Ama her insan aşkı farklı yaşar..
7/10
·224 syf.··
2026 65. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:51
Ahmet Ümit'in Aşk Köpekliktir adlı kitabı, birbirinden bağımsız öykülerden oluşan ve aşk kavramını farklı yönleriyle ele alan bir eser. Kitap boyunca aşk yalnızca romantik bir duygu olarak değil, insanın hayatını ve kararlarını derinden etkileyen karmaşık bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Farklı karakterler ve hikâyeler aracılığıyla tutku, özlem, yalnızlık ve hayal kırıklığı gibi duyguların aşk ile nasıl iç içe geçtiği anlatılıyor. Kitabın adı ilk anda sert ve iddialı gelebilir. Ancak burada verilmek istenen mesaj hakaret etmekten çok, aşkın insanı zaman zaman kendinden vazgeçirecek kadar güçlü bir duygu olması. Yazar, âşık olan insanların mantıklarıyla değil duygularıyla hareket edebildiğini, kimi zaman gururlarını bir kenara bırakıp sevdikleri kişinin peşinden gidebildiğini gösteriyor. Bu yönüyle aşk, insanı hem güçlü hem de savunmasız bırakabilen bir duygu olarak ele alınıyor. Kitapta aşkın tek bir tanımı yok. Bazı öykülerde bir tutku, bazılarında bir bağımlılık ya da yanılsama gibi karşımıza çıkarken kimi zaman da insanın hayatına anlam katan özel bir deneyim olarak sunuluyor. Bu çeşitlilik, kitabın en dikkat çekici yanlarından biri. Her hikâye aşkın başka bir yüzünü gösterdiği için okur aynı duygunun farklı insanlarda nasıl farklı sonuçlar doğurabileceğini görebiliyor. Beni düşündüren noktalardan biri de aşkın her zaman fedakârlıkla açıklanamayacağı fikriydi. Yazar bazı karakterler üzerinden insanların bazen karşısındaki kişiyi değil, o kişinin kendilerinde uyandırdığı duyguları sevdiklerini hissettiriyor. Bu durum kıskançlık, sahiplenme ve kontrol etme isteği gibi duyguların da aşkın bir parçası olarak ortaya çıkmasına neden oluyor. Kitap, aşkın sadece güzel ve romantik taraflarına değil, insanı zorlayan ve karanlıkta bırakan yönlerine de yer veriyor.
Aşk
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202017,2bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 27. kitabı
Kendini arayan bir ademin yolculuğunun ilk durağında, arzu ettiğinin tam hedefinde buldu kendini. Mevlâna'ın dediği gibi: "Susuzlar âlemde su ararlar, su da cihanda susuzları arar." Amaç belli olunca vuslata ermek için Allah kendine yakınlaştırmayı kolaylaştırır.  Güneş gibi doğmak batıdan olmaz. Doğuya gitmek gerek. Asım da yeniden doğmak için Türkmenistan'ın Merv şehrine yol alır. Orda karşılaştığı Serkan arkadaşıyla özlem giderirken nerden bilecekti aradığı ayağına geldiğini? Asım farsça bildiğinden arkadaşının bir kitabının tercüme etme teklifi üzere sonraki durağı Semerkand olur. Eline aldığı hatırat ile 1200'lı yıllara adım atmış oldu. Ve okuduğu her cümle bu gününe ışık oldu. Karanlık gecelerine kandil oldu. Kaybolduğu  dünyadan sıyrılıp ihlâsa erdi. O öğrendikçe okuyucu da öğreniyor. Kalbi hâlim oldukça okuyucunun yüreği daha çok yumuşuyor. Neticede bizimle tanıştırdığı Mevlâna Halid'tir. "Rüzgarın Ardından" eserinde aslında Asım'ın kendini bulma arayış yolculuğu az ve öz olarak  tamamen Mevlâna Halid'in otobiyografisi anlatılıyor. Yunus Emre'nin şu vecizesi Asım'ın durumuna ne kadar manidardır: "İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktır?" Eserden damlayan her sözcük âdeta vücudun ihtiyaç duyduğu her meyve tadındadır. Kalbi huzura erdiren, beyni bilgiye doyuran, ruhu ferahlatan harika bir ilim bilgisidir. Şeyh Şamil'in dediği gibi: "Allah'a giden yollar gökteki yıldız sayısından fazladır. Biz o yollardan birini arıyoruz." Yazar da bu kitabında da kalplere Allah'ı ve Allah'a giden yolun kapılarını açıyor. #kalbedüşensızı #hayatsondanbaşlar kitaplarını tavsiye ettiğim gibi #rüzgarınardından 'ı da tavsiye ediyorum. #biralıntı "Her yolun kendi yolcusu, her yolun kendine has bineği var. Kimi yol var dolanır gider,
