A. Cahit Zarifoğlu (ACZ Kitabı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
386
Gösterim
Adı:
A. Cahit Zarifoğlu
Yazar:
Alt başlık:
ACZ Kitabı
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754737509
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Ülkemizde sanatçı ve düşünür olmanın zor yanlarından biri ve belki de ilki; yaşarken içinde bulunduğunuz toplum tarafından anlaşılamamanızdır. Özelde Müslüman, genelde üretken tüm insanlar için yazık ki; bu, böyledir..

Kültür, düşünce ve yazın hayatının hemen her türünde eser veren çok yönlü sanatçımız Cahit Zarifoğlu da, işte öylesi üretken kalemlerden biri hiç kuşkusuz.. Kırk yedi yıllık hayatına dokuz çocuk kitabı, iki roman, dört şiir kitabı, çok sayıdaki denemelerinden derlenmiş iki deneme, bir günlük, bir tiyatro, bir tez ve bir piyes olmak üzere 21 eser sığdırmış.

Derdi olan biriydi Cahit Zarifoğlu.. Hemen bütün eserlerine açık ya da gizli bir şekilde sirayet eden “İslam, Ümmet, Müslüman, edep, üretkenlik, kitap, çalışmak, şahsiyet, ilke vb.” gibi kavramları işledi durdu. Suskunluğunu bir kenara atıp iki yüzlü Batı Dünyası’na ve onun kültürel kodlarına karşı onurlu bir mücadele verdi.

İnsan tabiatı gereği nisyanla malul.. Zamanla zemine düşülmeyen her bir not; tarihin nankör, dipsiz, kuytu köşelerinde unutulup gidiyor. Sonra öyle bir vakte eriyoruz ki; duygu ve düşünce dünyamızın kandilleri bir bir sönüveriyor. Ardından ağır ve kesif kesif karanlıkta kah el, kah ayak yordamıyla hayata tutunmaya çalışıyoruz.

Kaldı ki içinde yaşadığımız coğrafyayı ve dolayısıyla halklarını; fikir dünyamızın öncü şahsiyetleriyle tanıştırmak her şeyden önce İslâmî ve insânî olarak tarihin bize yüklediği hayati vazifelerden biridir.

İşte bunun için bugünün ve yarının gençleri Cahit Zarifoğlu’nu tanısın, ansın, anlasın istedik. Hakkında sahih, sağlam, tutarlı bilgilere sahip olsun. İnsan olduğunu aklından çıkarmadan, bazı aklı evvellerin yaptığı gibi onu sanatsal putlara çevirmesin. Düşünce güneşinin verimi olan müktesebatıyla ne laf kalabalığı yapsın, ne hariçten gazel okusun.

Bu şuurla hareket ederek başladık çalışmamıza. Cahit Zarifoğlu hakkında alanında etkin ve yetkin sanat ve düşün insanlarını belirledik. Onlarla temaslar kurduk, değerlendirmelerini aldık. Bu arada kitabımızı görsellerle destekleyip farklı bir boyut eklemek istedik. Bunun için Cahit Bey’in ailesinden ve yakın dostlarından yardım aldık.
Karınca kararınca da olsa ilim dünyasına biyografik bir metin bırakmaya gayret ettik.
Sonuçta gayret bizden, takdiri Rabbimizdendir.

