Şimdi, en azından başlangıç noktasında birbirinden ayrılamaz olduğunu düşündüğüm için, birlikte yazarak Sfenks'ahnedışı diye adlandırdığım "uzam-zaman-oluş"un temel nitelikleri üzerinde durmak ve özelde ait olduğu oyun için, genelde tiyatro için nasıl olup da bir anlam, kurgu ve dil kaynağına dönüştüğüne bakmak gerekiyor. Sonunda, amaç, bu kaynağı, temelde bir yerde bir başka kaynak ve başlangıç fikriyle Platon'un Timaeus metnindeki khora ile birleştirerek okumaya çalışmak olacak ama önce, kabaca da olsa, Oidipus mitinin ve tragedyasının kuruluşuna ve neyin sahnedişında brakıldığına bakmak gerekecek. Homeros, Odysseia'da yeraltına inip de karşılaştıklarını anlatırken burada Epikasteadıyla anılan İokaste'den, Oidipus'un annesinden söz eder.
Oidipus'un anasını gördüm, güzel Epikaste'yi,
Bilmeden büyük bir suç işlemiş, evlenmişti oğluyla,
Oidipus öldürmüştü babasını ve koynuna girmişti anasının,
Tanrılar da açıklamıştı insanlara bunu ansızın.
Oidipus yönetti gene de Kadmasoğullarını güzel Thebai'de
Amansız tanrıların buyruklarıyla acılar çeke çeke.
Epikaste'yse engin kapılı Hades'e inmişti kaygılar içinde
Yüksek damından sarkıttığı kemende bağlayıp kendini
Bir sürü de belâ braktı arkada Oidipus'a,
Ne kadar belâ gelirse anasının öcünü alan perilerden, hepsini. ¹
Görüldüğü gibi, burada Laios'un, babanın adı geçmez, Oidipus'un tragedyanın sonunda niyetlendiği sürgün hiç gerçekleşmemiştir ve Sfenks'ten de söz edilmez. Biraz da buralardan hareketle olsa gerek, Sfenks'in mite sonradan eklendiğine ilişkin görüşler vardır. Ömeğin, Lowell Edmunds, Sfenks'in bir bakıma hızlandırıcı bir etmen olarak hikâyeye sonradan eklendiğini düşünür. Çünkü, hakkındaki kehaneti duyan Oidipus'un, gerçek anne babası sandığı Merope ve Polybos'tan kehanetten kaçar gibi kaçmasının ardından,