Afetler Kitabı

İmam Gazali
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
Ağustos 2017
Yayınevi:
Gelenek Yayıncılık
ISBN:
9786054810789
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·160 syf.·
2021 32. kitabı
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ Kitapta afetler olarak isimlendirilerek dilin ve öfke,kin, hasedin yol açabileceği afetler anlatılmış.Afet denilmiş çünkü ağızdan çıkan yanlış sözler bizler için bir afete sebep olabilir.Ayrıca sadece sözler değil kalpten geçirilen kötü düşünceler de yine aynı şekilde sonuçlar doğurabilir. İlk olarak susmanın faziletinden bahsedilmiş.Kötü bir sözden evvel gereksiz sözün de kullanılmaması, sözde bile israfa olanak verilmemesi gerektiğinin önemi anlatılmış. Sonra sırasıyla ; Lüzumsuz konuşmak, batıl ve günah konuşmak, sözde muhalefet ve münakaşa, husumet, çirkin söz, lanet, şiir ve şarkı söylemek, maskaraya almak ,yalan vaad, yalan, gıybet, koğuculuk, ikiyüzlülük, meddahlık, kin , öfke ,haset konularının teker teker incelemesi yapılmış. Kötü bir davranışın aslında yapılandan çok yapana zararının olduğu, nasıl gereksiz olduğu çok güzel bir şekilde ayet, hadis, kıssalarla anlatılmış.Çoğunda da kurtuluş ve ilacının ne olacağına da değinilmiş.
Tasavvuf
Afetler Kitabıİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 201783 okunma
Afetlerin En Büyüğü
10/10
·160 syf.·
2021 24. kitabı
Mübarek Üç Aylar’da İmam Gazali (ks) okuyoruz… Katılmak isteyenler için: #110542112 *** Etkinlik kapsamında okumayı tercih ettiğim ilk kitap olan Afetler Kitabı, bize İmam Gazali’den beklediğimiz şeyi büsbütün veriyor. Yani nefsimizi rahatsız edip; onu örseliyor. İmam Gazali Hazretleri’nin üslubundaki kat’i duruş, nefse zinhar pay bırakmıyor ve kalbe zelzeleler sunuyor. Haddi bildirmece seansları.. Haddi bilmek; bildirmek. Alabildiğince sade, ferah ve tanıtıcı bir inceleme olmasına özen göstermek babında, geniş hatlarla ve bol iktibaslarla konuşacak ve maruz kaldığımız şeylerin akislerine maruz bırakmaya çalışacağız. *** Kitabımız “Dilin Afetleri” ve “Öfke, Kin ve Haset” olmak üzere iki büyük başlıktan oluşuyor. Dilin Afetleri kısmında toplam 15 dil afetiyle karşılaşıyor ve teşhis – tedavi operasyonuna şahit oluyoruz. Burada belirtmekte fayda var ki; İmam Gazali Hazret, en çok gıybet bahsinde duruyor ve birçok Ayet-i Kerime’den, Hadis-i Şerif’ten ve kelam-ı kibardan delil getirerek, gıybetin helak edici tasallutunu resmediyor. Bu bahiste beni en çok etkileyen ve dehşete düşüren iktibas şu olmuştu; “Allahu Teâlâ, Musa (aleyhisselâm)’a vahiy gönderip şöyle buyurdu: ‘Bir kimsenin ardından gıybet eden kişi, eğer tövbe etmemişse Cehenneme girenlerin ilki olur. Tövbe edip de ölen kişi ise cennete girenlerin en sonuncusu olur.’ “ Buradan bir kapı açılıyor ve nefis muhasebesiyle baş başa kalıyoruz. “Gıybet, zinadan daha şiddetlidir” Hadis-i Şerif’inden aldığımız payla paylanıyor ve efkarımıza inen darbeyle yutkunuyoruz. Cehenneme girenlerin ilki; bir cana kast edenler değil, zina edenler değil, hınzır eti yiyenler, şarap içenler, kumar oynayanlar değil; gıybet edenler! Öyle ki; tövbesi kabul olduğu halde cennete en son girecek olanlar; cana
Din
Afetler Kitabıİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 201783 okunma
Sermayem yoktur; ömrümden gayrı.
9/10
·160 syf.··
2021 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 19:39
Sözlerim, eylemlerim kadar, eylemlerim ruhum kadar asil mi? Yoksa asil olan Rahmân’ın bize bahşettiği bir örtü ve ondan süzülen nur mu? Bu pak ve göz kamaştıran nur, Rahmân’ın kendi parçasından bize lütfedip yücelttiği ruh mu? Sorular yüzeysel lakin cevapları derin.. Şimdilik bu bahsi #50301351 bu incelemeyle bitiriyor; sermayem olan ömrümden söz etmek istiyorum. Ömür dediğimiz şey yaşamı çevreleyen ve bir o kadar da derinlemesine kadar nüfuz eden eylemlerimiz, düşüncelerimiz çerçevesinde oluşan zaman dilimine sığmış yüce ve kevni bir ayettir. İnsan öyle bir fıtrat üzerine dizayn edilmiştir ki; Eşref-i mahlukat olan insanoğlu yaratılmışların en şereflisidir. Lakin yine aynı insanoğlu bu şerefli makamdan düşerek esfele safiline dönüşmüştür. Bizler bu yaşam dediğimiz mücadelemizde kaybettiğimiz şerefli makama yolculuk edeceğiz. Bu yol, yolcu, yolculuk meselesinde en büyük imtihanımız dilimiz/lisanımız/hitabımızdır. Nefsin boyunduruğunda olan kelamı özgür ve hür kılmak için gayret sarf edeceğiz. Gazali'nin başlatmış olduğu bu yolculukta onu yalnız bırakmayacak; başlatmış olduğu devrimin inşallah bayraktarı olacağız. Gazali, gerek bu kitabında gerek dil belası kitabında bahsetmiş olduğu, "dilin afetleri- öfke, kin ve haset" konularını derinlemesine irdeliyor ve bu belalardan kurtulma reçetesini bizlere sunuyor. Evvela ayeti kerim, sonrasında sünnet ile konuyu harmanlayıp biz değerli İslam ümmetine sunuyor. Çarpıcı örnekler vererek kimi zaman yüreğimizi dağlıyor kimi zaman geleceğimize umut serpiyor.. 3 alıntıda kitabı kendimce özetleyerek incelemi bitirmeyi murad ediyorum.. *"Susmak imanın üstünlüğünü gösterir. Bir kimseye: sen yanılıyorsun demek kimseye farz değildir" diyerek söze başlıyor. Susmanın gerekliliğine ve insanoğluna tahammül
Din
Afetler Kitabıİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 201783 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2021 95. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2021 21:30
Yalnızca vücudumuzun bir uzvu olarak bildiğimiz "dil"... Bir de İmam Gazali'den dinleyin derim. Dilin sadece bir organ olmadığını hatta bütün afetlerin veya güzelliklerin müsebbibinin dil olduğunu anlatıyor İmam Gazali. Beni bu kadar sarsan ve kendimde fark edemedigim şeyleri böylesine yüzüme vuran bir kitap daha okudum mu, inanın bilmiyorum. Afetler... Bir kelimeyi söylerken ne kadar acır canınız, ne kadar eğilir başınız..? Kitabı okuduktan sonra "Afet" kelimesinin anlamı değişti zihnimde ya da gönlümde, bilmiyorum. Ama bir şeylerin yıkıldığı, bir şeylerin yapıldığı kesin. Yoksa neden olsun ki bunca zelzele..? Bu kitap nasıl anlatılır bilemiyorum. Bir başka okuyan aynı duyguları hisseder mi, onu da bilmiyorum. Ama kitabın üzerimdeki tesiri oldukça büyük. Acı veriyor ama yaraya şifa için olmasını ümit ediyorum bu acılığın. Kitapta dil ile oluşan afetlerden bahsediliyor. Aynı zamanda birçok ayet ve hadis zikrediliyor. Yani okuduğunuz bir başlığın yaşanmış bir örneğini de görüyorsunuz. Yalnızca hastalığı tanıtmakla kalmıyor ilacı da veriyor İmam Gazali. Ama sonra da ekliyor, "Her deva acıdır." Kitap sizi her başlıkta kendinizi sorgulamaya itiyor. İçindekileri görmeye korktuğunuz gönlünüze yöneltiyor sizi. Yaralarınızı gösteriyor. Âdeta, "Bak, gör yaranı. Gönlünü bir yokla. Kan kaybın var. Al sar şu şifayı yarana. Yoksa kan kaybından öleceksin." diyor. İmam Gazali bu; sarsıyor, titretiyor ama belki de karanlık tehlikeli bir ormanda her şeyden habersizce uyuduğun ve bir yılanın da sinsice sana yaklaşıp zehrini boşaltmaya çalıştığını gördüğü için yapıyordur bunu. Velhasılı kelam uyanmak isteyen herkes okumalı İmam Gazali'yi ve hassaten bu değerli eseri. Aksi takdirde uykunun tatlılığı bir gün yılanın ısırmasıyla sonlanabilir. (maazallah) Rabbim cümlemizin yardımcısı olsun.
Din
Afetler Kitabıİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 201783 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

İmam GazaliYazar · 302 kitap
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır. Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti. Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü. Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi. İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu. Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.