Afrika’nın Hiçbir Yerinde (Nirgendwo In Afrika)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.203
Gösterim
Adı:
Afrika’nın Hiçbir Yerinde
Alt başlık:
Nirgendwo In Afrika
Baskı tarihi:
Aralık 2003
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758823086
Kitabın türü:
Çeviri:
Deniz Banoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nokta Yayınları
Gerçek bir yaşam öyküsüdür Afrika... 1938 yılında Yahudi asıllı küçük bir ailenin Nazi hışmından kaçarak o zamanların İngiliz sömürgesi Kenya'ya sığınması ve yeni bir vatan edinme çabaları, uzaktan savaşın görüntüsü, endişeler, kaygılar, umutsuzluklar ve hüzün,.. Hukuk eğitimi görmüş Walter Redlich, güzel ve naif karısı Jettel tatlı duyarlı küçük Regina ve kahkahası dağlara yükselen Afrikalı Owuor'un sıcacık, tatlı öyküsünde bir dönemin acıları ile beraber yeni bir vatan edinmenin umutları da var Afrika romanında. Yahudi asıllı küçük bir kızın İngiliz okulunda eğitim görürken yaşadıkları, hissettiği ikilemler, hayatına hızla giren romanlar Charles Dickens'ler ve tam tam sesleri...
Alman olan Walter'in İngiliz ordusunda yaşadıkları, kafası karışmış askerler, bütün dünyalarını ve yeteneklerini ülkelerinde bırakmış kadınlar ve erkeklerin sıcak Afrika'ya uyum sorunları... Ve nihayet Nazilerin ortadan kaldırılmasından sonra 1946 yılında ülkelerinden sürülen parçalanmış Yahudiler için bir yol ayrımı...

Walter'in Almanyası mı, Regina'nın Afrikası mı...

Bir yanda vatan özlemi, bir yanda ise sihirli güzellikler ve büyüleyici ormanlarıyla Afrika... Afrika romanında sığınmacıların kendine ait bir dünya kurmaya çalıştıkları Kenya'da sadece Redlich ailesinin değil bütün sığınmacıların orijinal öykülerini bulacaksınız...
400 syf.
·7 günde·8/10
Öylesine guzel bir anlatim ki mutlaka okuyun diyecegim bir eser.Yazarin okudugum ilk eseri önce diger Zweig le karistirdim. Tabii Stefanie ile Stefan arasindaki farki bilmeme ragmen;)
Olanlari anlatmak istemiyorum ama diyecegim tek sey burdaki Regina nin zekasi duygusalligi beni cok etkiledi. Aslinda baslarina gelen seyler o kadar zorki hayata tutunmak icin geldikleri yerin insanlari temiz saf ve iyi niyetli olmasi kesinlikle siginanlar icin ve bu o aile icin cok iyi bir durum. anlatim cok yalin ve bir o kadar da siirsel. Mesela "kelimelerden resim yapmak" sözunu hic unutamayacagim. Regina nin ve okul mudurunun arasindaki guzel iliski Dickens seronomisi ile devam etmesi , ingilizlerin ve diger uluslarin durumu ve hepsinin hayata olan tutkusu bazen pes etmeye kadar gitsede yinede birbirlerine yardimci olmalari. Oldukca duygusal ve bir o kadar da zekice yazilmis islenmis bir eser.Cok etkilendim kesinlikle. Ayrica dusunuyorumda savas yuzunden Avrupa ulkelerine gelen siginmacilarin Afrika halki kadar sicaklik yasamiyorlar ne yazik ki. Yillar gecsede sorun hala devam ediyor siginmak zorunda kalmak..Savaslarin yarattigi korkuncluk. Ikinci dunya savasi gibi buyuk bir savas olmasada Ki(zaten buna gerek duymuyorlar) bir o derecede yara alan insanlar.
400 syf.
·250 günde·Beğendi·6/10
Nazi zulmünden kaçan bir Alman Yahudi ailenin dramı. Rahat bir hayata alışkın olan ailenin, Afrika’nın zor şartlarına alışma çabaları çerçevesinde gelişen olayları ve eve dönüş hikayelerini anlatıyor. Kitap küçük kızlarının anlatımı ile daha da keyifli bir hal almış. Ailesiyle beraber vatanından ayrılıp Kenya’ya yerleşen küçük Regina’nın Owuor ile kurduğu sıcak dostluk gerçekten keyifle okunuyor. Tabii ki kitabın gerçek yaşam öyküsünden alınmış olması gerçekten de bunlar yaşanmış mı diye soruyor insan kendime. Aslında dünya tarihine baktığımız da savaşın ne getirisi var ? Hiç bir şey sadece yaşanan acılar.. Unutmadan söyleyeyim alınan bir kaç siyasi başarı vardır mutlaka ama ben bunu pek başarı olarak değerlendirmiyorum. Stefanir Zweig her zaman akıcı ve sade bir dil kullanmıştır zaten. Afirka'nin hiçbir yerinde adlı kitabında da bu kuralı bozmamış. Okudukça bir şeyler öğreten, bazen duygulandıran bazen de gülümseten sıcacık bir kitap olmuş. Özetle okumanızı tavsiye ederim.
400 syf.
·28 günde·5/10
Biraz sıkılarak okudum açıkçası. Olayların ağır bir şekilde ilerlemesi, yan karakterin fazla oluşu, küçük kızın daima aşırı olgun ve yaşından beklenmeyen davranışlarda bulunması kitabın içine pek giremememe neden oldu.
Gerçek bir yaşam öyküsü olmasına rağmen, sanırım Nazi Soykırımdan kurtulan veya kurtulamayan daha dramatik kitaplar okuduğumdan ve filmler izlediğimden olacak ki pek etkilenemedim. Öyle ki çoğu kişiye göre yaşam standartlarını ve hayatta olmalarını şükür sebepleri saydım.
400 syf.
·Beğendi·8/10
Bu kitap nasıl bu kadar az puan alır? Şuan inanmak istemiyorum. Bu kitaba bu puanı verenler benim gözümde tembel okurlardır. Kitap baştan sona çok güzel. Adeta bir film gibi , akıp gidiyor. O çiftliğin içinde hayaller kuran bir çocuk yapıyor sizi. Savaştan kaçıp , yeniden hayata başlayan bir ailenin öyküsü bu. Ben bu puanı haksızlık olarak kabul ediyorum. Çok okunması gereken kitaplardan birisi daha.
400 syf.
·5 günde
Nazi zulmünden kaçan bir Alman Yahudi ailenin dramı. Rahat bir hayata alışkın olan ailenin, Afrika’nın zor şartlarına alışma çabaları çerçevesinde gelişen olayları ve eve dönüş hikayelerini anlatıyor. Kitap küçük kızlarının anlatımı ile daha da keyifli bir hal almış. Ailesiyle beraber vatanından ayrılıp Kenya’ya yerleşen küçük Regina’nın Owuor ile kurduğu sıcak dostluk gerçekten keyifle okunuyor. Stefanie Zweig her zaman akıcı ve sade bir dil kullanmıştır. Afrika'nın hiçbir yerinde adlı kitabında da bu kuralı bozmamış. Okudukça bir şeyler öğreten, bazen duygulandıran bazen de gülümseten sıcacık bir kitap olmuş. Özetle okumanızı tavsiye ederim.
Sayfaları çevirmekte olduğu takvimi elinden bırakarak, "Yazık ki size yardımcı olamayacağım, çünkü en yakın zamanda güzel bir tatil yapıp, dinlenmeyi düşünüyorum" dedi, sonra da gülümseyerek sözlerini sürdürdü: "Bayan Arnold'dan memnun kalacaksınız. Kendisi birkaç yabancı dil biliyor, belki sizin dilinizi de biliyordur."
Gottschalk Birinci Dünya Savaşı'nda imparatora sağ kolunu feda etmiş biriydi, kolunu hiç haraket ettiremiyordu, ancak böylesine bir kadersizlik onu yıldırmamış ve doğduğu kentte profesör olarak hizmet vermeyi sürdürmüştü. 1933 yılında bir ilkbahar günü Frankfurt Üniversitesi'nin gözü dönmüş öğrencileri onu caddelerde sürüklemişlerdi.
Birbirlerine sıkı sıkı sarıldılar, ikisi de kendilerini aynı geleceğin beklediğine inanıyordu. Walter ,geç olsa da, Afrika'nın kendisine bir parça vatan toprağı olduğunu ilk kez hissediyordu. Regina ise yaşadığı anın değerini doya doya içine çekiyordu. Babası sadece siyah Tanrı Mungo'nun insanları mutlu kıldığını nihayet anlamıştı.
Her şeyin değiştiğine alışmamız için biraz zamana ihtiyacımız var. Buradaki insanların söylediklerine kulak asma. Belki onlardan daha kötü durumdayız ama yeni bir yaşama başlamak için hiç değilse hepsinden daha tecrübeliyiz. Göreceksin, başaracağız. Oğlumuz, dışlanmanın ne demek olduğunu hiç bilmeyecek.
Kitap hep Dickens'ten olurdu ve koyu kırmızı bir ciltle bağlı olurdu. Regina okul kurallarını çiğnediği bir sırada suçüstü yakalanan bir çocuğun ürkekliğiyle, kitabı alırken, iki ruhlu müdür hep aynı şeyi söylerdi:" Üç sonra kitabı getir ve bana okuduklarını anlat."
Sığınmacılar, gerek doğdukları ülke, gerekse konuştukları dil, aldıkları eğitim ve kültürleriyle kendilerini; konuk eden ülkeden çok, düşmana daha yakın hissedebilirdi. Bu durumda önemli olansa bu düşünce ve duyguda insanların sömürgeye zarar vermesini önlemekti.
Pierce:"Babana söyle, ordunun ona hâlâ gereksinimi var" dedi.
Regina babasının kulağına eğilerek, "İşini kaybetmeyeceksin korkma" diye fısıldadı. Çavuş babasının ağladığını görmesin diye de hemen ona sarılarak gözlerinden öptü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Afrika’nın Hiçbir Yerinde
Alt başlık:
Nirgendwo In Afrika
Baskı tarihi:
Aralık 2003
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758823086
Kitabın türü:
Çeviri:
Deniz Banoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nokta Yayınları
Gerçek bir yaşam öyküsüdür Afrika... 1938 yılında Yahudi asıllı küçük bir ailenin Nazi hışmından kaçarak o zamanların İngiliz sömürgesi Kenya'ya sığınması ve yeni bir vatan edinme çabaları, uzaktan savaşın görüntüsü, endişeler, kaygılar, umutsuzluklar ve hüzün,.. Hukuk eğitimi görmüş Walter Redlich, güzel ve naif karısı Jettel tatlı duyarlı küçük Regina ve kahkahası dağlara yükselen Afrikalı Owuor'un sıcacık, tatlı öyküsünde bir dönemin acıları ile beraber yeni bir vatan edinmenin umutları da var Afrika romanında. Yahudi asıllı küçük bir kızın İngiliz okulunda eğitim görürken yaşadıkları, hissettiği ikilemler, hayatına hızla giren romanlar Charles Dickens'ler ve tam tam sesleri...
Alman olan Walter'in İngiliz ordusunda yaşadıkları, kafası karışmış askerler, bütün dünyalarını ve yeteneklerini ülkelerinde bırakmış kadınlar ve erkeklerin sıcak Afrika'ya uyum sorunları... Ve nihayet Nazilerin ortadan kaldırılmasından sonra 1946 yılında ülkelerinden sürülen parçalanmış Yahudiler için bir yol ayrımı...

Walter'in Almanyası mı, Regina'nın Afrikası mı...

Bir yanda vatan özlemi, bir yanda ise sihirli güzellikler ve büyüleyici ormanlarıyla Afrika... Afrika romanında sığınmacıların kendine ait bir dünya kurmaya çalıştıkları Kenya'da sadece Redlich ailesinin değil bütün sığınmacıların orijinal öykülerini bulacaksınız...

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • Ezgi Toprak
  • Kaktüs
  • ÖZNUR CÖDEL
  • Hakan Kasap
  • zgkygszcn
  • Ali Can
  • Ayhan Poyraz
  • Aslıhan B.
  • Ruhsuz Cadi
  • F.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%15.4 (2)
8
%38.5 (5)
7
%15.4 (2)
6
%7.7 (1)
5
%15.4 (2)
4
%0
3
%7.7 (1)
2
%0
1
%0