-Osman Koca Editör-



(Tanıtım Bülteninden)
384 syf.
·Puan vermedi
Abdurrahman Cahit Zarifoğlu ACZ..
Sultan şiiri ile tanıdığım ve tanımamdan bu yana kopamadığım şair. Hayatı tamamen örnek alınacak, sözlerinden ders çıkarılacak bir şair.Bu kadar övgüden sonra gelelim kitaba:
Kitabın içeriğinden önce kapağından biraz bahsedeyim. En güzel tasarımlardan diyebilirim. Ön kapağında ACZ, arka kısmında ise Sultan şiiri bulunuyor. Direk dış görünüşte insanı kendisine vuruyor yani :)). İçeriğe gelirsek;
Kitabın ilk başını her zamanki gibi sunu kapmış. Burada ACZ'ı neden araştırdıklarını dile getirmişler, hemen sonrasında ACZ'dan ''ben, ACZ" başlığı altında alıntılar yapılmış ve daha sonrasında baş kahraman ACZ'ı, arkadaşları ''arkadaş Şahitliği" başlığı ile anlatmaya başlamışlar. Anlatmakla kalmayıp resimlerle desteklemişler, ailesinin, akrabasının, Maraş'ı güzelleştiren arkadaşlarının (7güzel adam) hepsinin anlamlı resimleri ile kitaba güç kazandırmışlar. 384 sayfanın hepside dolu dolu, heyecanlı ve bazı yerleri de şaşırtıcı. Belkide çocuklara en değer veren şairdi,şairlerdendi. Yazdığı şiirlerin hem çocuklara göre hemde yetişkinlere göre olduğunu söylüyor, ince bir konu gibi bu. Şairaneliğinin yanı sıra İlahi aşka olan düşkünlüğünü, vatanına, milletine olan düşkünlüğünüde kitabın ilerleyen kısımlarınıda fark etmek mümkün. Kitap baştan aşağı etkileyici fakat kitabın en son sayfası hem üzücü hemde gerçek olan bir şeyi resmetmişler. Son sayfasında ACZ'ın gömme izin belgesi ile kitabı noktalamışlar. Kitap baştan sona güzel sıralama ile bizlere sunulmuş, diyeceğim o ki koşun koşun alın. Bana kalsa kitabı baştan aşağı anlatırım ama sizlere de okunacak yer kalsın, anlatılmaz yaşanır derler ya, işte onu değiştiriyorum, ''anlatılmaz okunur" çünkü okumak, daha eğlenceli :))

Ve tüm tabiat 7 Haziran 1987 günü büyük bir kedere boğulur. Çünkü artık kırlarda çiçekler Cahitsiz açacaktır…
384 syf.
·Puan vermedi
Ekim 2017'de basılmış, fiyatına aldırmadan, verdiğiniz paraya acımadan gönül rahatlığıyla alınabilecek harika bir kitap. Evet, biraz pahalı ama kesinlikle verdiğiniz paraya değiyor. Cilt ve baskı kalitesi mükemmel. Her kitap gibi elbette kusurları var ama kitaptan şikayetçi olmayacağınızı garanti edebilirim:)
Gelelim kitabın içeriğine...
Kitabın tamamı Cahit Zarifoğlu'nu anlatmakta. Sanırım kitabın en dikkat çekici yanı birçok fotoğrafla desteklenmiş olması. Zarifoğlu'nun ailesiyle, yakın çevresiyle birebir görüşülüp toparlanmış fotoğraflar. Çocukluk fotoğraflarından tutun da askerlik fotoğraflarına kadar... Daha önce hiç bir yerde görmediğiniz, görünce de tanıyamayacağınız cinsten:) 29 kişinin (belki de daha fazla) emeğiyle oluşmuş bu kitap, editörün de değimiyle "iğneyle kuyu kazar gibi zorlu mesafeler kat edilerek" ortaya çıkmış. İyi ki de çıkmış:)
Kitapta bizi ilk olarak "sunu" karşılıyor. Bu bölümde Cahit Zarifoğlu'nu niçin araştırma ve anlatma gereği duydukları belirtilmiş. Sonrasında kitaplarından alıntıları derleyip Zarifoğlu'nun hayatını kendi anlatımıyla kitaba almışlar.
Kitaplardaki derlemelerden ve kendi anlatımıyla yaşamını okuduktan sonra "Arkadaş Şahitliği" adında bir bölüm karşılıyor bizi. Burada arkadaşlarının Cahit hakkında fikirlerine, anılarına yer verilmiş. Bu bölümde Zarifoğlu'nun özellikleri çokça karşımıza çıkmakta.
Kitabın devamında da farklı kişiler (onu tanıyan, onun yolundan giden vs) Zarifoğlu'nu anlatmakta. En son da Cahit Zarifoğlu'nun çektiği fotoğraflara, ona ait belgelere yer verilmiş. Zarifoğlu' nu gelecek nesillere aktarmaya yardımcı bir eser olmuş.
Daha önce de Cahit Zarifoğlu'na ilgim olduğundan mıdır bilmem, bu kitabı ziyadesiyle sevdim, çok sevdim:)
Sözlerimi, defalarca kez okuduğum, Zarifoğlu'na ait şu dizeyle bitirmek istiyorum: "Bir çiçek bahçesinde geceye durgun kalışın yağmur sıcağı gibi / Öptüm sonsuz gidişinden. Saçlarının seyriyle seni."
384 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Zarif şair cahit zarifoğlunu anlatan kapsamlı bir kitap. Zarifoğlunu tanımak isteyenler için güzel bir harita diyebilirim. İçeriği bol onu tanıyan kişilerin hatta tanışma fırsatını bulamamış kişilerin bile anlatımları güzeldi.tabiki zarifoğlunu daha detaylı tanımak isterseniz sessiz sakin bir ortamda okumanızı tavsiye ederim. Benim böyle bir ortamım olamadı okurken biraz zorlandım diyebilirim. Tekrar okunacakların arasına almak istiyorum.
384 syf.
Şiirini buzdağının görünmeyen kısmına yazan ve bu yüzden her dönem anlaşılmaz bulunan Abdurrahman Cahit Zarifoğlu, kendi deyimiyle isminin baş harfleri ACZ tutan, arkadaş, baba, öğretmen, abi, önde giden, öncü olan…

