Kitâbırevan

Kitâbırevan
@kitabirevann
Nokta
10/10
·80 syf.··
2025 1. kitabı
Hiç, insanı kalabalıktan alıp kendi içine bırakan bir yolculuk hikayesi… Hani modern deyimle kalabalıklar içinde yalnız kalan insanın sığınağı… Dışarıdaki gürültüden sıyrılıp sükûnetin merkezine doğru yürürken, kelimeler cümleler birer işaret taşı gibi seriliyor insanın önüne.  “Zaman hareketli işte beyaz boş kağıda mürekkebin nokta biçiminde konması oradan elifin çıkmasıydı, eylemin özüydü nokta.” Bir nokta… Her şeyin çekirdeği. Elif olur, söz olur, başlangıç olur… “Bütün harflerin eliften geldiğine inanırdı. Ne yazsa elif yazıyor gibi yazardı. “ Elif… Sözün ilk hali. Varlığın dik ve sade çizgisi. “Ölüm hiçlik değildi ama hiç ölüm gibiydi. Yani bildiğini sandığı her şeyin ölümü.” Ölüm… Kapanan değil, açılan bir kapı. Bildiklerimizin ölümü; bilmemiz gerekenlere yer açışı. Sadık YalsızuçanlarSadık Yalsızuçanlar HiçHiç
Edebiyat
HiçSadık Yalsızuçanlar · Profil Yayınları · 201598 okunma
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
"Pek yakından tanımayanlar için o bir kitap bezirganıdır" diye tanıtıyor yazar Mendel'i. Evet, doğru. Geçimini kitaplardan elde ediyordu ama sırtında paltosundan başka değerli bir şeyi de yoktu baktığımızda. Demek ki o aslında kitap dinozorundan başka bir şey de değildi. Mendel masasının başına geçip kitabına odaklandığında dünya yansa duymazdi. Tıpkı "dua eden dindarlar, iskambil oynayanlar gibi uyusurdu" benzetmelerini kullanıyor yazar burada. (Fuat Sezgin hocanın "Kitap okumak namaza durmak gibidir" sözünü anımsatıyor) Ayrıca "Onun kitaplardan oluşan dünyasında savaşlar yoktur" diye ekliyor yazar. Peki hayat sadece kitaplarla sizi başbaşa bırakacak kadar cömert mi? İşte asıl sorun da burda başlıyor. (Söylenecek çok şey var ama okuyun isterim. Ayrıca Mendel'in kişiliğinde Stefan Zweig'ı da bulacaksınız) İkinci hikaye ise "Kızıl" hikayesiydi. Bana "Big Time Adolescence" adlı bir filmi anımsattı(Filmi önermem). Hikâyede (filmde de) kendine idol arayan ve yaşça büyük birine hayranlık duyan gencin yaptığı hatalar mevcut. İkinci hikayeden puan kırdım
Kitapçı MendelStefan Zweig · Koridor Yayınları · 202012,7bin okunma
8/10
·112 syf.··
2021 3. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2021 19:24
Hikâye türünde yazılan (türleri hâlâ tartışılıyormuş) altı eser var kitabın içerisinde. Benim en çok ilgimi çeken ise kitaba da adını veren "İns" hikayesi oldu. Diğerlerine nazaran daha geleneksel bir anlatım vardı bu hikâyede. Geleneksel dedimse bildiklerinizden değil. Freud esintisi bile olan geleneksel anlatım. Yani özetle geleneksel ile modernin harmanlanmış hâli desem yanlış olmaz. Bir şair kaleminden çıktığı çok açık olan hikâyeler yine şair imgeleriyle süslü diyebilirim. Bu yüzden şiirlerindeki kapalılığı burada da görmek mümkün. Yine de eserlerdeki çok sesliliğe doğru odaklanılırsa kendini açık ediyor. Okuması çok kolay olmadı ama sevdim.
İnsCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2020540 okunma
Puan vermedi·95 syf.··
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 03:54
Vatan ve bayrak... Ne ifade ediyor? Bu soruyu kendime sormama vesile olan kitap oldu, diyebilirim Sütçü İmam için. Peki, gerçekten nedir vatan niye bayrak? Irkçılık yapabilelim ya da memleketcilik enaniyeti gösterebilelim diye mi? Soruların cevabı tabi ki sizde gizli. Sütçü İmam olayını biliriz, bilirsiniz ama insanın tazelenmeye ihtiyacı oluyor. Yeniden bu olayları hatırlayıp kendimize dönüp bakmamız gerekiyor. Bir Sütçü İmam ki ülkesinin toprağında gezen baş örtülü birinin örtüsüne dokundurmamak için âdeta siper oluyor. Şimdi ile kıyasa gitmek bile insanın canını sıkmaya yeter... Bu kitap üzerine çokça eleştiri cümlesi yazılabilir. Ama kitabın eleştirisi değil kitap nezaretinde günümüzün eleştirisi. Tekrar dönecek olursam eser tiyatro türünde, akıcı ve farkındalığı canlı tutan bir eser oldu benim için. Okumanızı tavsiye ederim.
Sütçü İmamCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 2006907 okunma
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
O kadar yordu ki beni... O kadar... (Bu kez gerçekten anlamak istedim. Üzerinde çokça düşündüm. ) Yedi Güzel Adam şiirindeki kişileri o kadar incelikli anlatmış ki hayran olmamak mümkün degil. Hatta bu şiirle ilgili kendinin de bir açıklaması var. Onu da sonraki gönderiye eklemeyi düşünüyorum. Kitap hem acıyı hem umudu barındırıyor. "Gül kokuları çocukların kaburga kırıklarından geliyor" diyor şair. Üzerine kitap yazılacak bir mısra bence. Bir de Rasim Özdenören ifadesi ile "dini malzeme olarak kullanmamıştır Zarifoğlu; yaşadığını, hissettiğini yazmıştır". Bence şu mısralar bunun en saf örneği: "Halk aşksızsa sokaklar, Banka dükkanlarıyla doludur" Anlatılacak çok şey, altı çizili çok mısra var. Ara ara dönüp tekrar tekrar okunmalı.
Yedi Güzel AdamCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 202321,7bin okunma