Kitap Ayyar Hamza, Kokona Yatıyor ve Letafet isimli üç bölümden oluşmaktadır.
Ayyar Hamza ile Kokona Yatıyor orta oyunu tadında tiyatro eserleri. Letafet ise üç perdelik komik bir operet.
Ayyar HamzaÂli Bey · Kum Saati Yayınları · 2006669 okunma
Çok keyifli bir kitap. Dönemde faytonla köşklerin arasında gezindiğinizi hissediyorsunuz. Eski ve yeşil İstanbul canlandı gözümde. Ayyar Hamza sevdiğim bir karakter oldu, her eve lazım.
Ayyar HamzaÂli Bey · Kum Saati Yayınları · 2006669 okunma
Direktör Ali Bey (1844–1899), Tanzimat Dönemi'nin önemli mizah ve tiyatro yazarlarındandır. Yazar için yaşadığı dönem de “Osmanlıların Molière’i" deniliyormuş. Yazar, Molière’nin eselerininin çevirilerini yapıp edebiyatımıza kazandırmıştır.
Kitabı okumaya başladığımda önsöz kısmını okumadan kitaba başladım ve onun içinde Ayyar Hamza oyununu okurken bu oyun bana bir yerden tanıdık geliyor dedim, meğerse Ayyar Hamza daha önceden okuduğum Molière'nin Scapın'in Dolapları kitabından uyarlamaymış.
(Daha önce başka bir kitabın özsözünü okuduğumda önsözde kitapla alakalı çok büyük bir spoiler öğrendiğim için, artık kitapların önsözünü kitap bittikten sonra okuyorum)
Bu kitaptaki iki tiyatro eserinden biri olan Ayyar Hamza oyunu, Molière'nin Scapın'in Dolapları kitabının uyarlamasıdır. Ayyar Hamza'da, Hamza isimli bir uşağın çevirdiği dolaplar anlatılmaktadır. Direktör Ali Bey’in Ayyar Hamza eseri hem eğlendirici hem düşündürücüdür. Toplumun aksayan yönlerini, toplumdaki insanların gerçek yüzlerini mizahi bir dille eleştirir.
İkinci oyun Kokona Yatıyor'da, kocasından gizli baloya giden ev sahibesinin evde olmayışını ev sahibi olan ve karısını aldatan çapkın, Çelebi Kostaki'ye fark ettirmemeye çalışan uşak Eleniko ve Eleniko'nun nişanlısı diğer köşkün uşağı Yanko'nun başından geçenler anlatılır.
İki oyunu da çok sevdim, okurken bol bol güleceğiniz bir kitap, tiyatro okumayı seven herkese tavsiye ederim.
OkudumBitti
#AyyarHamzaKokonaYatıyor
#AliBey
#TürkiyeİşBankasıYayınları
Tanzimat dönemi Türk tiyatrosunun oluşumuna ve komedinin gelişimine katkısı çok olan Ali Bey' den iki oyun okuyoruz.
Ayyar Hamza ve Kokona Yatıyor
Ayyar Hamza : Ahh Hamza ne dalavereci adamsın, babanın ağzından girip burnundan çıktın ve ikna ettin. İki genç babaları yurt dışındayken evlenirler, ne yapacaklar şimdi nasıl anlatacaklar? Burada uşak Hamza devreye girer ne yapar eder efendisini bu evliliklere ikna eder.
Kokona Yatıyor : Adam kadını aldatıyor, kadın adamı. İkisi de geceyi dışarıda geçirecektir. Gel gör ki ikisinin de işi olmaz eve dönerler. Zavallım Eleniko hanımının yokluğunu efensisinden gizlemek için kırk takla atar
Tiyatro seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim, tatlı tatlı tebessüm ediyorsunuz.
Kitapla kalın sevgili dostlar.
Ali Bey'in daha önce Seyahat Jurnali adlı eserini okumuştum. Kendisinin oyun yazarı ve tiyatrocu kimliğinden haberim yoktu. Aslında yaşadığı dönemde “Osmanlıların Molière’i" olarak tanınıyormuş. Ayrıca Molière’nin oyunlarının çevirilerini yapıp edebiyatımıza kazandırmış.
Öncelikle dönemin yani Tanzimat Döneminin yazarlarına ayrı bir saygı duymak gerektiğini düşünüyorum. Baktığımız da dönemin yazarları Edebiyatımızı zenginleştirmek ve batılılaşma yolunda halkımıza yardım amaçlarını gütmüşler.
Kitap bir tiyatro metni ve iki oyundan oluşuyor. Her iki oyunda da durum komedisi ön plana çıkmış.
Ayyar Hamza da dalkavukluk da ustalığını gösteren bir uşağın iki aileye karşı oynadığı oyunları anlatan bir hikaye bizi karşılarken, Kokona Yatıyor da ise daha komik bir olayın ve daha az karakterlerin olduğu bir durum seyirciye sunuluyor...
Tiyatronun bir gösteri sanatından daha fazlası olduğunu, ünlü yazarların eserleri sayesinde görmekteyiz. Peki bizim Edebiyatımızda tiyatronun önemi nedir?
Ali Bey'in daha önce Seyahat Jurnali adlı eserini okumuştum. Kendisinin oyun yazarı ve tiyatrocu kimliğinden haberim yoktu. Aslında kendisi yaşadığı dönemde “Osmanlıların Molière’i" olarak tanınıyormuş. Ayrıca Molière’nin oyunlarının çevirilerini yapıp Edebiyatımıza kazandırmış.
Öncelikle dönemin yani Tanzimat Döneminin yazarlarına ayrı bir saygı duymak gerektiğini düşünüyorum. Baktığımız da dönemin yazarları Edebiyatımızı zenginleştirmek ve batılılaşma yolunda halkımıza yardım amaçlarını gütmüşler.
Ali Bey, yaptığı çeviriler ve sergilediği oyunlar ile Osmanlı tiyatrosunun gelişmesine büyük katkılarda bulunmuş. Ama beni asıl etkileyen ise, okuma yazma bilmeyen halkı aydınlatmak amacıyla tiyatroyu bir iletişim aracı olarak kullanmış olmasıdır.
Kitaba dönecek olursak, Ali Bey'in çeviri yaptığı Molièreden oldukça etkilendiğini görüyoruz. Ayyar Hamza ve Kokona Uyuyor eserlerinde Molière'nin oyunlarındaki mizah esintilerinin benzerlerini görmekteyiz. Her iki oyunda da durum komedisi ön plana çıkmış.
Ayyar Hamza da dalkavukluk da ustalığını gösteren bir uşağın iki aileye karşı oynadığı oyunları anlatan bir hikaye bizi karşılarken, Kokona Yatıyor da ise daha komik bir olayın ve daha az karakterlerin olduğu bir durum seyirciye sunuluyor...
Edebiyatımızın değerli ismi Ali Beyle tanışmaya hâlâ muvaffak olamadıysanız, bu eser çok güzel bir fırsat...
Osmanlıların Moliére'i olarak tanınan Ali Bey birçok alanda kendini geliştirmiş bir aydındır. Tiyatro eserleriyle de dikkat çeken Ali Bey'in iki tiyatro oyununu, Ayyar Hamza ve Kokona Yatıyor'u günümüz Türkçesiyle tek kitapta toplamışlar.
Ayyar Hamza, Moliére'in Scapin'in Dolapları adlı oyunundan uyarlamadır. Ayyar Hamza çok uyanık birisi olarak her olayda bir çıkar yol bulan birisidir. Bu oyunda da babalarından habersiz evlilik kararı alan iki gencin cimri olan babalarına karşı kendi isteklerini yapabilmeleri ve istedikleri paraları alabilmeleri için Hamza'dan yardım almaları anlatılıyor. Olaylara yer yer mizahın da eklenmesiyle ortaya komedi tarzında bir oyun çıkıyor. Scapin'in Dolapları oyununu sahnede izleme fırsatım olmuştu uyarlama da olsa bu şekilde okuyup oyunu hatırlamak benim için çok güzel oldu.
Kokona Yatıyor oyunu, Çelebi Kostaki isminde bir beyefendinin ve karısının birbirlerini aldatmasına dayanıyor. Kostaki karısına yalan söyleyip gittiği kadının yanından erken döner fakat karısı da bundan habersiz bir baloya gitmiştir. Evdeki hizmetçi kız Eleniko ise Kokona'nın yalanı ortaya çıkmasın diye Kostaki'ye Kokona Yatıyor diye yalan söyler. Bu yalanı örtbas etmek için de bin takla atar. Yalanlar üzerine kurulu bir komedi oyunu ortaya çıkar böylelikle.
İki oyun da keyifli bir şekilde okunabilecek oyunlar. Zor okumaların ardından rahatlatıcı bir kitap olarak tavsiye edebilirim.
