Khora manastırının camiiye dönüştürülüp ibadete açılmasının ardından "camiilerin size ne zararı var?" gibi yorumlar gördüm. Sanat tarihine ve tarihi yapılara düşkün biri olarak camiinin bize zararından çok, manastırın zarar göreceğini düşünüyorum. 1511'de Osmanlı tarafından camiiye dönüştürüldüğü dönemlerde tahrip edilmesi söz konusu bile değildi fakat günümüz şartlarında manastırın duvarlarına sevgilisinin adını spreyle yazacak olan tipler yüzünden ibadete açılmasını riskli buluyorum. Camiiler her sokak başında var ve sorun camii olmasından çok eserin tahrip edilmesine olanak sağlanmasıdır. Tek temennimiz ise tarihi mimarilerin restorasyon yoluyla yok edildiği bir dönemde kültür ve turizm bakanlığının bu tür mimarilere zarar verilmeyeceğinin garantisini vermesidir.