Alice Hakkındaki Gerçek

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.424
Gösterim
Adı:
Alice Hakkındaki Gerçek
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
264
Format:
Ciltli
ISBN:
9786055016975
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Truth About Alice
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı
Children's Choice Book Award, Teen Choice, En İyi Çıkış Romanı Ödülü '15 Amazon, Ayın Kitabı, Haziran '14 - Junior Library Guild, 2014'ün En İyileri Seçkisi

Herkes Alice'in bir partide iki çocukla yattığını biliyor. Ama Brandon'ın kaza yaptığı sırada Alice ile mesajlaştığını biliyor muydunuz peki? Bu doğru. KİME İSTERSENİZ sorun!

Dedikodulara göre Alice tam bir sürtüktü. Bu, Healy Lisesi'nin tuvaletinde herkesin görebileceği şekilde yazıyordu. Ve okul takımının yıldız oyun kurucusu bir araba kazasında öldüğünde dedikodular kontrolden çıktı.

Bu etkileyici çıkış romanında Healy Lisesi'nin dört öğrencisi; meşhur partiyi veren kız, araba kazasından kurtulan çocuk, eski en yakın arkadaş ve yan komşu, hepsi Alice hakkında bildiklerini anlatıyor.

Peki, ama Alice hakkındaki gerçek tam olarak ne? İşin doğrusu bunu öğrenebileceğimiz tek bir kişi var: Alice'in kendisi.

"Özgün karakterler hem popüler olma ihtiyacının ne kadar yok edici olabildiğini hem de adaletsizlik karşısında direnç gösterme becerisini
şaşırtıcı derecede gerçekçi bir anlatımla gözler önüne seriyorlar. Kaçırılmaması gereken bir hikâye."
-Amazon Ayın Kitabı, 2014 Haziran-

"Laurie Halse Anderson'ın Konuş Benimle'sini sevenler, Mathieu'nun çıkış romanına bayılacaklar; gerçekçi ve tam on ikiden isabet!"
-Voya, Starred Review-

"Umut vadeden yeni bir kalemden, birisinin adına leke sürmek konusu üzerine yazılmış sert ve yüze tokat gibi çarpan bir çıkış romanı."
-Booklist-

"Toplumsal dinamikler üzerine yazılmış, sürükleyici ve ilgi çekici bir hikâye."
-BCCB-

"Farklı karakterlerin anlattığı Alice Hakkındaki Gerçek, alışılagelmiş genç kız anlatımının dışına bir çıkış romanından beklenmeyecek ustalıkla çıkarak
türe yeni bir soluk getiriyor."
-Kirkus Reviews-

"Matthieu dedikodu, yalan ve birisinin adını lekeleme konularına başarılı ve duyarlı yaklaşımıyla çıkış romanı Alice Hakkındaki Gerçek ile Dedikoducu Kız'ın pabucunu dama atıyor."
-Chicago Public Library-
264 syf.
·2 günde·4/10 puan
Bir süredir kitap okuma hızımın, isteğimin azaldığını biliyordum. Bu durumdan kurtulmak için çerezlik, bir çırpıda okuyup bitirebileceğim ve bitirince de üzerinde çok durmayacağım bir kitap arıyordum ve bu bahsettiğim kitap Alice Hakkındaki Gerçek oldu. Sahiden de beni okuyamama durumundan kurtardı ama bu, kitabı çok sevdiğim manasına gelmiyor maalesef ki.
Kitapta sevdiğim sadece iki şey vardı: konusu ve olayların farklı kişilerin bakış açısından görmek. Konusu çok da farklı değildi ama ben bu tarz meselelerin üzerine durulmasını sevdiğim için beni memnun etmişti.
Kitapla ilgili sevmediğim şeylerden ilki anlatım tarzı. Edebi bir anlatımı yoktu, çok yavandı. Wattpad'deki hikayelerin yazım tarzını andırıyordu, pek beğenmedim. İkinci husus ise kitapta mantık hatalarının olması. Alice karakterinin bu kadar "kötü" anılmasına rağmen -mahalledeki en yaşlı teyzeye kadar herkesin bilinmesi de ayrı garip- bir kişinin kız ile konuşması, ona yardımcı olmaya çalışmaması bana saçma geldi. Kitap boyunca olaya el atılmasını bekledim ama hiçbir hareketlenme olmadı bu konuda. Ve sonu. Son dışında her şeye benziyordu bence. Sanki kitabın devamı varmış da basılmamış hissi uyandırdı. Çok çok fazla ucu açıktı, sanki yazar artık yazmaktan usanmış da "Bitsin artık" kafasıyla yazmış gibiydi. Olayların çok daha farklı sonuçlanmasını ummama rağmen umutlarım gerçekleşmedi.
Kitap ile ilgili genel olarak söyleyeceğim ise bana kalırsa ortalamın bir tık altı bir kitaptı. Okunacak birçok kitap varken buna başlamayı zaman kaybı olarak görmüyor değilim. Yine de karar sizin, umarım siz beğenirsiniz. Keyifli okumalar şimdiden.
259 syf.
·3 günde·6/10 puan
Okurken beni bir hayli rahatsız etti Alice Hakkındaki Gerçek. Kitabı sevdim de diyemiyorum sevmedim de. Tam olarak nasıl yorum yapacağımı da bilmiyorum.

