Sağlıklı beslenme adına okuyorum diyet anlamında değil. Bedenimizin işleyişini tanımak sağlık için uygun beslenmek gerekiyor. Meditasyon nefes alma egzersizleri ve kuantum gibi konularda kitaplar okudukça beslenmemizin de ruhun huzuru için gerekli olduğunu gördüm. Bu kitap da bize sağlıklı yaşama bir adım daha yaklaştırıyor. Farkındalık için okunmalı. İyi okumalar var olun
Vücuttaki serbest radikallerin(toksin) uzaklaştırılmasından, besinlerin hangi saattlerde enerjiye dönüştüğü,hangi besinler enerji olurken hangi besinler karın çevresinde depolanır ve bunun nedeni ve mekanizması nedir? Alkali beslenmenin bunun önüne nasıl geçeceğini anlatan muhteşem bir yol arkadaşı...
Alkali DiyetAyşegül Çoruhlu · Doğan Kitap Yayınları · 2019787 okunma
Ayşegül Çoruhlu gerçekten daimi takip edilmesi ve bütün kitapları okunup uygulanması gereken bir hekim. Kesinlikle doğru konuşuyor, çok güveniyorum. İnsanı motive eden anlatımı ve bilgilere sahip.
Alkali DiyetAyşegül Çoruhlu · Doğan Kitap Yayınları · 2019787 okunma
Kitabı beğendim ancak oldukça fazla tekrara düşüyor aynı cümleleri diğer bölümde defalarca okuyorsunuz. Kimya101 dersi gibi tekrar edip duruyor. 148 sayfalık kitap 48 sayfasına belki tekrar eden kısımları çıkarırsak. Ancak şu var defalarca tekrar ettiği için de bilginin akılda kalmaması imkansız hale geliyor elbette. Zihninize mıhlanıyor artık o bilgi. Sağlık için oldukça faydalı bir kitap sadece ben tekrara düşmeyi sevmediğim için biraz sıkıldım. Örneğin su içmek ile ilgili 20 kg başına 1 lt cümlesini tam 6 kez okudum kitapta. Yine de önemli bilgileri derlenmiş olarak bulabilmek açısından oldukça faydalı oldu . Beslenme düzenini değiştirmek isteyenler için faydalı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Alkali DiyetAyşegül Çoruhlu · Doğan Kitap Yayınları · 2019787 okunma
Sağlıklı beslenme ve sonucunda hayat kalitesinin artmasına yönelik anlamlı ilkeleri bulunan bir kitap. Bu konuyu hücre düzeyinde ele alıp biyokimyasal bazı mekanizmaları anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Asitleşen vücudun sonrasında ne gibi yüklerle bizi karşı karşıya bıraktığını ve bunu elimine etmek için hangi yollara başvurmamız gerektiğini gösteriyor. Ancak beslenme bazında baktığımız zaman bazı öneriler sürdürülebilir beslenme ile örtüşmüyor. Yine bir diğer mesleki farkındalıkla gözüme çarpan şey ise gluten konusundaki yargıları oldu. Evet gluten vücudu asitleştiriyor, hassasiyet oluşturuyor ama tüketilmediğinde de bağırsak hücreleri yok oluyor. Bunlardan da bahsederek işin artı ve eksilerine kitapta yer verebilirdi. Genel manada beslenmeye güzel, farklı bir bakış açısı kazandıran bir kitap.
Günümüzde alkali beslenme kavramını sanıyorum ki duymayan yoktur. Bu beslenme vücudun asidik halden alkali hale dönüşmesi prensibine odaklanıyor. Kitapta, hangi besinlerin alkali olduğu hangilerinin asidik olduğu üzerinde duruluyor ve son bölümde de alkali beslenme önerileri sunuluyor.
Alkali beslenme denildiğinde akla öncelikle anti-inflamatuar besinler geliyor. Bu besinler içerisinde ise en bilinenleri; yeşil, kırmızı ve mor sebzeler, zeytinyağı, hindistan cevizi suyu ve yağı, zerdeçal, ağır metal seviyesi düşük balıklar, avokado vb. gıdalar yer alıyor. İnflamatuar besinler ise tahmin edebileceğiniz gibi; rafine karbonhidrat içeren gıdalar, paketli-ambalajlı gıdalar, trans yağlar, un, mışır şurubu, glikoz şurubu vb. katkı maddesi içeren yiyecek ve içecekler.
Ne kadar sağlıklı beslenirsek vücudumuz o kadar alkali olur ve haliyle bağışıklık sistemimiz de o denli düzenli çalışır. Kitapta kısa ve yerinde bilgiler verilmesini beğendim. Bu kitaptan sonra Karatay Sözü isimli kitabı da okuyarak konu hakkındaki bilgilerinizi artırabilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim. :)
Ayşegül Hanım artık benim ruhsal annelerimden:)
Hücre içinde enerji üretilirken oluşan atıklar asidik ve eğer alkali içeriklerle bu asiditeyi dengelemezsek hücre-doku-organ bazında hasarlara sebep oluyoruz. Araba örneklemesi aklıma çok yattı; yol almak istiyoruz, mükemmel bi arabamız var, kaliteli yakıt kullanırken bile çıkan son ürünün belli aralıklarla araçtan temizlenmesi gerekir ki asla kötü yakıt kullanılmamalı.