Arkadaşlarının anlatımıyla ortaya çıkan ACZ Kitabı’nı okurken Zarifoğlu’nun sadece şair olmadığını görüyor ve bu gerçeği iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Zarifoğlu; şair, felsefeci, roman ve hikaye yazarı, öğretmen, yayıncı, ideolog, dertli, entelektüel, içinde bulunduğu çevrede uyuyan kitleleri harekete geçiren muharrik-i evvel, bu yüzden lakabı Aristo..

Kitabı okurken Zarifoğlu ile aynı ortamda aynı havayı soluyor gibi hissediyorsunuz. Kitabı okumaya başladığımda geçtiğimiz yıllarda TRT1’de yayınlanan Yedi Güzel Adam Dizisini de izlemeye başladım, ikisi birlikte ayrı bir bütünlük oldu. Naçizane tavsiye ederim.

Kitabı okurken altını çizdiğim o kadar çok satır oldu ki. Hepsini yazmaya kalksam epey bir yekun tutar, aralarından fikir vermesi için bazı satırları paylaşacağım. Editör Osman Koca’nın Cahit Zarifoğlu’nun “Konuşmalar” isimli kitabından derlediği “Ben, ACZ…” bölümünde kendisi için şöyle bir misyon çiziyor Zarifoğlu: “Ey şair, uykudan uyan ve şimşek gibi çakan şiirlerinle bütün uyuyanları kaldır.”

Evet Malcolm X’in “bütün uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter” sözünü akla getiren bu düstur Zarifoğlu’nun hayatının mihenk taşını oluşturuyor. Günün dertleriyle yakından ilgilidir Zarifoğlu, Afganistan Savaşı’nı ülke gündeminde tutması bile başlı başına bir kazanımdır mesela. Kurdukları Mavera Dergisi ise bir ekol, yurt çapında bir okul olacaktır. Daha o günlerde “yazmalısı” diyerek cesaretlendirdiği gençler bugün bir çok yayın ve eser sahibi yazar olarak tanınıyorlar.

Hayatı yaşanır kılmak için şiir yazar, geçmişi bugüne, bugünü geleceğe taşımak için edebiyatı kullanır Zarifoğlu ve başarır. Mavera “medeniyetim varsa ben de varım” diyen aydınların toplandığı edebiyata hak ettiği değerin yeniden verildiği bir mecra olur.