Hiç duymadığınız bir olay ya da mükemmel bir dil söz konusu değil aslında. Çok bilinen bir meselenin, olabilecek en basit dillerden biriyle, bir o kadar da yüzeysel bir şekilde işlenişi üzerine kitap. Alice, "adı çıkmış" bir lise üç öğrencisi. Yaşadığı kasabada neredeyse herkesin onun hakkında bir fikri, ona hitap edecek bir etiketi var. Öğretmenlerden tutun da yaşlı başlı kilise cemaatine kadar. Kimse esas olayın ne olduğunu bilmiyor, işin komiği sormuyor yahut merak etmiyor. Tek yaptıkları konuşmak. Ne kadar da masum bir iş değil mi?

Kitabı bir parça sevdiysem bunun tek sebebi gerçekçi olduğunu düşünmemdir. İnsanlar gerçekten de bunu yapıyor, hep de yapacak gibiler. Başkaları hakkında zanda bulunur, bunu dile getirir, mübalağa yapar ve çok masum gördükleri şekilde yalnızca konuşurlar. Korkunç bir hale getirdiğimiz, korkunç bir dünyada yaşayan, -bazen- korkunç insanlar olduğumuzu hatırlattı bana.

Teknik olarak baktığımızda ise çok yetersiz olduğunu söyleyebilirim. Olayın yetişkinler tarafından nasıl bu kadar sığ bir şekilde algılandığını, nasıl kızın annesi ve öğretmenleri de dahil kimsenin bu duruma ses etmediğini, nasıl koca kasabada bir kişi hariç kimsenin insanlığını koruyamadığını hala anlayabilmiş değilim. Bu kısmın temellendirilmesi gerekirdi ve detaya ihtiyacı vardı.

Sonuç kısmı da ne yazık ki olmamıştı. Sanki yazar sadece insanların nasıl bencilce iftira edebildiğini yazıp bırakmak istemiş. Final falan yoktu benim gözümde. Vasat bile diyemiyorum. Her şey öylece havada kaldı, hiçbir şey düzelmenin kıyısına bile gelmedi. Dan diye de bitti.