İlaç kullanımı ülkemizde psikolojik bir araç. Tansiyon gibi ilk aşamalarda kontrol altına alınabilecek hastalıklarla kadermiş gibi yaşıyor insanlar. Bedenimizi tanımak ve ona saygıyla ihtiyacı olanları vererek bu makineyi uzun süre teklemeden kullanmak isteyenler için güzel bir sunum bu kitap.
Ayşegül Çoruhlu’nun yazmış olduğu bu bilgilendirici eseri okumak benim için çok faydalı oldu. Alkali beslenme konusunda bende oluşturduğu bilgi birikimi sayesinde bundan sonra beslenmem konusunda daha bilinçli olacağıma eminim.
Aslında alkali beslenme bir nevi vücuttaki asit yükünü azaltmaya yönelik. Yaşanılan çoğu hastalığın beslenme kaynaklı olduğunu düşünürsek, burada da fazla asit birikiminin önemi ortaya çıkıyor.
Vücudumuzda gerçekleşen bazı kimyasal olaylar sonucu ortaya asidik ürünler çıkar. Vücut tarafından bu asitler karşılanmaya çalışılır fakat üstüne bir de asit yoğunluğu fazla olan gıdalar tükettiğimizde bu vücut için sandığımızdan da yıpratıcı olur. Ayşegül Çoruhlu da asitlerle baş etmenin en etkili yolunun alkali beslenme olduğunu belirtiyor. Alkali ürünlerin bir nevi asit dengeleyiciler olduğunu söyleyebiliriz.
Görünenin aksine asit sanılan besinlerin, vücuda alınımı sonrasında alkali etki göstermesi olasıdır. Buna en güzel örnek limon olarak verilebilir. Aynı şekilde çoğu besin asidik olmasa da tüketilmesi durumunda asit birikimine sebep olabilir.
Vücudumuzu gözlemleme konusunda da titiz davranmamızı öneriyor yazarımız. Bu gözlemler sayesinde içimizde işlerin nasıl gittiğini anlamamız olası.
Bunu anlamaya başlarken kitap hücrenin yolculuğundan başlayarak okuyucuyu bilgilendiriyor. Özellikle bazı kısımlarda bilimsel ifadeler ve anlatım biçimleri kullanılmış. Eğer biyolojiye karşı bir ilgi ve bilginiz varsa, sizin için bu kısımları okumak keyifli olacaktır. Yine de herkesin okumasını şiddetle tavsiye ettiğim bir kitaptı kendisi. Hayata bakış açınızı değiştirecek ve tekrar tekrar beslenme şeklinizi gözden geçirmenizi sağlayacak çok değerli bir kitap.
Alkali DiyetAyşegül Çoruhlu · Doğan Kitap Yayınları · 2019787 okunma
Ayşegül çoruh sosyal medya platformlarından takip ettiğim bir isim ve bu kitap yazarın okuduğum ikinci kitabı. Başta Ayşegül hanım alkali beslenmenin önemini anlatıyor. Vücudun alkali beslenmeye yönelik olduğunu, mide hariç diğer tüm organlarımızın alkali düzeye yatkın olduğunu, alkali beslenerek kronik hastalıklara yakalanma hızımızın düşeceğinden, vücudunun normal çalışma stilinin alkali olduğundan ve bizlerin asidik beslenerek vücudumuza verdiğimiz zadarlardan bahsediyor uzun uzun ve açıklayıcı bir biçimde. Maleesef ki vücudun alkali mi asidik mi olduğu kan testi vs de ilk başta belli olmuyor. İlerleyen dönemde bunu kaslara ve kemiklere verdiği zarardan anlayabiliyoruz. Bu zararı da vücut son raddeye kadar telafi etmeye çalışıyor fakat bunu eczanelerde satılan ph testleriyle idrar ve tükürüğümüzden anlayabilirmişiz. Kitabın son bölümünde alkali besinler ve örnek alkali beslenme programı mevcut oldu. Benim için çok bilgilendirici oldu. Şu an tam anlamıyla alkali beslenmeye geçemesem de beslenme tarzımda bazı değişiklikler yapacağım.
Bu kitapta okuyacağınız konular:
• Asitlenme
• Asitlenmenin sonuçları
• Asitlerden kurtulmanın yolları
• Vücut yağları
• Asitlenmeye yol açan yiyecekler
• Alkali beslenme
• Vücut asitliğini ölçme ve değerlendirme
• Alkali beslenme rehberi
• Örnek beslenme planı
• 10 adımda alkali beslenmeye geçiş.
Alkali DiyetAyşegül Çoruhlu · Doğan Kitap Yayınları · 2019787 okunma
4 Temmuz 1969 doğumludur. Orta öğrenimini İzmir'de tamamladı. 1994 yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Şişli Etfal Hastanesi'nde biyokimya uzmanlığı ihtisasını tamamlarken Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Master Programı'na devam etti.
2000 yılında Amerikan Hastanesi'nde biyokimya uzmanı olarak çalışmaya başladı. Daha sonra İntermed Polikliniği Laboratuvar Şefi olarak görevine devam etti. Bu görevde kaldığı yıllar içinde koruyucu hekimlik konseptine uygun check-up programları hazırladı. Anti-oksidan testler, gıda duyarlılığı testi, kişiye özel hormon ve genetik testleri gibi ileri anti-aging yaklaşımlarını ilk uygulayanlardan oldu. Vitamin ve mineral desteği kullanımı konusunda uzun süre eczacı ve doktorlara seminerler verdi.