Okumak, yeni bir insanla tanışır gibi, sana dil dökmek isteyenle yola çıkmak. En kıymetli şeyini, zamanını vereceksin okumaya. Neden? Bunu niçin okuyorum diye kendime sorduğum gibi, onun da neden yazdığını düşünüyor muyum? Kültür sanayiimiz çiklet gibi kitap sürüyor piyasaya. Okumak eğer kültürlenmek, bilgilenmek, yemek yerken, su içerken olduğu gibi, eksikliğimizi gidermek için değil, en geniş anlamda evrenle bütünleşebilmek için var.
-Gece gündüz filler üstüne kitap okuyorum, adamlarım da kitap okuyorlar durmadan.
-Kitap okumakla tutsak karıncaların arasında çalışmakla filler yenilmez ki…
İnsan dediğin, budalalık timsali. Tibet üzerine bir kitap okuyorum; dağ sınırındaki bir yerleşim bölgesinin anlatıldığı bölümde birdenbire içime bir ağırlık çöktü; oradaki köy öylesine ıssız, terk edilmiş, Viyana'dan öylesine uzak görünüyor ki... Budalalık derken, Tibet'in Viyana'dan uzak olduğu düşüncesini kastediyorum. Gerçekten o kadar uzak mı acaba?