Toparlamam gerekirse kitabın bana hatırlattığı birkaç noktayı sevdim diyebilirim ama bu kadar eksikken tavsiye etmiyorum. Kitaplığımda yer ayırmadığım bir kitabı okuyun demek bana saçma geliyor. :)
264 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10 puan
Healy Lisesi'nde yayılan dedikodulara göre Alice tam olarak şeytanın kızı. Ve bu dedikodu o kadar büyük derecede yayılmıştı ki okul tuvaletinde Alice hakkındaki şeyler oldukça fazla bir şekilde yazıyordu. Okul takımının yıldız oyun kurucusu bir araba kazasında öldüğünde ise dedikodular tamamen kontrolden çıkıyor.
.
Healy Lisesi'nin dört öğrencisi; meşhur partiyi veren kız, araba kazasından kurtulan çocuk, eski en yakın arkadaş ve yan komşu, hepsi Alice hakkında bildiklerini anlatıyor.
.
Benim düşüncelerime gelicek olursak kitap sadece gençlik romanı olmaktan çok daha fazlası. İnsanlar birbirlerine iftira atmaktan ve onları yalanlar ile kötü duruma düşürmekten başka bir şey yapmıyor. Ve en kötü yanı ise insanların bunları kendini kurtarmak için yapıyor olması.
.
Kitap da tam olarak bunu anlatıyor. İnsanlar Alice'e iftira atıyor ve diğerleri ise gerçekleri öğrenmek yerine bir yenisini daha ekliyor. Çünkü kötü olan daima kolaydır...
264 syf.
·3 günde·4/10 puan
Daha önce bir kitabı okurken bu kadar rahatsız olduğumu hatırlamıyorum. Ne sevdim diyebiliyorum ne de sevmedim. Nasıl yorum yapacağımı da bilmiyorum tam olarak. Hiç duymadığımız bir olağanüstü olay ya da hiç görmediğimiz bir dil yok kitapta. Hatta kelimenin tam anlamıyla bir klişeler kitabı da denebilir. Neler olacağını 3 sayfa öncesinden tahmin edebiliyoruz,ya da bu formda çekilmiş onlarca dizi gözlerimizin önüne gelebiliyor. Alice, “adı çıkmış” lise üç öğrencisi. Yaşadığı yerde herkes tarafından ona yapıştırılmış farklı etiketler,lakaplar ve pek de huzur bırakmayan ithamlar var. Kimse gerçek mi,yalan mı bilmiyor. İşin saçma sapan rahatsız eden tarafı da kimse sormuyor bile. Öğretmeninden tutun,yaşlı kilise cemaatine kadar.Kimse merak bile etmiyor. Tek yaptıkları konuşmak ve tek endişeleri konuşacak bir şey bulamamak. Kitabı seven bir tarafım aslında gerçekçi olduğunu gördüğümden.Dışlanmayı,hakkında en az Alice kadar ağır ithamlarda bulunulmasını hissedip,gördüğümden. İnsanlar bunu gerçekten yapıyor ve dünyanın kalan ömrü boyunca yapmaya devam edecek gibiler. Kitap bir yerde bize tiksinilecek hale getirdiğimiz dünyada yaşayan tiksinilecek insanlar olduğunu hatırlatıyor.
Teknik olaraksa,zayıf kalıyor. Olanların ‘yetişkinler’ tarafından nasıl bu kadar sığ ve kolay karşılandığını,hiç kimsenin en ufak ses çıkarmadan özellikle annenin ve öğretmenlerin yaşamlarına devam etmelerini,Kurt hariç kimsenin insanlığını koruyamadığını anlamlandırabilmiş değilim. Bu kısmın temele ve desteğe ihtiyacı vardı.
Final kısmı demek gerekiyorsa,hiç olmamıştı. Benim için final yoktu. Yazar sadece insanların nasıl bencillikler,ve nasıl iğrençlikler yapabileceğini anlatmak isteyip bırakmış gibi. Ben daha çok insanların gerçeği görüp kendilerinden utandıkları bir ‘final’ görmeyi isterdim. Her şey havada kaldı kelimenin tam anlamıyla. Beklediğim gibi bir şeylerin düzelmesi bir yana,uzağından bile geçmedi. Çat diye bitiverdi kitap. Özetle toplamam gerekiyorsa kitabın bana hatırlattığı birkaç şey dışında sevdiğim pek bir şey yok. Ve ortada şans vermek isteyen biri yoksa,tavsiye etmem gerektiğini düşündüğüm bir kitap da değil. Şans vermek isteyenlere,iyi okumalar!
264 syf.
·8/10 puan
Hepinize merhabalar. Bugün çok severek okuduğum bir kitabın yorumu ile karşınızdayım. Alice hakkındaki gerçek. Kitap bana göre tam bitmemiş olsada çok severek okudum. Bence daha farklı bir sonla bitebilirdi.
Kitapla ilgili birkaç yorum okumuştum. Kitabı birçok kişi pek sevmemiş. Ben çok severek okudum. Kitap genellikle 9.90 indiriminde oluyor. Ben kitabın kapağı için almıştım. Gerçekten çok güzel bir kapak tasarımı var. Ve fiyatıda uygun olduğu için kitabı aldım.

