Ölüm kapısı serisinin 3. Kitabını da bitirmiş bulunmaktayım.
Öyle mükemmel bir seri ki, üzerine konuşulabilecek çok sözüm olmasına rağmen suskun kalmayı tercih ediyorum.. Tadı damağımda kaldı. Üzerimdeki etkisi birkaç gün daha devam etsin, incelememi güncellerim..
Fantastik severlerin okumadan ölmemesi gereken bir seri.. Net.
Kurgusu, işlenişi, dili muazzam..
7 kitaplık bir seriyi ortaladık, 4 Kitap kalmasının üzüntüsü var, hiç bitmesin isterdim..
Kitabın pdfsini yorum olarak ekliyorum, diğer kitapları da eklemiştim, baskısı yok sahaflarda bulursanız kaçırmayın..
Muazzam..
Margaret WeisTracy Hickman
“Ölüm Kapısı” serisinin bu kitabında Haplo ile beraber üçüncü alem olan Abarrach’tayız. İkinci kitapta ortalarda görünmeyen Alfred de bize eşlik ediyor bu kitapta. Fakat bu dünyadaki serüvenimizde Elfler, insanlar ya da cücelerden eser yok.
Abarrach’ta Alfred’in ırkından olan Sartanlar yaşamakta. Fakat barışçıl bir ırk olarak bilinen Sartanlar çok değişmiştir ve kahramanlarımızı hiç de hoş olmayan zamanlar beklemektedir.
Sartanlar ve Patrynlerin kökeni ; İnsanlar, Elfler ve cücelerin nasıl yaratıldıkları gibi konular hakkında bolca bilgiler ediniyoruz bu kitapta. O yüzden ilk iki kitaba göre daha başarılı buldum bu kitabı. Ayrıca bu alemdeki Lazarlar gayet başarılı bir düşman toplumu olmuş. Yavaş yavaş Labirent’e ve Ölüm Kapısı’na yaklaşıyoruz.
Ölüm Denizi
Sartan Alfred ve Patryn Haplo'nun Abarrach'a olan yolculuğuna eşlik ediyoruz. İki zıt kişi yaşamak için bir arada olmalı.
Nexus Lordu üçüncü gezegen olan Abarrach'a yani lav gezegenine öğrencisi Haplo'yu keşif için gönderir. Alfred'in ortaya çıkması onu sinirlendirir fakat yolculuk boyunca dost olma yolunda ilerler.
Gezegenimiz lavların, ölülerin, hayaletlerin cirit attığı bir mekan. Yaşayan sayısı çok az. İnsan, elf, cüceyi geçin yaşayan Sartanlar bile çok çok az. Hal böyleyken ölüçağırtanları var bu adamların.
Karşımıza bir sürü ölü, hayalet ve bu iki halin ortası olan Lazarlar çıkar. Lazarlar daha zekidir hatta ölülerin zekasını da artırır. Öyle bir zaman gelirki ölüler serbest kalmak için bütün yaşayanları öldürmeye başlarlar. Aslında hep böyle değildi. Ta ki bizim ikili tam kıyamet günü oraya varana kadar işler bu kadar zıvanadan çıkmamıştı.
Ateş DeniziMargaret Weis · İthaki Yayınları · 2002221 okunma
Serinin ilk iki kitabını büyük bir heyecanla okudum.muhteşem oldugunu ifade etmeliyim.Yazarının bilim kurgu kitaplarını hiç okumadıgını öğrenince bu kitaptaki hayal dünyasını nasıl yarattıgını merak ediyorum.
Ateş DeniziMargaret Weis · İthaki Yayınları · 2002221 okunma
Haplo ve köpeği tekrardan Ölüm Kapısı’ndan geçip yeni bir maceraya ve dünyaya yelken açar, yolculukları bu sefer Abarrach’ta, yani taş dünyasında son bulur.Tabi bir anda Alfred’i aralarında görmek özellikle Haplo için oldukça sinir bozucu bir durum olacaktır.
