Seyahat Jurnali

·
Okunma
·
Beğeni
·
403
Gösterim
Adı:
Seyahat Jurnali
Yazar:
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052959688
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Tanzimat Dönemi’nde değişmeye başlayan mizah anlayışının seçkin ve dikkate değer kalemlerinden Âli Bey’in Düyûn-ı Umûmiye müfettişi olarak 1885-1888 yılları arasında çıktığı seyahatin güncesi olan Seyahat Jurnali gördüğü yerlerin coğrafi, demografik ve kültürel özelliklerini aktaran önemli bir tanıklıktır. Kendisinin, “Bu jurnalin içeriği sadece gözlemlerden oluşmaktadır. Bir meziyeti varsa o da Irak gibi uzak memleketlerin ve özellikle Hindistan şehirlerinden bazılarının buralarca bilinmeyen durumlarına ve âdetlerine dair genel bir fikir vermesinden ibarettir,” diye tanıttığı Seyahat Jurnali elbette mizahi vurgudan çok da uzak değildir.
144 syf.
·Puan vermedi
Tanzimat Dönemi devlet adamlarından Direktör Ali Bey’in 1885-1888 yılları arasında İstanbul’dan başlayarak Anadolu, Suriye, Irak ve Hindistan’a kadar görevi sebebiyle çıktığı seyahatte izlenimler ve gözlemler vasıtasıyla ve o döneme ait siyah beyaz fotoğraflarla gittiği yerlerin coğrafi durumunu, demografik yapısını, adetlerini, inanışlarını, tuhaf gelebilecek kültürel özelliklerini okuyacaksın…
.
.
.
#seyahatjurnali
#direktöralibey
#fuatagram
144 syf.
·4 günde·4/10
Pek begenemedim ben kitabi. Kitaba baslamadan once daha farkli bilgilerin icinde olacagini dusunmustum ama Ali bey in gun gun yaptiklarini anlattigi bir gunluk ile karsilastim, hic heyecanli ve keyifli degildi. En azindan gittigi yerlerin ilginc geleneklerine, kulturlerine, yeme-icme, eglenme adetlerine yer verilseymis. Belki yazildigi donem icin cok farkli seyler ifade etmis olabilir fakat gunumuzde okumak pek keyifli degildi.
50 syf.
·3 günde·6/10
Ali Bey'in1885-1888 yılları arasında çıktığı seyahatte gezip gördüğü yerler, coğrafi özellikleri ve kültürel özellikleri kaleme alınmış.
.
.
Ilk başlarda kitaba güzel giriş yaptım ama sonra sıkıldım. Zaten roman gibi okumaya kalkarsanız illâ ki sıkıyor. Ben bu tür kitapları severim aslında ama sanırım modumda değildim. O yüzden pek tat alamadım kitaptan. Belki sonralarda tekrardan bir şans daha veririm.
#parlakmeltemkitapligi
144 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Seyahat etmek, bilmediğin sokaklarda bilmediğin şehirlerde kaybolmak çok güzel bir duygu... Keşke imkan olsa da insan senede en az bir veya iki kez bu deneyimi yaşayıp hayatına yeni renkler yeni duygular yeni kültürler katabilse..

İşte bu eserimizde sevgili Ali Beyin Duyun-I Umumiye müfettişi olarak 1885-1888 yılları arasında çıktığı seyahatin Ali bey tarafından alınmış notları ile karşılaşıyoruz.. Görevi nedeniyle çıktığı bu yolculukta kahramanımız yol boyu karşılaştığı gerek coğrafi gerek kültürel gerek yolda başlarına gelen olaylar gördüğü ve ilgisini çektiği kalıntılar gittiği şehirlerin o zamana ait güncel hayatın akışıyla ilgili notlarını bir araya getirerek bizlere sunmuş.. Gittiği her köy her kasaba her şehir hakkında ve orada yaşayan insanların ekonomisinden tutunda konuştukları dillere giydikleri kıyafetlere hatta dini yaşamlarına kadar kısa kısa bilgiler vermektedir eserinde.. Görmüş olduğu önemli köprü, yatır, nehir veya mağaralar hakkında bilgileri de eksik etmemiş eserinde .. Özellikle yatır ziyaretlerinin o dönem için çok önem arz ettiğini yazarın sık sık yatır ve türbelerden bahsettmesinden anlıyoruz...

Kitapta en çok ilgimi çeken kısım kelek adını verdikleri bir sal ile nehirde yaptıkları seyahatleri anlattığı kısım oldu.. Kelek, keçi tulumlarından yapılan bir sal imiş.. Anladığım kadariyle o döenim önemli uzak mesafe araçlarından.. Bu kelekler öyle hazır halde bulunmazlar imiş ancak sipariş üzerine yapılan ve tek kullanılımlık araçlarmış..

Bunların dışında kitapta, yer yer yazarın gittiği bölgelere ilgili küçük kareler paylaşılmış.. Bunlarında dışında söyleyecek bir şey aklıma gelmedi... Genel olarak beğendiğin bir eser olmakla beraber bazı kısımlarda sıkıldığımı belirtmek isterim..