Zarifoğlu salt sözün değil eylemin de ustasıdır. Onun bulunduğu ortamlarda söz yerde kalmaz muhakkak sonuca varır. Sadece bu özellik, günümüz Müslümanlarında olsa herhalde bugün dert diye canımızı yakan sorunların çok ötesine geçmiş olurduk.

Doğduğum yıl vefat etmiş olması Rahmetli Cahit Zarifoğlu ile hep ayrı bir bağ bulmuşumdur aramda ve kendimi mirasçısı sayarım. Açtığı yolda gitmeyi bir hedef, yarım bıraktıklarını tamamlamayı haddimi aşarak görev bilirim. Zarifoğlu’nun üzerimizde böyle etkili olmasının nedeni yaralarımızın benzerliğinden kaynaklanıyordur diye düşünüyorum.

Gelelim kitaba, ACZ Kitabı’nın önemli bir özelliği fotoğraflarla desteklenmiş olması, böylece Zarifoğlu’nun aile albümünde yolculuk ediyor gibi oluyoruz ve Zarifoğlu ile ayrı bir ünsiyet kuruyoruz. Kendi adıma birçok fotoğrafı ilk defa gördüm, bu eski bir dostu yıllar sonra görmek gibi mutluluk verdi bana.

Kitaptan beklentim Zarifoğlu’nun dostlarının Zarifoğlu’nu anlatmalarıydı, ki birçok bölümde kişisel anılara yer verilmişti, Zarifoğlu’nun eserlerinin anlatıldığı bölümler bütün eserlerini okumuş olanlar için sıkıcı olabiliyor, tabi edebiyat araştırmacıları için önemli bir yardımcı kaynak oluyor fakat anılara daha fazla yer verilse daha iyi olabilirmiş.

Kırlarda çiçekler otuz yıldır Cahit abisiz açıyor, bu kitap eminim kütüphanenizde önemli bir yere sahip olacak. İyi okumalar…
384 syf.
·11 günde·8/10
Cahit Zarifoğlu'nun anlatılması ve tanıtılması adına "iğne ile kuyu kazılarak" hazırlandığı söylenerek takdim edilen ve Cahit Zarifoğlu'nun hayat hikayesinin yine onun cümlelerinden derlemelerle oluşturulduğu bir metin ile başlayan bir kitap. Abdurrahman Cahit Zarifoğlu kitabı. Acz kitabı.

Kitap, Cahit Zarifoğlu'nun bir insan olarak aczini itiraf kabilinden yazdığı bir şiirindeki dizelerden esinlenerek böyle adlandırılsa da kendisinin ne kadar güçlü, gayretli ve sorumluluk sahibi bir karakter olduğunu da şahitlikler yoluyla yansıtarak belgelendirmiş bir kaynak olmuş.

Anılar var, diyaloglar var, karşılaşmalar var, gözlemler var, arkadaşlıklar var, eleştiriler, incelemeler, yorumlar, mücadeleler, gayretler...

Velhasıl Cahit Zarifoğlu ile bir vesileyle tanışmış, onun hayatında yer bulmuş, ona hayatında yer açmış, ama az, ama çok iletişim kurmuş insanların muhtevasını az önce ifade ettiğim makalelerinin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmış bu kitap. Cahit Zarifoğlu'nun bulunduğu fotoğrafları da eklemek yoluyla da zenginleştirilmiş.

Makaleler ortak bir çabayla birbirini tamamlayan bir haberdarlıkta yazılarak aşama aşama ilerleyen bütüncül bir tasarımla hazırlanmamış, dolayısıyla sıralamasında da bu gibi bir kriter yerine yazanların yaşlarına göre sıralamak tercih edilmiş. Fakat bu kulağa olumsuz gibi gelen durum, aslında güzelliklere de sebep oluyor.

