İlim insana ya acizliğini hatırlatır yahut kibir katar.
Kendini başka bir şey sanıyordun ama o çok yüceltilen insan onuru bu kadarcıktır, ıslak bir kağıt parçası kadar
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Başkalarının zamanını hiçe sayarak kendi zamanını dilediği gibi kullanan kişiye yönelen kınama havası elle tutulur şekilde hissediliyor.”
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı
Vitrindeki Vicdan
Ruhunu bir hırsa rehin bırakanlar, Gökkuşağını tek renge boyamak istedi. “Beterin beteri var” diye diye alıştırdı insanları karanlığa. Bir süre sonra alışmak denen o görünmez zehir, damar damar yayıldı hayatlara. Yaraya merhem aramak yerine yarıştılar acıyı normal saymakla. Herkes kendi kuyusunun dibinde başkasının ışığını söndürmeyi bekledi. Sesini çıkaranı meczup saydı kalabalık, sustukça büyüdü içimizdeki boşluk. Çölün ortasında, herkes kendi serabını alkışladı. Kendi konforuna zırh ören cüceler, Adına sabır dediler bu kör teslimiyetin, oysa derin bir uyuşmaydı çoğu zaman. (Şükür, güzel bir erdemdi elbet, ama düşüncenin yerine konunca yaraya dönüştü.) Gözlerini yalnız kendi kapısına dikenler sokağın yangınını görmezden geldi yıllarca. “Bana dokunmayan yılan” masallarıyla büyüyüp zehir evlerine sızınca şaşırdılar. Merhamet vitrinlerde sergilenen bir süs oldu,
Birlikte çalıştığımız kişileri sevmek zorunda değilizdir elbet, hatta kimseyi sevmek zorunda değilizdir. Nazik olmak yeter bence.
Maalesef...
“En itibarlı ve en sözü geçen sınıf, kabadayı, aynı zamanda ağırbaşlı olanlardı.”
Sayfa 20 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor