20 Dakikada bitebilecek bir çizgi roman. Ama sanmayın ki etkisi sadece 20 dakika sürecek. Her sayfayı çevirişimde " Agaa beeee yazık lan adama dedim." Çocuklara soruna Ayda polis olmak istermisiniz diye? hepsi evet der büyük ihtimal. Yazar bu sorunun cevabını biraz ironi olarak alarak yalnızlığı ve kendi dünyamıza vermediğimiz değerin, altını kalın kalın çiziyor. Memleket hasreti diye bir şey vardır bilirsiniz. Bu kitapta komple dünyaya özlem var. Bazı sayfalarda polisimiz Dünyayı izlerken içim burkuldu. Biz bu dünyaya iyi bakmıyoruz. Gün geçtikçe heba ediyoruz bu dünyayı. Sonra Uzay, Ay, MArs vb. yerlerde yaşam yerleri kurmaya çalışıyoruz. Ne yapacağız bulunca? Orayı da dünya gibi heba mı edeceğiz? Kesinlikle evet :D Dünyanın ve yalnız olmamanın değerini bilelim. Bence bu kitabı okuyun seveceksinizdir. eksileri yok mu? Tabii ki var. Çizim tarzını pek beğenemedim açıkçası. Birde sonu bir tık daha hüzünlü olabilir Zweig kitapları gibi :D Ben uyguna almıştım kitabı ciltli falan kuşe kağıdı baskısı. Baskı sağlam ama ciltsiz, kalın kapak versiyonu çıksa daha uyguna daha çok kişi okusa daha çok mutlu olurum açıkçası. Neyse fırsatınız olursa Ay'da polisimizin %100 başarı oranı ile işini yaptığı bu eseri okuyun :)
"Ay'da yaşamak... Aklımızdan ne geçiyordu ki? Şimdi düşününce aptalca geliyor."
İskoç çizer Tom Gauld, karikatürist ve illüstratör olarak başladığı kariyerinde çeşitli gazete ve dergilerde çalıştı. Karikatür derlemelerinden sonra çıtayı biraz daha yükselten Gauld, hem yazıp hem de çizdiği 2 çizgi romana imza attı: Ay Polisi ve #k:240483. (Golyat hakkında bakınız: #105712037)
Kendine has çizimleriyle tarzını belli eden çizerin detaycı olmadığını, yüzeysel çizimlerle öyküsünü anlatmaya odaklandığını söyleyebiliriz. Yine öykü içinde de çok fazla betimleme ve diyaloğa yer vermeyen Gauld'ün çizgi romanları sayfaları hızla çevrilerek dakikalar içinde tüketilebilir.
Eserleri hızlı okunsa da, zihninizde hüzünlü bir hikâyenin izleri uzun süre korunuyor. Tıpkı Golyat'ta olduğu gibi Ay Polisi'nde de dramatik alt yapısı güçlü bir eserle karşı karşıyayız. Fakat bir farkla, Golyat, tarihte yaşanmış bir olaydan yola çıkılarak yeniden tasarlanmış tarihsel bir öykü ortaya koyarken, Ay Polisi'nde geleceğe dönük, bilimkurgusal bir hikâye okuyoruz.
İnsanlık yüzyıllardır hayal ettiği şeylerden birini gerçekleştirmiş ve Ay'da koloni kurmuştur. Coşkuyla karşılanan bu kararın ardından birçok insan Ay'da yaşamaya başlamış ve o çorak topraklar canlılara ev sahipliği yapar hale gelmiştir. İnsanların olduğu yerde doğal olarak problemler de yaşanacağından, Dünya tarafından Ay'a durumu kontrol altında tutması için bir polis gönderilmiştir.
Öykümüz Ay Polisi'nin gözünden aktarılıyor. İlk etapta her şeyin güzel olduğu Ay'da durum kötüye gitmektedir zira büyük bir hevesle Ay yüzeyinde yaşamak için gelen insanlar umduklarını bulamadıkları için birer birer Dünya'ya dönme kararı almaktadır.
Ay Polisi, günlük rutin işlerini yaparken çevresindeki insanların birer birer
Bazen kurduğumuz hayallerin gerçekleştiğinde bekleneni vermediğini, bazı hayallerin hayal kalması gerektiğini, o hayali kurarken olduğun mutlulukla yetinmenin hazzını ve anı yaşamanın her şeyi kolaylaştırdığını hissettiren bir kitap oldu. Amacı bu muydu? Bilmiyorum :) Ama oldukça sevdiğim, dakikalar içinde biten, çok tatlı bir kitap oldu.
İyi çizgilerden oluşan bir çizgi roman, ustasının elinde binlerce sayfalık romanın veremeyeceği duyguyu verip, saatlerce, belki de günlerce bazıları da hayatınızda çok önemli bir yere sahip olup, sizi yıllarca aklınızdan çıkaramayacağınız duygularla kaplayabilir.
Bazı çizgi romanlar, hiç konuşma balonu dahi olmadan sizi içine hapseder ve çizili bir hikaye olmasına karşın sizin kendi hikayenizi yaratmanıza izin verir. Son dönemde çıkmış olan Hakan Günday’ın “Kana Diz Kana” çizgi romanı bu şekilde hayat bulmuştur. Emre Orhun’un elinden çıkan çizgilere göre kendi hikayesini yaratmıştır Hakan Günday. Normalde bunun tersi olur, yazarın bir hikayesi vardır ve çizer ona göre bir dünya yaratır. Nadir yapılan bir iş, ülkemizde ise ilk defa yapılmıştı ve çok iyi bir iş çıkmıştı.
“Ay Polisi” dünyanın salgınla boğuştuğu bu dönemde Türkçe’ye kazandırıldı. Ay’da kurulan bir koloni her geçen gün ıssızlaşmaya başlıyor ve polisimize pek iş düşmüyor. Sessiz, sakin ve günlük rutinlerinin arasında onunla birlikte yalnızlığı hissediyor, şu günlerde evlerimizde yaşadığımız duygulara kapılıyoruz. Hapsedilmişiz ve gidemiyoruz, gezemiyoruz, istediğimizi yapamıyoruz, sevdiklerimizle sarılamıyoruz, anlamsız günler silsilesinde her gün bir sayfa çevirip, bir diğerine geçiyoruz. Yalnızlığı sevmeyen insanların ise içten içe bunaldığı, daha doğrusu bunalıma girdiği günleri yaşıyoruz. Az konuşma balonlarından oluşan bu çizgi, bunalmışlık hissini sonuna kadar veriyor ve polisimizle birlikte bizde karamsar bir havaya giriyoruz.
Her gün filtre kahve ve donut aldığı otomat değiştiriliyor ve bir cafe’ye çevriliyor. Bu sayede paket yapıp arabasında yemesine gerek kalmıyor. Herkesin iki çift muhabbete ihtiyacı vardır değil mi?
Yalnızlığın, günlük sabit rutinlerin, heyecansız bir ay yaşamının anlatıldığı
Çok nostaljik bir hikayeydi. Yani çizimleri o kadar güzel değil, hikâyede öyle mükemmel bir şey değil ama okurken çok güzel hissettiriyor. Sanki o karakterin yerine biz Ay'da hapsolmuşuz gibi. Kendimi o karakterin yerinde görmedim değil. Tek şikayetim keşke biraz daha uzun olsaydı. Sondaki 2 karakterin sonradan nasıl zaman geçirdiklerini okumak isterdim.
Okumak isteyenlere keyifli okumalar>3
“Ay’da Yaşamak...
Aklınızdan ne geçiyordu ki? Şimdi düşününce aptalca geliyor.”
Tom Gauld, işleri düzenli olarak Guardian, New York Times ve New Scientist’de yayınlanan bir karikatürist ve illüstratör. Ay Polisi’nde kendine has çizimleri ile eğlenceli ve melankolik bir öykü kaleme almış. Alican Saygı Ortanca’nın özenli çevirisi ve Ömer Ezer’in editörlüğünde bizlerle buluşan bu kitabı çok sevdim..
Ay’da yaşamak kulağa ne kadar heyecanlı geliyor öyle değil mi? Ay polisi de hep bunun hayalini kurmuştu. Ama insanlar yavaş yavaş Ay’ı terkedip Dünya’ya dönmeye başladığında geriye hüzünlü bir ortam kaldı.
Okuduğum en güzel bilimkurgu çizgi romandı
Ay PolisiTom Gauld · İthaki Yayınları · 2020966 okunma
Çerezlik bir çizgi romandı hemencecik bitti. Ama o yalnızlığı okurken iliklerime kadar hissetim desem yeridir.
Karakterimiz ay'da polis olarak çalışıyor.
Herkes aydan dünyaya gitmeye başlar ve yavaş yavaş her yer kapanır, değişmeye başlar.
Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar.
Ay PolisiTom Gauld · İthaki Yayınları · 2020966 okunma
İnanılmaz tatlı bir kitaptı. Okuması zaten yalnızca dakikalar alan bir çizgi roman. Çizimlerin sadeliğine bayıldım. Kitabın kapağına, yapısına, Çizimlere, hikayeye resmen hayran kaldım. Çok tatlı bir hikayeydi. Bir kısa animasyon filmi kıvamında. Yalnızlığı çok iyi yansıtan bir çizgi roman. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Okuduğunuzda size kesinlikle bir şeyler hissettireceğinden ve okurken de keyif alacağınızdan eminim.
Yine bir çırpıda okunan bir çizgi roman. Hemen okudum. Ama güzeldi hatta keşke biraz daha uzun olsaydı dedim. Çizimleri de güzel ve dikkat çekiciydi. Tavsiye ederim
Ay PolisiTom Gauld · İthaki Yayınları · 2020966 okunma
10 dakikada bitirebileceğiniz bir çizgi roman. Çizimleri, konusu gayet basit. Çocuklar için yapılmış gibi bir havası var. Ancak kitabın son sayfasını çevirdiğinizde hiç beklemediğiniz duygularla başbaşa kalacaksınız.
Tom Gauld, İskoç bir karikatürist ve illüstratördür. Tarzı, kendisinin "duygusuz komedi, düz diyaloglar, sahne arkasında olup bitenler ve etkileyici karakterler"e olan düşkünlüğünü yansıtır.