Grace ne demek?
Zariflik, zarafet, letafet, incelik, naziklik, nezaket, lûtfetmek, çekicilik, cazibe, kayra, iyilik, lûtuf, kerem, ihsan, inayet.
Grace son zamanlarda karşıma sıklıkla çıkan bir isim oldu. Öyle ki; ya bir cinayet şüphelisi, ya bir fail, ya da bir kurbandı.
Narin cinayeti ile çocuk istismar ve cinayetleri bu kadar sık gündeme gelmişken farklı yazılıp okunan ama aynı anlama gelen isimler ve yaşamlar yordu bu aralar beni. Bir Grace ile de Zeki Demirkubuz’un tavsiyesi tanıştırdı beni. Dogville filmi. Alışık olmadığım ama mevcut gündemden dolayı çok yadırgamadığım bir film oldu. Öncelikle biraz bunda söz etmek istiyorum. Tiyatro sahnesinde geçen bir film. Mesafeler az, insanlar birbirini tanıyor ve evlerin duvarı yok. Evet, duvarlar yok. Duvarlar kafalarda. Görmek istemediği hiçbir şeyi görmüyor, duymuyor, bilmiyor; ihtiyaç duymadıklarını söyledikleri şeyleri ise ilk fırsatta kullanan insanlarla dolu bir düzen. İster istemez şunu sorguluyorum. Duvarlar madde midir, mana mı? Değişik bir düzenin duvarsız duvarları üzerine bir düşünce. Greace kasabaya sığınan bir kadın. Kabul görülmesi için tüm kasaba kilisede toplanıp karar veriyor. Kilise metaforu ve diğer dini metaforların amacı dışında kullanımını görüyoruz. Greace iki haftalık kabulü alınca her şeyi ile varolmaya, halka yaranmaya çalışıyor. Bu dönemde, aslında ihtiyaç duyulmayan birçok iş alanı oluşmaya başlıyor. Çünkü Greace; çocuk bakıcılığı, ev temizliği, mevsimlik işçilik gibi işler yaptırılıyor ve bu alanlarda iş ihtiyacı doğuyor. Greace kasabada kalmak İçin her işi göze aldıktan sonra kasabanın gerçek yüzü ile karşılaşıyor. Tatlı görünen bir kasabanın ne kadar yüzü olabilir? Tecavüz, taviz, sömürü… sonu için izleyin derim. Her şey o sonu doğuruyor. Narin için neden bu film önerildi daha iyi