Platon Timaios
Puan vermedi·120 syf.··
2025 1. kitabı
Öncelikle çeviriye değinirsem, çeviriyi hiç beğenmedim, ingilizcesinden de chatgpt'den de yardım alarak okudum. Başları eğlenceli ve genelde asıl olay başlarda ve ortalarda dönüyor sonralara doğru Timaios daha teknik şeylerle uğraşıyor. İnsanın yaratılışından sonra platonik cisimler geliyor oradan sonra bırakabilirsiniz, bir de son 3 sayfa önemli. Ben de aşağıya özet bıraktım, benim yorumum da altında. Genel özet Kitapta genel olarak Timaios evrenin oluşumunu anlatıyor. Bir şey değişmeyen ve ebedi bir şey model alınarak yapılırsa o şey güzel olur diyor ve evrenin de güzel olduğu varsayımını yaparak değişmeyen ve ebedi olana bakılarak yapılmıştır diyor. Bu değişmeyen töz eide, idea, idealdir. Evren değişmeyen töze bakılarak yaratılmıştır ve değişendir. Yaratılmış tanrıların (göksel gezegenler) yaratımı da ateştendir fakat Tanrı bunları kendilerine olabildiğince benzeterek güzel yaratmıştır, bu tanrılar da insanı yaratmıştır insanın ruhu bu saf değişmeyen töz kalmadığı için değişen ve değişmeyen tözün birleşiminden bir derece eksik olarak yaratılmıştır. (Tanrı -> gökseller -> insan 42,sf51) Gökseller bu insanlara olabildiğince iyi rehber olmalı ve iyileştirmeli kaderleri olarak. Duygularına sahip olan insanlar iyi olacak ve ait olduğu göksele gidip mutlu olacaktı, kötü olanlar da dünyaya tekrardan gelecekti ve iyi olana kadar devam edecekti bu da bir hiyerarşik döngü içeriyor (erkek-kadın-hayvan) hayvanlardan da yere yakın olanlar toprağa (değişene) en yakın olduğu için en ezikleridir, Ruh işte böyle oluştu. Bunun dışında Khora da üçüncü bir form oluyor. Anne, Kaynak, Alıcı olarak üçe ayırıyor evrenin oluşumunu. Başlangıçta düzensiz değişen töz vardı ama kaos içindeydi sonra Tanrı bu değişen tözü düzenledi. Khora dediğimiz şekle sahip olmayan ama her şekle girebilen
Felsefe
TimaiosPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2018483 okunma
10/10
·592 syf.··
2023 68. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2023 16:46
Murathan Mungan'dan bir gövde gösterisi. Mungan kelimelerin efendisi olduğunu ispatlıyor. Cazim Gürbüz Ağabeyin dediği gibi:" Bu kitabı okumayan ziyandadır." Şiir, şairlik, yaşam, ölüm, yaşlılık, gençlik , seyahat, erdem, doğa, cinayet, aşk vb konular üzerine bir edebiyat şöleni. Öyle bir dünyaki burası şehirlerin kalelerinin burçlarına şiir bayrakları asılı. Günlük yaşamda şiir çok önemli bir yer kaplıyor. Şiirden bir evren . Kitap her sayfasında altı çizlecek satırlar bulunan bir mücevher adeta. Ütopik bir evrende Anakara'da geçiyor olaylar. Uzun yıllar sonra yurduna dönen büyük şair Bendag, Şiir filozofu Moottah çırakları Zeey ve Tagan, Zeheyra, Atlı polis Gamen, Khora, Agabu gibi unutulmaz karakterler barındıran bir şölen. Mutlaka okuyun.
Şairin RomanıMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 20211,953 okunma
Reklam
6/10
·400 syf.··
2022 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2022 11:41
Nazım Beratlı'nın 1878-1983 tarihsel kesitinde Kıbrıslı Türk halkının oluşumu ve kktc'nin ilanına kadar yaşanan süreçleri tahlil ettiği bu bu kitap; Khora Yayınlarınca Kıbrıs'ta, Kalkedon Yayınları'nca Türkiye'de basıldı... Osmanlı, İngiliz, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk Federe Devleti eşiklerinde, Kıbrıslı Türklerin kendi içlerinde yaşadıkları sosyal-siyasal saflaşmaların tahil edildiği kitapta, özellikle Osmanlı'nın son yılları ile İngiliz döneminde oluşan İttihat Terakki ve Padişah taraftarları arasındaki gerilimleri okumak ilgi çekiciydi... Kitap Müftülük, Efkaf, Liselerin müdür seçimi, Belediyeler gibi konular ekseninde; basın, dernek, kulüp ve sendikalaşma bağlamında yükselen siyasal mücadelelere dair birçok detay içeriyor. Kıbrıs sorununun şekillenme süreci anlatılırken 1940'lı yıllara doğru, Nazım Beratlı kendisinin yeni siyasal pozisyonunu haklı çıkarma kaygısıyla tarihçilik çabasını ikinci plana alsa da, ayıklayıcı bir zihinle okunduğunda birçok bilgi içeren değerli bir çalışma olduğunu söyleyebilirim...