Haplo ve Alfred Abarrach’ta, Alfred’in ırkıyla yani Sartanlar ile karşılaşırlar ancak bu karşılaşma özlem giderme içermeyecektir.Ölüçağıranlar ile karşılaşmaksa hiç tahmin edemedikleri bir başka şaşırtıcı nokta.Halk, Ölüçağırıcılık yani ölüleri diriltme büyüsüyle kendi sonlarını hazırladıklarının bilincinde değillerdir.Yaşayanlar, ölüleri sihirleriyle tutsak ediyor ve köleleştiriyorlar ancak gün geliyor ölüler yaşayanlardan intikamlarını almak için harekete geçiyor.Yaşayanlar öldürülmeli ki ölüler özgürlüklerine kavuşabilsin.
Bu kıyametin içinde ise Haplo ve Alfred istemeyerek de olsa birlikte hareket etmek ve hatta birbirlerinin canlarını sayısız kez kurtarmak durumunda kalıyor ve Sartanlar, Ölüçağırıcılık ve daha nicesiyle ilgili bir çok bilgi ediniyorlar.Nice belalardan kurtuluyor ve sonraki maceraları için yola çıkıyorlar.
İkinci kitaptan sonra ilaç gibi geldi desem yalan olmaz.Aşırı güzel ve akıcıydı.Haplo ve Alfred ikilisini tekrar bir arada görmek iyi geldi, iki zıt kutup birbirini çekiyor resmen.Alfred sonunda kendisiyle ilgili biraz aydınlanma yaşadı, bakalım sakarlıkları azalacak mı.Hiç ara vermiyorum ve sıradaki kitaba geçiş yapıyorum.
Ateş DeniziMargaret Weis · İthaki Yayınları · 2002221 okunma
Taş alemine gelen Haplo ve sartan Alfred Taş Aleminde çok zor şartlarda yaşamak zorunda kalan Sartanlar ile karşılaşmıştır. Alfred dehşetle Bu sartanların hayatta kalabilmek için yasakları çiğnediğini fark etmiştir.
Nefes almanın dahi güç olduğu bu dünyada onları yargılamak mümkün müdür?
Ateş DeniziMargaret Weis · İthaki Yayınları · 2002221 okunma
Margaret Weis, 16 Mart 1948 tarihinde Independence, Missouri'de dünyaya geldi. 1984 yılında Tracy Hickman'la birlikte yazdığı Ejderha Mızrağı Serisi ile tanınmaktadır.
Weis, 1970 yılında yaratıcı yazarlık bölümünden mezun oldu. Weis ilk olarak küçük bir yayınevinde çalışmaya başladı ve burada editör oldu. 1972-1983 yılları arasında Herald Yayınevi'nde reklam direktörü olarak çalıştı ve ardından Herald Yayınevi'nin alt şirketlerinden biri olan Independence Yayınevi'nin müdürü oldu. 1970li yılların sonu, 1980li yılların başında Weis, çocuklar için birçok kitap yazdı. 1983 yılında Weis TSR Inc'e oyun editörü olmak üzere başvurdu. TSR bu pozisyon için yazarı geri çevirdi, fakat kitap editörü olarak işe aldı.
Overlord (Derebeyi) Projesi' olarak bilinen ve bir roman ve üç modül yazılmasını içeren görevlerinden birinde iş arkadaşı olan Tracy Hickman ile birlikte hikayenin taslağını çıkararak, kitabı yazması için bir yazar tuttular, fakat bu işe yaramadı. İşte tam bu sıralarda Weis'in kendi sözleriyle "Tracy ile kendimizi bu işe o kadar çok vermiştik ki, bu kitabı bizim yazmamız gerektiğini hissettik." Hikayenin yazıya dökülmesinin ardından Overlord Projesi, Ejderha Mızrağı olarak bilinen ve tüm dünyada tanınan bir kitap serisi haline geldi.
Fantastik kurgu yazarı olarak bilinen kariyeri ve ününün aksine, Weis fantastik kitaplar okumadığını belirtmiştir. Güney Wisconsin'de ambardan çevrilen bir evde yaşamaktadır.