Kitap dört kişinin ağzından anlatılıyor. Kitapta, Alice okulun popüler kızlarından biriydi. Bir parti olur ve Alice orada bir şey yapar ya da herkes yaptığını düşünüp uydurma dedikodular yapar. Ve bu parti gününden sonra Alice artık okulun popüler kızı değildir. Herkes onun dedikodusunu yapıp onun bir sürtük olduğunu söyler. En yakın arkadaşı onun yanında olmaz. Alice'in bu süreç boyunca yanında bir kişi olur. Bu kitapta size gerçek dostluğun ne olduğunu anlatıyor. .

Kitabın sonu dışında gerçekten çok sevdim. Çok güzel bir konu üzerinde duruluyor. Kitap akıcı ve anlaşılır bir dili var. Kitabın bu kadar çok sevmeyeni olmasını anlamadım ama ben çok beğendim.

''İnsanlar bir günde adi ve zalim olmuyorlar. Bu, insanın doğasında yok. Ancak onlara yeterince zaman verirseniz sonunda dünyanın en kalp kırıcı şeylerini yaparlar. ''
264 syf.
·1 günde
Yaklaşık dört beş yıl önce, ilk çıktığında kapağı çok hoşuma gitmişti ve hazır internette de indirimde yakalayınca hemen sepete eklemiştim ama o zaman diliminde okuma zevkim büyük bir değişimin eşiğindeydi ve sonrasında da bambaşka türlere kucak açtığımdan dolayı okumayı henüz yeni başardım.

Kitabı beğenmedim, hiç beğenmedim. Fazlasıyla çerezlik bir kitap, bittiğinde ben ne okudum diyorsunuz çünkü yazar hanım okuyucusuna kitap için bir son yazmayı bile çok görmüş. Kitabın giriş bölümü var ama ne gelişme ne de sonuç bölümü var ve bu kitabı tamamıyla zaman kaybı yapıyor.

Benim için bir kitabı güzel yapan şey iyi bir kurgunun yanında estetik bir yazım tarzıdır ama Alice Hakkındaki Gerçek şu ana kadar dilsel bakımdan okuduğum en basit kitaptı. Geceleri gözümden uyku akarken yazdığım günlüklerimdeki tek bir sayfa bile bu kitabın tamamından çok daha estetik. Bu kitap dümdüz yazılmış, hiçbir kelime oyunu yok, hiçbir şiirsellik yok ve dolayısıyla okuyucuyu tatmin eden hiçbir yanı da yok.

Kitap Healy Lisesi’nin dört öğrencisinin ağzından sırasıyla ve parça parça olmak üzere anlatılıyor: Meşhur partiyi veren kız, araba kazasından kurtulan çocuk, eski en yakın arkadaş ve komşu. Bu kişiler Alice hakkında bildikleri ne varsa- iyi ya da kötü- kitap boyunca bunu dile getirmekle beraber zaman zaman içsel bir hesaplaşmaya da giriyorlar çünkü Alice bu oyunun kurbanı. Alice, herkesin kendisine önyargıyla yaklaştığı, yaşadığı yerde yediden yetmişe kadar herkesin diline düşen bir genç kız. Dedikodulara göre Alice tam bir sürtük ve bu okuduğu lisenin tuvaletindeki kapıların arkasında bile yazıyor. Okul takımının yıldız oyuncusu bir araba kazasında öldüğünde ise bu dedikodular kontrolden çıkıyor ve bizler de diğer karakterlerin fikirleri ışığında gerçekleri öğreniyoruz.

Kitabın tek güzel kısmı belli yaş aralığındaki kimselerin ruhsal ve sosyal durumlarından ötürü herkese her şeyi yapabileceğini çarpıcı bir biçimde göstermesi ve bunu eleştirmesiydi ama kitap boyunca sizi etkileyecek başka hiçbir şey yok. Kitabın en büyük eksisi, kapağında bile işin doğrusunu öğrenebileceğimiz tek kişinin olayın merkezindeki Alice olduğuna dair vurgu yapılmasına rağmen Alice’i sadece kitabın son bölümünde okuma fırsatı bulmak. Kitap anlamsızlıklarla dolu, baştan sona...