Rüzgârın ArdındanElif Veske · Eşik Yayınları · 2020410 okunma
Reklam
8/10
·321 syf.··
2026 21. kitabı
Herkese merhaba kitap dostlarım Bugün size okurken sık sık gülümsediğim, karakterleriyle beni eğlendiren ve sıcacık atmosferiyle içine çeken bir kitapla geldim. Para mı, aşk mı? İşte kitap boyunca kendime sık sık sorduğum soru buydu. Dilek Nazlıoğlu, bu sorunun etrafında şekillenen oldukça keyifli bir hikâye kurgulamış. Necla Hanım’ın sahibi olduğu çöpçatanlık şirketinde birbirinden farklı insanların hayatlarına, aşklarına ve mutluluk arayışlarına tanıklık ediyoruz. Kimi zaman güldüren, kimi zaman duygulandıran olaylarla birlikte sayfalar su gibi akıp gidiyor. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri birbirinden farklı karakterlerin hikâyelerini okumaktı. Aysel’in inatçı yapısını ve haklı kaygılarını çok sevdim. Feyyaz ise ilk başta güven vermeyen tavırlarıyla beni biraz sinirlendirse de zamanla gösterdiği çaba sayesinde karakterine farklı bir gözle bakmamı sağladı. Tolga’nın hikâyesi ise beni en çok etkileyenlerden biri oldu. Onun yaşadıkları karşısında üzülmemek elde değildi ve mutluluğu bulduğunu görmek beni ayrıca mutlu etti. Bircan ve Tan Alp’in anlaşmalı başlayan evliliklerinin zamanla sevgiye dönüşmesini okumak da oldukça keyifliydi. Yazarın samimi ve akıcı kalemi sayesinde kendimi bir anda olayların içinde buldum. Karakterler arasındaki diyaloglar, yaşanan tatlı atışmalar ve zaman zaman ortaya çıkan entrikalar kitaba ayrı bir renk katmış. Özellikle ilişkilerin gelişim süreci ve karakterlerin birbirlerine karşı önyargılarını aşma çabaları oldukça başarılı işlenmişti. Aşkın, dostluğun ve aile bağlarının ön planda olduğu; yer yer eğlendiren, yer yer duygulandıran bu hikâyeyi okurken gerçekten çok keyif aldım. İnsan ilişkilerini okumayı seviyorsanız, sıcak ve samimi kurgular ilginizi çekiyorsa Buluştur Beni Necla’ya mutlaka bir şans vermelisiniz. Ben kitabı
Buluştur Beni NeclaDilek Nazlıoğlu · Dorlion Yayınevi · 202530 okunma
Bırak aşkı meşki! Tarih, mitoloji, polisiyeden naber? :)
6/10
·190 syf.··
2026 71. kitabı
Aşk Köpekliktir, Ahmet Ümit’in alıştığımız polisiyelerinden oldukça farklı bir kitap. İçinde aşk, ayrılık, özlem, tutku, hayal kırıklığı ve ilişkiler üzerine yazılmış öyküler bulunuyor. Kimi zaman romantik, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman da insan ilişkilerinin karanlık taraflarına dokunan kısa anlatılar bunlar. Sorun şu ki ben Ahmet Ümit’i bunun için okumuyorum. Ahmet Ümit denince aklıma İstanbul’un sokaklarında dolaştıran cinayetler, tarihle iç içe geçmiş gizemler, mitolojik göndermeler, katman katman açılan sırlar geliyor. Bir Patasana, bir Kavim, bir İstanbul Hatırası ya da bir Beyoğlu Rapsodisi okurken aldığım o zihinsel tatmin duygusunu bu kitapta bulamadım. Öyküler kötü mü? Hayır. Ancak bana göre sıradan. Aşk, ayrılık ve ilişki sorunları üzerine söylenecek çok şey söylendi zaten. Ahmet Ümit’in kalemini özel yapan şey de tam olarak bu değildi. Bu kitapta güçlü bir polisiye yok, tarih yok, mitoloji yok, araştırma yok, çözülmeyi bekleyen sırlar yok. Kısacası Ahmet Ümit’i Ahmet Ümit yapan birçok unsur eksik. Kitabı okurken sürekli aynı düşünce aklıma geldi: Yazarın yeteneği başka bir sahada parlıyor. Dünyanın en iyi forvetlerinden birini alıp kaleye geçirmek gibi olmuş. Elbette oynuyor ama herkes onun başka bir mevkide çok daha iyi olduğunu biliyor. Belki bu kitabın hedef kitlesi ben değilim. Ancak Ahmet Ümit’ten beklentim, beni bir aşk hikâyesinin içine çekmekten çok, tarihin, gizemin ve suçun karanlık koridorlarında dolaştırması. Çünkü bunu gerçekten çok iyi yapıyor. Bu yüzden kitap bittiğinde aklımda kalan şey öyküler değil, şu cümle oldu: Ahmet Ümit, bırak şu aşk meşk işlerini. Sen git yine tarihi, mitolojiyi ve polisiyeyi karıştır; biz de kitabı bitirdiğimizde hem eğlenmiş hem öğrenmiş hem de beynimiz ödüllendirilmiş olsun.