Mesela Cahit Zarifoğlu'nu bir makaleyle tanımaya başlıyorsunuz, hayat hikayesinden az çok haberdar oluyorsunuz. Gözlemler ve yorumlara muhatap oluyorsunuz. Zarifoğlu vefat ediyor. Sonra bir başka makaleyle yeniden doğuyor, yeniden, yeniden inceleniyor. Fark edilmeyen, anlaşılmayan bir özelliğini yakalamaya çalışıyorsunuz ve okuduklarınızı pekiştiriyorsunuz diğer taraftan.

Bazı makaleleler, dostluklara ve hikayelere değinirken bazı makaleler yazan kişinin uzmanlık alanındaki yönlerini incelemeye alıyor. Mesela Mustafa Ruhi Şirin, çocuk kitapları yazarlığını ele alıyor. Başka bir yazar roman yazarlığını ele alıyor Zarifoğlu'nun.

Cahit Bey nisbeten kısa sayılabilecek ömrünü çok anlamlı ve birbirinden farklı izler bırakarak nihayetlendirmiş ki, herkesin bir başka şairi, yazarı, gönül adamı olarak onu görmek, insana hem onun eserlerine ilgi duymayı hem de onun anlayışını iyice sezmek için gayretli olmayı tavsiye ediyor. Kitap, Zarifoğlu eserlerine teşvik yönünün yanı sıra, bu eserleri okuyanların anlamlandırmaları için de önemli bir kaynak özelliği taşıyor. Sütçü İmam eseri, Yaşamak eseri, Bir Değirmendir Bu Dünya eseri gibi eserler inceleniyor. Hatta bazı eserler öyle inceleniyor ki anlayabilmek için önceden okuma yapmış olmak gerektiği hissediliyor. Hülasa hem bir sevgi oluşturan hem bu sevgiyi temellendiren, hem de var olan bir sevgiyi de açıklayan yazılar var bu kitapta.

İlk kitaplarının başına gelenler, okuldaki sessizliği, lisede hocalarına küskünlüğü, Mavera dergisindeki kilit rolü, manevi bir liderliği hissettirmeden gösterişsizce yapması, dertli ve gayretli olması, gençleri edebiyat çevresine kazandırması, ideolojik kalıplara ve politize olmaya karşı duruşu, dilin imkanlarını zorlaması, kuralları kendisi için yeniden inşa eden özgünlüğü, ümmet bilinciyle beraber Batı'yla insan ve mekan düzleminde girişken ilişkiler kurması, sözden çok aksiyona önem vermesi, tevazusunun yanında kendinden eminliği gibi sıralanabilecek bir çok özelliğiyle Cahit Bey'i öğrenmeye çalışmak için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Zarifoğlu belki herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir insandı, kapısı öyle açık ve yine de sözün tavizsiz olması gerektiği yerde tavizsiz ve bunlara rağmen "Kalble ilgili bir sırrımız var, olmalı" deyişiyle kendine ayırdığı özel alanı özenle saklayan biriydi. Bu kitap da, onun anlatılması ve anlaşılmasına yardım eden bir kitap olarak zoru üstlenen bir kitap olmuş. Ne kadar tanımaya çalışsak da müphem kalacak tarafları vardır elbet herkesin, fakat Zarifoğlu'nda bu çok daha yoğun hissediliyor sanırım.

