Avvâm b. Havşeb [rahmetullahi aleyh] şöyle diyor:
Şu dört şey işlenen günahtan daha kötüdür:
• Günahı terketmemesine rağmen affedilmeyi bek lemek.
• Günahı hemen cezalandırmadığı için Allah Teâlâ’nın müsamaha gösterdiğini düşünmek.
• Günah işlemekte bile bile ısrar etmek.
• Yaptığı ibadeti işlediği günahın karşılığı olarak görüp bağışlandığı düşüncesine kapılmak.
Şa'rânî, Tenbîhü’l-Muğterrîn, s. 48.
Allah (c.c.), tövbe ve iman edip sâlih ameller işleyenlerin kötülüklerini iyiliğe çevirir. Çünkü onlar Allah'ın emrine uymuş ve şöyle dua etmişlerdir: "Rabbimiz, bize göz aydınlığı olacak eşler ve çocuklar bağışla! Bizi müttakîlere önder kıl!" Bu davranışları sayesinde onlar cennetin en yüksek makamında ağırlanacaklardır. Bütün bu nimetler de kulun, samimi bir kalp ile Rabbine yalvarması sebebiyledir. Kula verilen bu değer de, Peygamberimizin ifadesiyle "ibadetin özü olan" dua (Tirmizî, "Deavâť", 1) sayesindedir.
1. Pişmanlık duygusu.
2. Terk ettiği günahı bir daha işlememeye kesin karar vermek.
3. Kul hakkına girdiyse -mümkünse- haklarını geri verip he-lalliklerini almak.
4. Bu mümkün değilse kendi hesabına ve/veya hakkına girdiği kimseler adına Allah'tan (c.c.) sık sık af dilemesidir.
Böylece ihtimal ki Allah (c.c.), hak sahiplerinin kendisin-den hoşnut olmalarını sağlar.
Günahları unutmak ise büyük musibetlerdendir. Akıllı ki-şi, kendisi ile her zaman hesaplaşmalı ve günahlarını unutma-malıdır.
Şayet kula, Allah katında, ameliyle ulaşamayacağı bir derece takdir edilmişse, Allah onu bedeni, çocuğu veya malı ile imtihan eder.Sonra Allah kendisine takdir edilen dereceye ulaşması için ona sabır verir.