığı dönemde verilen hibelerle beraber yazmak en azından bilgisizliktir diyebilirim.