Konu çerezlik kitaplarsa çok anlamlı ve güzelce işlenmiş, kaliteli ama insanı yormayan kitaplar okunmalı. Alice Hakkındaki Gerçek değil, asla ama asla önermiyorum. Zamanınıza yazık olur.
264 syf.
·3 günde·4/10 puan
Yaklaşık dört beş yıl önce, ilk çıktığında kapağı çok hoşuma gitmişti ve hazır internette de indirimde yakalayınca hemen sepete eklemiştim ama o zaman diliminde okuma zevkim büyük bir değişimin eşiğindeydi ve sonrasında da bambaşka türlere kucak açtığımdan dolayı okumayı henüz yeni başardım.

Kitabı beğenmedim, hiç beğenmedim. Fazlasıyla çerezlik bir kitap, bittiğinde ben ne okudum diyorsunuz çünkü yazar hanım okuyucusuna kitap için bir son yazmayı bile çok görmüş. Kitabın giriş bölümü var ama ne gelişme ne de sonuç bölümü var ve bu kitabı tamamıyla zaman kaybı yapıyor.

Benim için bir kitabı güzel yapan şey iyi bir kurgunun yanında estetik bir yazım tarzıdır ama Alice Hakkındaki Gerçek şu ana kadar dilsel bakımdan okuduğum en basit kitaptı. Geceleri gözümden uyku akarken yazdığım günlüklerimdeki tek bir sayfa bile bu kitabın tamamından çok daha estetik. Bu kitap dümdüz yazılmış, hiçbir kelime oyunu yok, hiçbir şiirsellik yok ve dolayısıyla okuyucuyu tatmin eden hiçbir yanı da yok.

Kitap Healy Lisesi’nin dört öğrencisinin ağzından sırasıyla ve parça parça olmak üzere anlatılıyor: Meşhur partiyi veren kız, araba kazasından kurtulan çocuk, eski en yakın arkadaş ve komşu. Bu kişiler Alice hakkında bildikleri ne varsa- iyi ya da kötü- kitap boyunca bunu dile getirmekle beraber zaman zaman içsel bir hesaplaşmaya da giriyorlar çünkü Alice bu oyunun kurbanı. Alice, herkesin kendisine önyargıyla yaklaştığı, yaşadığı yerde yediden yetmişe kadar herkesin diline düşen bir genç kız. Dedikodulara göre Alice tam bir sürtük ve bu okuduğu lisenin tuvaletindeki kapıların arkasında bile yazıyor. Okul takımının yıldız oyuncusu bir araba kazasında öldüğünde ise bu dedikodular kontrolden çıkıyor ve bizler de diğer karakterlerin fikirleri ışığında gerçekleri öğreniyoruz.

Kitabın tek güzel kısmı belli yaş aralığındaki kimselerin ruhsal ve sosyal durumlarından ötürü herkese her şeyi yapabileceğini çarpıcı bir biçimde göstermesi ve bunu eleştirmesiydi ama kitap boyunca sizi etkileyecek başka hiçbir şey yok. Kitabın en büyük eksisi, kapağında bile işin doğrusunu öğrenebileceğimiz tek kişinin olayın merkezindeki Alice olduğuna dair vurgu yapılmasına rağmen Alice’i sadece kitabın son bölümünde okuma fırsatı bulmak. Kitap anlamsızlıklarla dolu, baştan sona...

