Bir Çay Kaşığı Toprak ve Deniz

·
Okunma
·
Beğeni
·
896
Gösterim
Adı:
Bir Çay Kaşığı Toprak ve Deniz
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055098100
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Teaspoon Of Earth And Sea
Çeviri:
Esra Gül Coşkun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
1980'ler İran'ında, çeltik yetiştirilen küçük bir köyde büyüyen on bir yaşındaki Saba Hafezi ve ikizi Mehtap Amerika'ya hayrandırlar. İngilizce kelimelerden oluşan bir liste yaparlar ve Life dergisinin yasaklı sayılarını, televizyon dizilerinin videokasetlerini ve Beatles kasetlerini biriktirirler. Bu yüzden annesi ve kız kardeşi ortadan kaybolup, kendisini ve babasını İran'da yalnız bırakınca, Saba onların kendisi ve babası olmadan Amerika'ya gittiklerinden emin olur.

Köyde samimi bir ortamda büyüyen Saba, kaybettiği ailesinin yerine, her biri, Saba'yı üzen bu durum hakkında farklı fikirlere sahip olan dört vekil anneyi ve en iyi iki arkadaşını koyar. Bu arkadaşlar, ailesi ablalarını evlendirene kadar hayatı beklemede kalmak zorunda olan güzel Ponneh ve Saba'nın küçük bir kız olduğu zamanlardan beri âşık olduğu müzik delisi Rıza'dır. Ancak devrim sonrası İran, Saba'nın yeteneklerine sahip bir kız için kısıtlı imkânlar sunmaktadır. Saba, kayıp annesi ve kız kardeşinin ve mahrum bırakıldığını düşündüğü Batı hayatının hasretini çeker. Kendisine her zaman, kaderin "kanda yazılı olduğu", yani ikizlerin toprak ve denizle ayrılmış olsalar bile aynı kaderi yaşamaları gerektiği öğretilmiştir.

Bu yüzden Saba, kız kardeşi için kendisininkiyle eşzamanlı ve paralel giden Batılı bir hayat hayal eder. Ancak Saba'nın hikâyesi İran'daki gerçek hayatın tüm yıpratıcılığı ve vahşetiyle doluyken, kız kardeşinin hayatı ona Saba'nın yalnızca hayalini kurabileceği bir özgürlük ve hâkimiyet verir. Renkli karakterlerle dolu olan ve Doğu'ya özgü hikâye anlatıcılığının ahengini dolaysız Batı nesriyle karıştırarak büyüleyici bir üslupla kaleme alınan 'Bir Çay Kaşığı Toprak ve Deniz', bizlere insanın kendi kaderini kontrol etmesinin önemi hakkında çok hoş bir hikâye anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Yıl 1980. İran devrim yaşıyor Humeyni fotolu sokaklarda. Kargaşanın, kargaların olduğu evet Saba Hafezi böyle tanımlıyor İran kadınlarının çarşaflı hallerini. Dizilmiş, bakışan siyah bir sürü karga. Kadın bir ateştir ve nasıl ki ateşi söndürmek için üstüne bez atılıyorsa böyle düşünülüyor işte. Üstüne bir çarşaf çek ateşi söndürmek için.

Böyle yılların olduğu bir İran gününde Saba Hafezi'nin kardeşi ve annesi ansızın bir hayal halinde ortadan kaybolur. Saba, babası ile İran'ın bir kasabasında hayatlarına devam eder. Çevre, akrabalar ve Saba'nın babası her anne konusu açıldığında; ölüm, hapishane ve derin bir rüyanın içinde buluverir kendini Amerikan vatandaşımız. Nereden çıktı bu Amerikanlı? Saba ablası Mehtap gibi her an her saniye bir İngilizce, bir Amerikan, bir kırmızı topuklu ayakkabı sevdası ile büyür. Arkadaşları ile ara sıra Tahran'dan kaçak yollarla getirdiği yasaklı kitapları (Stefan Zweig Dostoyevski, Füruğ Ferruhzad... yasakmış bunlar) aç birer kurt gibi en ücra köşelerde yer, okur, bitirirler. Ve bir gün evlenir, evlendirilir 65 yaşında Molla'nın biriyle 20 yaşındaki genç, güzel zeki Saba Hafezi. Bundan sonraki olaylar ise bir özgürlük mücadelesi.

Baş roldeki Saba'mızın kaderi de, aynı İran pırlantası genç yaşta vefat eden Füruğ Ferruhzad'ın gibi mi olacaktı? Kadınlar rahat bırakılmalıydı artık... Bir kuş olup istediği her yere uçabilmeliydi onlar.