Kıbrıslı Türk Siyasi Tarihi 1878-1989 Başlangıçtan KKTC'yeNazım Beratlı · Kalkedon Yayınevi · 20202 okunma
4/10
·200 syf.··
2021 8. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2021 12:50
Edgar Allan Poe, polisiye ve gerilim yazınının kurucusu kabul ediliyor. Özellikle de bu kitaba adını veren Morgue Sokağı Cinayetleri klasik polisiyenin örneği niteliğinde. Amatör bir dedektif, ona yardımcı olan ve hikayeyi anlatan arkadaşı ile çözülemeyen bir gizem! Ancak ne yazık ki okuduğum bu kitapta çeviri, tashih ve Türkçe okunamaz derecede kötü! Poe okuma girişimimin ilk denemesinin böylesi bir özensizlik ile heba olmasına çok üzüldüm. Bundan sonra Fantastik isimli yayınevinin hiçbir kitabını almayacak olsam da, bu deneyimim aklımdan çıkmayacak. Özellikle "Marie Roget'in Gizemli Kayboluşu" isimli öyküde, tüm konsantrasyonumu odaklayarak kelime kelime her cümleyi okumaya çalışıp, sorunun benden kaynaklı olup olmadığını sınadım. Ama kesinlikle eminim ki cümleler Türkçe değil! Hiçbir anlamı, başı, sonu yok! Emin olmak için Khora'ya uğrayarak aynı öyküyü başka bir yayınevi baskısından inceledim, ve okunabildiğini gördüm. Poe okuyun ama Fantastik isimli yayınevini gördüğünüz yerde, arkanızı dönüp hızla uzaklaşın!
Morgue Sokağı CinayetleriEdgar Allan Poe · Fantastik Kitap · 201619,3bin okunma
Khora
4/10
·96 syf.··
2021 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 11:06
Anlamak için fazla karışık olduğunu söyleyebilirim. Kitap, maalesef Khora'nın varlığını tam olarak öğrenemeden bir belirsizlik içinde bitiyor. Daha fazlasını anlayabilmek için, geniş felsefe birikimine sahip olmak gerekiyor.
1000Kitap
KhoraJacques Derrida · Kabalcı Yayınevi · 200844 okunma
8/10
·240 syf.··
2018 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2018 00:00
Filmler ve Rüyalar Kİtabın temel amacı, rüyaların sinemada nasıl kurulduğunu Tarkovski, Bergman, Sokurov, Kubrick ve Wong Kar Wai gibi yönetmenler aracılığıyla anlatmak. Kitapta bulunan 10 bölümün ne anlatmak istediğini inceleyip, beğendiğim ve beğenmediğim veya eksik bulduğum noktalara değinmek istiyorum. 1.Bölüm BİÇİMCİLİĞİN YADIRGATMASINDAN TARKOVSKİ'NİN "RÜYA MANTIĞI"NA Tarkovski'nin montaj karşıtlığı ve estetiği ne şekilde ele aldığı bölümün ana konusu. Tarkovski'nin rüyaya bakışı, rüyaların: soyutluk ile somutluk arasındaki bir alanda var olduğuyla ilgilidir. Özellikle Tarkovski ve Fellini'nin estetiğe bakış açıları iki yönetmen hakkında önemli farklar olduğunu ortaya koyuyor: <<<Mihail Romadin, Tarkovski'nin Fellini'nin estetiğiyle ilişkisi hakkında şunları söyler: "Fellini'nin her sahneyi tıpkı tuval üzerindeki bir resim gibi yan yana koyması... Tarkovski için kabul edilemez bir yöntemdi. Ressamın tuvalin üzerine çizdiği bir figür yerine canlı bir aktör koyarsak, gördüğünüz şey ne olur? Bir resmin ikamesi, hareketli bir resim olmaz mı bu?" "Hareketli resim", bir fikrin gerçekliğe aktarımı olarak kalır, gerçeklikten yoksundur; daha sonra göreceğimiz üzere, zamandan da yoksundur. Tarkovski'nin ger¬ çekliği ve zamanı (ya da zamansal bir gerçekliği) film aracılığıyla ifade etmeye yönelik sanatsal stratejisini analiz etmek için, kendisinin basit gibi görünen açıklamalarından birisine bakabiliriz: Bir keresinde rastgele bir diyalogu kaydettim. İnsanlar kayıtta olduklarını bilmeden konuşuyorlardı. Daha sonra kaydı dinledim ve ne kadar mükemmel "yazılmış" ve "oynanmış" olduğunu düşündüm . Karakterin hareketlerinin mantığı, his, enerji - her şey nasıl da gerçekti. Sesler nasıl da heyecanlıydı, ne de güzeldi (Sculpting, s. 65).>>> Bu ses kaydında geçen bütün
Kültür-Sanat
Filmler ve RüyalarThorsten Botz-Bornstein · Metis Yayınları · 201178 okunma