Efendim Âli Bey, Türk tiyatrosunun, hususi olarak da komedi türünün oluşumunda önemli adımlar atmış, Tanzimat dönemi yazarlarından biri imiş. Kitapta da en bilinen iki oyununa yer verilmiş. (Ayyar Hamza ve Kokona Yatıyor). İkisini de, iki ayrı batılı eserden, Osmanlı'nın sosyal ve kültürel yapısına uygun olacak şekilde, uyarlamış. Bana kalırsa iki uyarlama da epey başarılı.
Nikolay Gogol'ün Müfettiş'inden bu yana ilk defa bir oyunu okurken kahkahalara boğuldum açıkçası: Ayyar Hamza! Kemal Sunal'ın filmlerini andıran ve inanılmaz komik bulduğum bir metindi. Diğer yandan dönemi (1800lerin sonu) gözlemleme fırsatı da verdi. Kokona Yatıyor da fena değildi. En nihayetinde ilgilisi olan herkes keyifle okuyabilir diye tahmin ediyorum.
Ayyar Hamza -Kokona Yatıyor
Severek okuduğum bir kitabın yorumuyla geldim. Yazarın kalemiyle daha önceden tanışmıştım lakin sevememiştim. İkinci kez şans verdiğim yazarın kalemini bu sefer sevdim. Yazardan okuduğum ilk kitap daha doğrusu yarım bıraktığım kitabı Seyahat Jurnali'dir. Gezi yazısı kitabıydı. Bu kitabı tiyatro. Tiyatro eserlerini genellikle severim zaten.
Bu kitapta iki tane tiyatro var. Ayyar Hamza -Kokona Yatıyor oyunlarının adı.
Ayyar Hamza Moliere'nin Scapin Dolapları adlı eserinden uyarlamadır. Ayyar Hamza dalavereci bir uşağın çevirdiği dolapları konu alıyor. Ben çok güldüm.
Kokona Yatıyor oyununu da sevdim ama Ayyar Hamza kadar değil. Evet kimler okudu?
Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan sonra sanırım Türk Edebiyatı'nda en çok eğlendiğim yazarla tanıştım bu kitapla.
Kitap, iki adet tiyatrodan oluşuyor aslında.
İlki; Ayyar Hamza, bu bölüme adını da veren Hamza adındaki uşağın, birbirlerini seven iki genç çiftin mutluluğa ermesine yardımcı olmak adına çevirdiği oyunları konu ediyor.
İkincisi; Kokona Yatıyor, baloya kocasından gizli giden ev sahibesinin yokluğunu fark ettirmemeye çalışan uşak & ona aşık olan diğer köşkün uşağının başından geçenleri anlatıyor.
İkisini de çok sevdim, çokça da güldüm. MOL'dedir. MOL (Mutlaka Oku Listesi)
Direktör Ali Bey (d. 1844 - ö. 3 Şubat 1899), Tanzimat dönemi tiyatro yazarı. 1844'te İstanbul'da doğdu. Kapu Kethüdalarından Yusuf Cemil Efendi'nin oğludur. Babasının 1863 Eylül'ünde Şam ve Halep ve Urfa Sancağı Kapu Kethüdalıği'na atandığı belgelerden anlaşılmaktadır. Kethüdalığın Tanzimat yıllarındaki görevi, illerle hükümet merkezi arasındaki haberleşmeyi sağlamaktır. Âli Bey, küçük yaşta Fransızca öğrendi. Müfettiş, mutasarrıf, vali olarak da Irak, Varna, Elâzığ, Trabzon bölgelerini dolaştı, Direktör Ali Bey lâkabı ile anılmasına neden olan Düyûnu Umumiye Direktörlüğünde bulundu. Teodor Kasap'ın yayımladığı Diyojen mizah gazetesine yazdığı mizahi yazılarla, tiyatro çalışmaları ile tanındı. 3 Şubat 1899'da İstanbul'da öldü. Mezarı Anadolu Hisarı'nda Göksu mezarlığında, babasının yanındadır. Şiirleri de vardır. Âli Bey; Tanzimat Tiyatrosu'nda, halk kaynaklarımızdan yararlanan ilk oyun yazarlarımız arasındadır. Gedikpaşa Tiyatrosu 'na çeviri oyunlar hazırlamış, Namık Kemal'le birlikte Diyojene yazılar yazmış, birçok eserin sahneye konulmasına büyük emeği geçmiştir.