Bol okumalı bol gezmeli bir ömür diliyorum herkese..
134 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Gezmeyi, seyahat etmeyi, yeni yerler keşfetmeyi sever misiniz?
Bana sorarsanız ben çok severim. Gittiğim her yerden küçük bir hatıra alırım kendime. Hatta günlük tuttuğum zamanlarda gittiğim yerlerle ilgili notlar alıyordum, şimdi günlük tutmaya da vaktim olmuyor, biraz zaman ayırmam lazım.
Peki sizler de gittiğiniz, gezdiğiniz yerlerle ilgili notlar alıyor musunuz?
Sorularımdan sonra yoruma geçiyorum.
Bu ay okuduğumuz #seyahatjurnali kitabımızda Âli Bey’in Düyûn-ı Umûmiye müfettişi olarak 1885-1888 yılları arasında çıktığı seyahatte tuttuğu notları okuyoruz.
Gezdiği yerlerin adetlerini, gelenek-göreneklerini, yemeklerini bize aktarıyor.
Mesela kelek ile gezme şekilleri çok ilginç geldi bana. Kelek keçi tulumlarından yapılma bir çeşit salmış. Hatta bu keleğin üstüne oda yapmışlar Âli Bey orada seyahat etmiş. Notlarını bu odada tutmuş.
Açıkçası şu ana kadar okuduğum Türk Klasikleri içinde en az beğendiğim bir kitap oldu. Çok sürükleyici gelmedi bana. Biraz yavaş ilerledi. Ama her eserimizin kıymeti bambaşkadır.️
144 syf.
·17 günde·10/10
Tanzimatçılardan Direktör Ali Bey'in yazdığı batılı anlamda ilk günlük olarak geçen Seyehat Jurnali, 1885-1888 yılları arasında çıktığı seyahati anlatır.
Kendisi, "bir meziyeti varsa o da Irak gibi uzak memleketlerin ve özellikle Hindistan şehirlerinden bazılarının buralarca bilinmeyen durumlarına ve âdetlerine dair genel bir fikir vermesinden ibarettir." diyerek tanıtır.
.
.

.

Keyif alarak okuduğum bir eser oldu. İlgililerine tavsiye ederim


Leyleklerin gelme zamanında beş, on, yirmisi birden geçerken çocuklar "Vak!" diye bir ağızdan bağırmaya başlarlar. "Vak"un yere düşmek anlamında olduğu malumdur. Bu feryadı işitince leylekler dengelerini kaybeder ve içlerinden birkaçı mutlaka yere düşer ki hakikaten gariptir.-Bağdat-
(Siverek) Çıkarıya gitti "dışarı gitti", bir kıytık "biraz" , adamın yazığı gelir "insanın acıyacağı gelir", nakil gelem "nakledeyim" gibi tabirler çoktur..
Gariptir ki kendi aralarında "Diyarbekir'in evleri, köpekleri ve ahalisinin kalpleri karadır." diye meşhur bir söz vardır: Gerçekten de köpeklerin hemen hepsi siyahtır.
Bu seyahatnamenin Diyarbekir bölümünde bir parça açıklandığı üzere Bağdat'a gidenler mutlaka bir çıban çıkarırlar. Bu çıbana ortaya çıktığı memleketin ismiyle Halep çıbanı, Diyarbekir çıbanı, Bağdat çıbanı denildiği gibi Bağdat'ta bir ismi de hurma çıbanıdır..
"Kürtler türbe ziyaretine çok düşkündürler. Hatta her türbenin senede üç gün veyahut bir hafta ziyaret mevsimi vardır. O günlerde sabahları erkekler ve ikindi vakti kadınlar türbeyi ziyaret ederler ve türbe civarında toplanıp tekke dervişleri gibi zikir ve tehlil ettikten sonra yumurta tokuşturmaları buradaki garipliklerden biridir."
Âli Bey
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Cizre'nin gerçek ismi Cezire-i ibn-i Ömer'dir. Cezire deyiminin sebebi de Dicle'nin kabardığı zamanlar kalesinin hendeklerine su girip memleket bir ada şeklinde kaldığı içindir.
Gündüz kahvaltı için indiğim köylerden Curnuş isminde bir köyün kahvehanesinde köyün imamı Hayber'in Fethi menkıbesini okumakta ve başına toplanmış olan köyün ağaları dinlemekteydi. Ağalarla biraz sohbet ettim. Doksan yaşında bir ağanın üç karısı varken o hafta içinde on sekiz yaşında bir kız daha aldığını yeri gelip anlatmaları beni hayrete düşürdü.
Âli Bey
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Seyahat Jurnali
Yazar:
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052959688
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Tanzimat Dönemi’nde değişmeye başlayan mizah anlayışının seçkin ve dikkate değer kalemlerinden Âli Bey’in Düyûn-ı Umûmiye müfettişi olarak 1885-1888 yılları arasında çıktığı seyahatin güncesi olan Seyahat Jurnali gördüğü yerlerin coğrafi, demografik ve kültürel özelliklerini aktaran önemli bir tanıklıktır. Kendisinin, “Bu jurnalin içeriği sadece gözlemlerden oluşmaktadır. Bir meziyeti varsa o da Irak gibi uzak memleketlerin ve özellikle Hindistan şehirlerinden bazılarının buralarca bilinmeyen durumlarına ve âdetlerine dair genel bir fikir vermesinden ibarettir,” diye tanıttığı Seyahat Jurnali elbette mizahi vurgudan çok da uzak değildir.

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Nuray Çakıroğlu
  • Mehmet Safa Aktaş
  • Deniz Tokaç
  • Merve nur deniz
  • ZHR
  • Alperen Şerefli
  • Gülse GÜNEŞ
  • Aslı
  • Nazlı Uzun
  • fuatagram

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (6)
9
%5.6 (2)
8
%19.4 (7)
7
%16.7 (6)
6
%13.9 (5)
5
%13.9 (5)
4
%5.6 (2)
3
%2.8 (1)
2
%5.6 (2)
1
%0