Kitap biraz ağır ilerliyor nedeni çeviri değil, yazarımızın tecrübesizliği diye düşünüyorum. Olay, mekan ve kişilerin okuyucuya aktarımındaki dizaynsızlık diyelim... Saygılar.
hikaye iyi, kurgusu hayal ürünü de olsa gerçekle bağdaşan yapida olmasi güzel; ama okurken akıp giden bir anlatimi yok. Elimde sürünüpte sonunu merak ettigim bir kitap oldu
"Sevdikleriyle arasındaki mesafeyi neyle ölçer insan? Kilometrelerle mi, saatlerle mi, yoksa...."

Tamamlanmamış bir cümleyle başlıyor roman. Saba ve Mehtab adlı ikizlerin İran topraklarında başlayan ve çoğu zaman iç parçalayan türden sahnelere tanık olmak zorunda kaldığımız hüzünlü öyküsü... Anneleri her ne kadar ikizlerin kaderlerinin bir yazıldığı görüşünü ısrarla savunmuş olsa da ikizler için hayat oldukça farklı ilerliyor. İran da devrimden önceki ve devrimden sonraki hayatı sıkça karşılaştıran ve ülkedeki tüm zıtlıkları gözler önüne seren bir roman.

Aslında dram tarzında çok fazla okumasam da, yaklaşık beş yüz sayfalık bir kitap olmasına rağmen, okuduğum için pişman değilim. Sürükleyici ve oldukça akıcı... Bu tür rejimlerde kadın olarak hayatını sürdürmenin zorluğu işlenmiş, ancak azmin ve kararlılığın aydınlattığı yollarda sunulmuş...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Çay Kaşığı Toprak ve Deniz
Baskı tarihi:
Ocak 2014
Sayfa sayısı:
512
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055098100
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Teaspoon Of Earth And Sea
Çeviri:
Esra Gül Coşkun
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Olimpos Yayınları
1980'ler İran'ında, çeltik yetiştirilen küçük bir köyde büyüyen on bir yaşındaki Saba Hafezi ve ikizi Mehtap Amerika'ya hayrandırlar. İngilizce kelimelerden oluşan bir liste yaparlar ve Life dergisinin yasaklı sayılarını, televizyon dizilerinin videokasetlerini ve Beatles kasetlerini biriktirirler. Bu yüzden annesi ve kız kardeşi ortadan kaybolup, kendisini ve babasını İran'da yalnız bırakınca, Saba onların kendisi ve babası olmadan Amerika'ya gittiklerinden emin olur.

Köyde samimi bir ortamda büyüyen Saba, kaybettiği ailesinin yerine, her biri, Saba'yı üzen bu durum hakkında farklı fikirlere sahip olan dört vekil anneyi ve en iyi iki arkadaşını koyar. Bu arkadaşlar, ailesi ablalarını evlendirene kadar hayatı beklemede kalmak zorunda olan güzel Ponneh ve Saba'nın küçük bir kız olduğu zamanlardan beri âşık olduğu müzik delisi Rıza'dır. Ancak devrim sonrası İran, Saba'nın yeteneklerine sahip bir kız için kısıtlı imkânlar sunmaktadır. Saba, kayıp annesi ve kız kardeşinin ve mahrum bırakıldığını düşündüğü Batı hayatının hasretini çeker. Kendisine her zaman, kaderin "kanda yazılı olduğu", yani ikizlerin toprak ve denizle ayrılmış olsalar bile aynı kaderi yaşamaları gerektiği öğretilmiştir.

Bu yüzden Saba, kız kardeşi için kendisininkiyle eşzamanlı ve paralel giden Batılı bir hayat hayal eder. Ancak Saba'nın hikâyesi İran'daki gerçek hayatın tüm yıpratıcılığı ve vahşetiyle doluyken, kız kardeşinin hayatı ona Saba'nın yalnızca hayalini kurabileceği bir özgürlük ve hâkimiyet verir. Renkli karakterlerle dolu olan ve Doğu'ya özgü hikâye anlatıcılığının ahengini dolaysız Batı nesriyle karıştırarak büyüleyici bir üslupla kaleme alınan 'Bir Çay Kaşığı Toprak ve Deniz', bizlere insanın kendi kaderini kontrol etmesinin önemi hakkında çok hoş bir hikâye anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Canan Demirer
  • Berna
  • B*sra
  • Yağmur İ
  • Elizabeth Swann
  • Dilara
  • özlem karagöz
  • Dilan
  • Nur
  • Nisa

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (3)
9
%30 (3)
8
%0
7
%20 (2)
6
%10 (1)
5
%0
4
%10 (1)
3
%0
2
%0
1
%0