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201217,2bin okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 12:08
Frans Kafkanın "Dönüşüm" əsərini oxuyarkən məni ən çox düşündürən mövzulardan biri insanın ona ehtiyac duyulduğu müddətdə dəyərli sayılması oldu. Təəssüf ki, bu münasibət bəzən ən yaxınlarımızda, hətta ailə daxilində belə özünü göstərir. Gregor işləyib ailəsinin bütün maddi yükünü çiynində daşıyarkən hər kəs onun qayğısına qalırdı. O, öz istəklərini bir kənara qoyaraq ailəsi üçün yaşayır, qazandığı bütün pulu onlara verirdi. Hətta maddi çətinliklərə baxmayaraq, bacısını konservatoriyada oxutmağı xəyal edirdi. Lakin Gregor çevrildikdən və ailəsinə maddi dəstək verə bilmədikdən sonra ona münasibət də dəyişməyə başladı. Əvvəllər onunla maraqlanan bacısı belə zaman keçdikcə yoruldu, bezdi və ondan uzaqlaşdı. Bu isə insanın dəyərinin bəzən şəxsiyyətinə görə deyil, faydasına görə ölçüldüyünü göstərən acı bir həqiqətdir. Əsərdə diqqətimi çəkən digər məqam isə Gregorun dörd divar arasında məhkum kimi yaşaması idi. Otağı onun üçün həm sığınacaq, həm də həbsxanaya çevrilmişdi. Bir vaxtlar adi və yorucu görünən işə getmək, küçədə gəzmək, insanlarla ünsiyyət qurmaq kimi şeylərin əslində nə qədər böyük nemət olduğunu Gregorun yaşadıqları vasitəsilə daha yaxşı anlayırıq. İnsan azadlığını itirəndə, gündəlik həyatın ən sadə imkanlarının belə nə qədər dəyərli olduğunu dərk edir. Dönüşüm Franz Kafka
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268bin okunma
8/10
·420 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 11:31
Sonuna çox əsəbləşdiyim bir kitab oldu.Ümumilikdə axıcı bir kitab olsa da,sadə cümlələri məni az da olsa sıxırdı.Kitabı tam ciddi qəbul edə bilmirdim,sanki 15-16 yaşlı biri yazıb deyə hiss edirdim. Mövzusu global problemlərdən biridi,baxmayaraq ki illər öncədən bəhs edir ,amma hələ də azyaşlı ərə verilən qızlarımız mövcuddur.Davamlı olaraq camaatın düşüncəsinə görə hərəkət olunmasına çox əsəbləşdim.Ailələrdə oğlanların sözünün üstün tutulub,qızlara əşya kimi davranılması,qısaca gender bərabərsizliyi də öz əksini tapır.Həyatını davamlı olaraq kiməsə- atasına,qardaşlarına,evlənəndən sonra yoldaşına,uşaqlarına həsr etsə də sonra öz payına çata bilmir.Amma Məsumə güclü ana obrazında həqiqətən oxucuya təsir edə bilir.Tarixi mövzuları əks etdirməsi,müharibə dövründən bəhs edilməsi də gərginliyi hiss etdiri.Kitabda bəyənmədiyim hissə hadisələrin çox sürətli və sanki üstündən keçilirmiş kimi yazılması oldu. Çərpələng Uçuran kitabına görə dili çox daha sadə idi,bunu sevmədim
Mənim PayımParinoush Saniee · Qanun Nəşriyyatı · 20132,409 okunma
Reklam
Reklam