Konu çerezlik kitaplarsa çok anlamlı ve güzelce işlenmiş, kaliteli ama insanı yormayan kitaplar okunmalı. Alice Hakkındaki Gerçek değil, asla ama asla önermiyorum. Zamanınıza yazık olur.
264 syf.
Bu kitapta olay 4-5 farklı kişinin görüşlerinden anlatılıyor ve ben her zaman bu anlatım tarzını daha çok beğeniyorum. Sadece bir kişinin görüşlerine dayanarak olayı yargılamıyorsunuz. Bu kitapta yaşananların sebebi ise bir dedikodu. Ölmek İçin 13 Sebep kitabını okuyanlar bilir,neredeyse aynı konu üzerine durulmuş. Sonra bu küçük(!) dedikodu çığ gibi büyüyüp daha kötü şeylerin yaşanmasına sebep olmuş. Dedikodular,popülerlik,kendini beğendirme çabası,kıskançlık ve rekabet...Kısacası tam bir lise romanı. Aslında bu yaş kesimini güzel yansıttığını düşünüyorum ama yinede kitapta çok fazla argo vardı. Ama ders verici bir yanıda var tabi ki. Zaten bu yönünden dolayı ben beğenenler takımındayım. Ben her bir karakteri bir şeylerler özleştirdim. Mesela;Elaine kibir,Kurt merhamet,Brandon şımarıklık,Josh bencillik,Kelsie korkaklık gibi..Farklı bir açıdan bakmaya çalıştım ve bu şekilde daha çok keyif aldım. Her ne kadar hepsi aynı olayın perde arkasında bahsetsede yinede eksik bir şeyler var gibiydi.Kitabın sonunda esas kızımız olan Alice'in her şeyi açıklayacağını düşünmüştüm ama ondan önce herkes bir şekilde suçunu itiraf etti. Saçma sapan bir şımarıklığın sonucunda neler olabileceğini ,insanların kendini kurtarmak için nasıl diğerlerini yok saydığını,bir zamanlar dostunuz olan insanların kötü zamanınızda size nasıl sırt çevirdiğini ama en önemlisi o kötü gününüzde hiç ummadığınız bir insanın size yardımı dokunacağını güzel bir şekilde anlatmış. Kitabı uzatmadan güzel bir şekilde sonlandırmış yazar. Zaten daha uzun olsaydı bir şekilde konu amacından sapar ve sıkıcı olurdu.
264 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Kitap ile ilgili bahsetmek istediğim birkaç yorumum var;

Kitap ana karakter Alice'in, Healy Lisesi öğrencilerinin onun hakkında konuştukları yüzünden hayatının nasıl mahvolduğunu, perişan hale geldiğini anlatıyor diyebiliriz.

Öncelikle kitap bittikten sonra beni biraz düşündürdü. Kendime Alice'in başına gelenlerden yola çıkarak bazı sorular sordum. Gerçekten topluluğun yarattığı algı her zaman doğru mu, yoksa biz çoğunluk düşüncesine çok mu kapıldık? Gerçek her zaman güvendiğimiz sevdiğimiz saydığımız insanların söyledikleri midir, yoksa bir şeye inanmak için illaki olayı objektif şekilde incelemeli miyiz?

Sorularımın üstüne gittikten sonra kendimce belli sonuçlara vardım.
Alice hakkındaki söylentiler doğru ya da yanlış, bu konuya girmeyeceğim. Ama ne olursa olsun bir insanın özel hayatı bu şekilde deşilmemeli, bu kadar konuşulmamalı, yüzüne vurulmamalı. İnsan nasıl hareket edeceğini kendi seçer. Eğer her hareketimizde "Toplum ne der?" Diye düşünürsek hiçbir yere gelemeyiz. Yaptıklarımız yanlısta olsa doğru da olsa sonuclarına katlanacak tek kişi biz olmalıyız ve bu sonuçlardan ders çıkarmalıyız. Yaptıklarımız, yapacaklarımız, yaşadıklarımız, yaptıklarımızın sonucu kimseye konusma, yorum yapma hatta bilme hakkı vermez! Doğrusuyla yanlışıyla biz hala biziz. Saçma sapan alakasız insanların konusmaları bizi etkilememeli.
Asla olaylara tek bir kişinin sözüne göre değerlendirip yaymamalıyız. Olaylara tarafsız yaklaşmak gerçekten büyük önem taşıyor bu kitap bunu gösterdi bana.

