Kitap benim için ilginç bir deneyim oldu. İlk defa 4-5 puanlı imdb filmleri tadında bir kitap okudum. Sevdim diyemem ama gerilim sevenler için iyi bir kitap olabilir hatta bir film senaryosuna fikir bile olabilir.
6/10
Kötü bir dönemden geçen ünlü yazarın evliliğinde de çatlaklar oluşmaya başlamıştır. Yeniden yazı yazmaya başlaması için eşinin ısrarıyla insanlardan oldukça uzak ıssız ormanda bulunan bir kulübeye giderler.
Bir gün ünlü yazar tam yazmaya başlayacakken elektrik gider. Bozuk bir prizi tamir ederken elektrik akımına kapılır.
Kitabın büyüsü bozulmasın diye konuya fazla değinmeyeceğim. Sonrasında öyle ilginç olaylar gerçekleşiyor ki ağzım açık kaldı okurken. Okudukça sizi hayretten hayrete düşürecek enteresan olaylar gelişiyor çünkü. Hatta kitabın bir bölümünde midem ağzıma geldi, istifra etmemek için kendimi zor tuttum.
Kitap kısa ama oldukça etkili bir anlatıma sahip. "220 Volt" biz de 2012 yılında yayımlanmış. Yazık olmuş. Okuyan sayısı çok az - ki bu hak ettiği değeri yansıtmıyor maalesef. Eğer Muhammed Tiryaki bu kitabı okumasaydı asla bu harika kitaptan haberim olmayacaktı.
Nazi İmparatorluğuna dair yaklaşık 1500 sayfalık bir okumanın ortasındayken araya sıkıştırdığım bu ince roman benim okuma alışkanlıklarım arasında en çok haz duyduklarımdan birini yaşattı: Kimsenin bilmediği, çok az kişinin okuduğu, hatta kendi ülkesinde bile tanınmayan harika bir romanı keşfetmiş olmak. Romanda 1927 yılında bir buzula sıkışıp ölmüş ve 75 sene sonra bulunmuş bir asker var. İşte bu kitabı okuyarak ben de varlığından haberdar olunmayan bir romanı sıkıştığı buzuldan çıkartmış olduğumu hissettim kitabı bitirdiğimde.
Fransız kırsalında kentsoylu bir çift. Yazma güçlüğü çeken bir yazar ve onun seksi ve şehvetli karısı. Straw Dogs filminin aksine tehlike dışarıdan değil içeriden geliyor bu kez. Hayaller, uyurgezerlik, rüyalar derken 220 volta kapılan bir parmaktan sonra gerçeğin şiddetli ve yıkıcı özü yakalanıyor. Okurun adalet arzusuyla oynayan çok seçenekli bir finalle seksin evlilik kurumunun çok üzerinde bir güç olduğunu ve evlilik yapısını kolayca bozabileceğini gösteren özgün bir çalışma. Temel içgüdümüzün baskınlığında bir polisiye karmaşasına dönüşen hayatlar. Incardona'dan daha fazla roman çevrilmesini isterdim.
Şehirde yaşayan evli bir çiftimiz var. Ramon ve Margot. Evlilikleri biraz problemli. Aralarında sorun olmasına ve sık sık tartışmalarına rağmen birbirlerine tutkuyla bağlılar. Ramon yazar, son kitabını yazarken bir bölümde tıkanıyor ve ilhamını yitiriyor. Margot’da Ramon’un kitabına odaklanmasını sağlamak ve aralarındaki pürüzleri çözebilmek amacıyla ailesinin kırsaldaki boş evine gidip kafa dinlemeyi teklif ediyor.
Geldikleri çiftlik evinde, doğada yürüyüş yaparak, bisiklete binerek, barbekü yaparak vakit geçiriyorlar ve bu son derece hoşlarına gidiyor. Bir akşam Ramon kitabını yazmak için bilgisayar başına oturduğunda elektrikler kesiliyor. Tamir etmeye çalışırkende elektrik akımına kapılıyor.
