Benim yanıtım, tarihin insanın kendine ilişkin bilgisi "için" olduğu. Kendini bilmesinin insan için önemli olduğu düşünülür genellikle: Kendini bilme burada salt kendi kişisel özelliklerini, onu öteki insanlardan ayıran şeyleri bilme değil, insan olarak yapısını bilme demektir. Kendinizi bilmeniz, ilk olarak bir insan olmanın ne demek olduğunu bilmeniz, ikinci olarak, olduğunuz insan olmanın ne demek olduğunu bilmeniz, üçüncü olarak, olduğunuz insan olmanın ve başka biri olmamanın ne demek olduğunu bilmeniz anlamına gelir. Kendinizi bilmeniz ne yapabileceğinizi bilmeniz anlamına gelir; kimse ne yapabileceğini denemeden bilmediği için de, insanın ne yapabileceği konusundaki tek ipucu ne yaptığıdır. Öyleyse, tarihin değeri bize insanın ne yaptığını, böylece insanın ne olduğunu öğretmesidir.
Yüzyıllardan beri ilk kez genç bir Türk generali, Avrupa'nın karşısında, milletinin kabahatlarini ödemeye değil, fakat zaferinin sonuçlarını toplamaya gelmiştir.
Ali Naci KaracanLozan
Cahilliği yok edecek ilaç bilim değil mi? Evet, bilim. İşte o da kitapların içindedir. Cahilliği ancak okumakla yenebiliriz. Karanlığı okuyup öğrenmekle, kafayı ışıklandırmakla yenebiliriz.
Eskiden padişahlar ordu başına geçerdi ve düşmana karşı harp ederdi. Zat-ı şahanenize de bunu tavsiye ederim" demiş. onun üzerine ne beğenirsiniz? Sultan Vahideddin dedi ki: "ya, Abdülmecid, veliaht yerime geçerse?" yani tahtı düşündü, memleketi düşünmedi.