Okumanızı tavsiye ettiğim, sizi düşündürtebilecek bir kitap. Okumalısınız!
İnsanlar bir günde adi ve zalim olmuyorlar. Bu, insan doğasında yok.
Ancak onlara yeterince zaman verirseniz sonunda dünyanın en kalp kırıcı şeylerini yaparlar.
Uzanıp elini tutuyorum ve parmaklarının parmaklarıma dolanma şekli hoşuma gidiyor, sanki daha önce bir milyon defa el ele tutuşmuşuz gibi.
“İnsanlar bir günde adi ve zalim olmuyorlar. Bu, insan doğasında yok. Ancak onlara yeterince zaman verirseniz sonunda dünyanın en kalp kırıcı şeylerini yaparlar.”
İnsanlar bir günde adi ve zalim olmuyorlar. Bu, insan doğasında yok. Ancak onlara yeterince zaman verirseniz sonunda dünyanın en kalp kırıcı şeylerini yaparlar.
Jennifer Mathieu
Sayfa 251 - Yabancı Yayınları
...sadece konuşabileceğim birisi olsun isterdim. Ama ona hiçbir şey söylemeyeceğimi biliyordum. Ben o kadar cesur değildim.
Jennifer Mathieu
Sayfa 209 - Yabancı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alice Hakkındaki Gerçek
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
264
Format:
Ciltli
ISBN:
9786055016975
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Truth About Alice
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı
Children's Choice Book Award, Teen Choice, En İyi Çıkış Romanı Ödülü '15 Amazon, Ayın Kitabı, Haziran '14 - Junior Library Guild, 2014'ün En İyileri Seçkisi

Herkes Alice'in bir partide iki çocukla yattığını biliyor. Ama Brandon'ın kaza yaptığı sırada Alice ile mesajlaştığını biliyor muydunuz peki? Bu doğru. KİME İSTERSENİZ sorun!

Dedikodulara göre Alice tam bir sürtüktü. Bu, Healy Lisesi'nin tuvaletinde herkesin görebileceği şekilde yazıyordu. Ve okul takımının yıldız oyun kurucusu bir araba kazasında öldüğünde dedikodular kontrolden çıktı.

Bu etkileyici çıkış romanında Healy Lisesi'nin dört öğrencisi; meşhur partiyi veren kız, araba kazasından kurtulan çocuk, eski en yakın arkadaş ve yan komşu, hepsi Alice hakkında bildiklerini anlatıyor.

Peki, ama Alice hakkındaki gerçek tam olarak ne? İşin doğrusu bunu öğrenebileceğimiz tek bir kişi var: Alice'in kendisi.

"Özgün karakterler hem popüler olma ihtiyacının ne kadar yok edici olabildiğini hem de adaletsizlik karşısında direnç gösterme becerisini
şaşırtıcı derecede gerçekçi bir anlatımla gözler önüne seriyorlar. Kaçırılmaması gereken bir hikâye."
-Amazon Ayın Kitabı, 2014 Haziran-

"Laurie Halse Anderson'ın Konuş Benimle'sini sevenler, Mathieu'nun çıkış romanına bayılacaklar; gerçekçi ve tam on ikiden isabet!"
-Voya, Starred Review-

"Umut vadeden yeni bir kalemden, birisinin adına leke sürmek konusu üzerine yazılmış sert ve yüze tokat gibi çarpan bir çıkış romanı."
-Booklist-

"Toplumsal dinamikler üzerine yazılmış, sürükleyici ve ilgi çekici bir hikâye."
-BCCB-

"Farklı karakterlerin anlattığı Alice Hakkındaki Gerçek, alışılagelmiş genç kız anlatımının dışına bir çıkış romanından beklenmeyecek ustalıkla çıkarak
türe yeni bir soluk getiriyor."
-Kirkus Reviews-

"Matthieu dedikodu, yalan ve birisinin adını lekeleme konularına başarılı ve duyarlı yaklaşımıyla çıkış romanı Alice Hakkındaki Gerçek ile Dedikoducu Kız'ın pabucunu dama atıyor."
-Chicago Public Library-

Kitabı okuyanlar 392 okur

  • Ceren Menteş
  • Arjen Bade Aydın
  • Elif Nur
  • ilay
  • mrsberaxy
  • alisaaa
  • Duygu Başekin
  • melek yıldız
  • birisi
  • Luna

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6.2
13-17 Yaş
%41.5
18-24 Yaş
%30.8
25-34 Yaş
%16.9
35-44 Yaş
%3.1
45-54 Yaş
%1.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%93.3
Erkek
%6.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.2 (17)
9
%8.2 (15)
8
%18.5 (34)
7
%16.8 (31)
6
%19 (35)
5
%10.3 (19)
4
%8.2 (15)
3
%3.8 (7)
2
%3.3 (6)
1
%2.7 (5)