Henüz 47 yaşında bu dünyadan göçtüğünden bahsedilen Zarifoğlu, "Bir gün kırlarda çiçekler bensiz açacak" diyor ve buna yakın bir zamanda gelen irtihalinin ardından sırlıyorlar Cahit Bey'i. "Hüve'l Baki. Ruhuna Fatiha." yazdırılıyor mezartaşına. Allah rahmetini ziyade eylesin.
Ey şair, uykudan uyan ve şimşek gibi çakan şiirinle bütün uyuyanları kaldır. Ölen duyguları canlandır, unutulan görevleri hatırlat.
Yazdığı bir roman, şiir, hikaye ve deneme müsveddesini defalarca dönüp dönüp okuyan ve yeniden yazan bir edebiyatçı ve şairle, bir buçuk sayfalık bir köşe yazısını geri dönüp okumaya bile tahammül göstermeyen gazeteceyi bugün ne yazık ki aynı isimle adlandırıyoruz: yazar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
A. Cahit Zarifoğlu
Yazar:
Alt başlık:
ACZ Kitabı
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754737509
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Ülkemizde sanatçı ve düşünür olmanın zor yanlarından biri ve belki de ilki; yaşarken içinde bulunduğunuz toplum tarafından anlaşılamamanızdır. Özelde Müslüman, genelde üretken tüm insanlar için yazık ki; bu, böyledir..

Kültür, düşünce ve yazın hayatının hemen her türünde eser veren çok yönlü sanatçımız Cahit Zarifoğlu da, işte öylesi üretken kalemlerden biri hiç kuşkusuz.. Kırk yedi yıllık hayatına dokuz çocuk kitabı, iki roman, dört şiir kitabı, çok sayıdaki denemelerinden derlenmiş iki deneme, bir günlük, bir tiyatro, bir tez ve bir piyes olmak üzere 21 eser sığdırmış.

Derdi olan biriydi Cahit Zarifoğlu.. Hemen bütün eserlerine açık ya da gizli bir şekilde sirayet eden “İslam, Ümmet, Müslüman, edep, üretkenlik, kitap, çalışmak, şahsiyet, ilke vb.” gibi kavramları işledi durdu. Suskunluğunu bir kenara atıp iki yüzlü Batı Dünyası’na ve onun kültürel kodlarına karşı onurlu bir mücadele verdi.

İnsan tabiatı gereği nisyanla malul.. Zamanla zemine düşülmeyen her bir not; tarihin nankör, dipsiz, kuytu köşelerinde unutulup gidiyor. Sonra öyle bir vakte eriyoruz ki; duygu ve düşünce dünyamızın kandilleri bir bir sönüveriyor. Ardından ağır ve kesif kesif karanlıkta kah el, kah ayak yordamıyla hayata tutunmaya çalışıyoruz.

Kaldı ki içinde yaşadığımız coğrafyayı ve dolayısıyla halklarını; fikir dünyamızın öncü şahsiyetleriyle tanıştırmak her şeyden önce İslâmî ve insânî olarak tarihin bize yüklediği hayati vazifelerden biridir.

İşte bunun için bugünün ve yarının gençleri Cahit Zarifoğlu’nu tanısın, ansın, anlasın istedik. Hakkında sahih, sağlam, tutarlı bilgilere sahip olsun. İnsan olduğunu aklından çıkarmadan, bazı aklı evvellerin yaptığı gibi onu sanatsal putlara çevirmesin. Düşünce güneşinin verimi olan müktesebatıyla ne laf kalabalığı yapsın, ne hariçten gazel okusun.

Bu şuurla hareket ederek başladık çalışmamıza. Cahit Zarifoğlu hakkında alanında etkin ve yetkin sanat ve düşün insanlarını belirledik. Onlarla temaslar kurduk, değerlendirmelerini aldık. Bu arada kitabımızı görsellerle destekleyip farklı bir boyut eklemek istedik. Bunun için Cahit Bey’in ailesinden ve yakın dostlarından yardım aldık.
Karınca kararınca da olsa ilim dünyasına biyografik bir metin bırakmaya gayret ettik.
Sonuçta gayret bizden, takdiri Rabbimizdendir.

-Osman Koca Editör-



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Özgür Günsay
  • Mahmut Kerim
  • Numan Ermiş
  • Beyza.
  • Metin Kılıç
  • Hümeyra Şahin
  • Gülnihal Yüksel
  • Eyyüp eren
  • Furkan Deniz
  • Furkan Düzenli

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.4 (4)
9
%33.3 (3)
8
%22.2 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0