İşte bundan sonra, olaylar bambaşka yerlere evriliyor. Hele hele bazı sayfalar resmen soğuk duş etkisi yaratıyor !
Paranormal olaylar yok, cin yok, büyücü yok, canavar yok, ruhlar yok. Peki ne var? Bolca gerilim, bolca gizem, bolca merak.
220 volt tam bir elektrik akımı bir günde bitirdim ilginç bir hikaye ne hayatlar var dünyada Allah herkesi korusun hayırlı bir eş nasip etsin inşallah Amin
Oncelikle herkese ıyi okumalar
Bu kisa ama oz kitap gercekten kapak rengi ile tezat olustaracak sekilde ilerliyor ve son noktayi koyuyor
Kisaca konusu yazdigi bir kitapta tikanan bir yazar karisinin fikri ile gozlerden uzak bir koy evine giderler orda kitabini bitirebilicektir belkide sonradan anladigimiz gibi evliliklerindede catirtilar vardir ve o issiz yerde bunlar gun yuzune cikmaya baslar
Birgun tam yazi yazacakken yazar bir elektirik akimina kapilir ve son anda hayatta kalir vede olaylar ordan sonra gelisir
Supriz bozan olmasin diye baska bisey soylemiycem ama bu kisa romanda yazar yer yer insani sok eden bolumler yazmis insanin karanlik noktalarina ince ince dokunmus diyebilirim
Kisa bir kitap bir oturusta biten turden elinizde varsa dusunmeden alin okuyun
Üç aylık bir aranın ardından kitap okumaya geri döndüm. Açıkçası bu üç aylık sürede bir daha kitap okumayacağımı düşündüğüm zamanlar olsa da, sessizlik ve yalnız kalma korkumu yenmeyi başardım.
#okudumbitti
#220volt
#alıntılar
☇Bu yeryüzünde, bir sürü insanın bize uygun olduğunu, hattâ hayatımızın geri kalan günlerini yüzlercesiyle seve seve geçirebileceğimiz düşünüyoruz. Oysa onlara rastlanılmamıştır, onlar yalnızca birer varsayımdır ve insan hayatının zor bir döneminde bunu her zaman kendini anlatabilir
☇Gerçek bir polisin ruhu bir katilin ruhuna sanıldığından daha yakındır. Ortak noktaları başarısızlığın ya da hastalıklı olanın olası temsilidir.
Ramon Hill yazardır son romanını yazarken tıkandığı süreci karısının isteğiyle kayinpederinin köy evine başbaşa giderler. İlişkilerinde de sorun olan çift için bu iyi bir fikirdi insanlardan uzak doğa ile içiçe bir ortam herşeyi düzeltebilirdi. Evdeki elektirik sıkıntısını tamir ederken çarpılan Ramon artık eskisi gibi değildir. Artık o evde bambaşka şeyler yaşanıyor.
Özellikle bazı sayfalar mide bulandırıyor bu da bir insanın ruhu kararınca neler yapabileceğinin kanıtı.
Gerilim ve gizem dolu bir kitaptı ilk başlarda sıkıcı gibi gelsede merakla sonunun nasıl geldiğini anlamıyorsunuz. Türü sevenlere tavsiyemdir.
Genel olarak beğenmedim. Ama kitap bitince o yarısına kadarki sıkılganlıyım geçti. Başı sonu çok başka. Ahlaki sorgulama yaptırıyor ama sonunda.
Siz bilirsiniz.
1969 yılında İsviçre'de doğdu. Babası İtalyan, annesi İsviçrelidir. Cenevre'ye yerleşmeden önce Paris ve Bordeaux'da yaşadı. Sanat sosyolojisi profesörü olan Incardona, halen Cenevre Etnografi Müzesi'nde danışmandır ve 2003'ten beri Bordaux, Paris ve Cenevre'de kurduğu yazı atölyelerinde dersler vermektedir. Romancılığının ve öykücülüğünün yanı sıra oyun ve film senaristliği de yapmaktadır.