Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak Eder

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.196
Gösterim
Adı:
Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak Eder
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
551
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197523
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Baskılar:
Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak Eder
Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak Eder
Yediği yarım ekmek arası dönerin son lokmasıyla içtiği ayranın son fırtını denk getiren başka bir millet yok.
456 syf.
Erdal Demirkıran'ın sıradışı üslubundan yeni bir kitap daha. Okuduğum her kitabından sonra farklı bir bakış açıcı kazanıyorum hayata dair. Ben niye boş duruyorum diyorum, kendime kızıyorum. Yaptığım her şey yetersizmiş gibi geliyor. Yarın yeni bir gün başlıyor ve ben yeni bir bene uyanacağım diyorum kendi kendime. Kendime verdiğim sözlerin hangisini tutabildim bilmiyorum ama yine farklı bir ben olarak uyanacağım yarın. Bu kitabında da sadece Türklere özgü durumlardan bahsediyor Erdal Demirkıran. Mesela dönerin son lokmasıyla ayranın son yudumunu denk getirmek gibi Keyifli okumalar
456 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
''Ben bunu yaşadım da niye böyle düşünemedim'' dedirten farklı bakış açısı yaratan bir kitap. Kashna Felsefesi'ni beğenirsiniz, beğenmezsiniz ama bu diğer kişisel gelişim kitaplarından farklı algılanmalıdır bence. Çok nitelikli gözlemlerin sonucunda ortaya çıkarılmış başarılı tespitler yığınıdır. Milli değerlerimize, örf ve adetlerimize olan yaklaşımı için bile okunabilir.
456 syf.
·Beğendi·9/10
Kitaba başlarken ayrı bir heyecan, kitabı okurken ayrı bir heyecan, kitabı bitirince ayrı heyecan. Kitap bittiğinde içinden "Adam yazıyor ya..." diyor insan. Gerçekten Erdal Demirkıran bu ülkede layık olduğu yerde olmayan yazarlardan biri. Umarım değeri ölmeden anlaşılır.
456 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Ne denebilir bilmiyorum hayatın bütün düzensizliklerini ele almış bir yazar. Bizlerin dile getiremediklerini o korkusuzca yazmış MÜKEMMEL BİR KİTAPTI.
456 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Ne yazarsam eksik kalır. O kadar çok şey var ki... Ama özünü anlatmaya çalışacağım... Şimdi diyor ki Sayın Demirkıran: :Yaptığın işi hakkıyla yap, en iyi yap. Hadi yapamıyorsun, (ki mazeret bol) en azından yapanı engelleme... Özellikle çocukların hayallerine engel olma... Çünkü engellediğin o çocuk büyüdüğünde, ona hiçbir işe yaramıyorsun diyecek olan da sensin, biziz...Ağacı kurutmayalım yani... Bir de kitapta, engellenmeye çalışılan süper beyinler var ki ben utandım ve kızdım ve üzüldüm...Geçmişte gerçekten engellenmiş, şimdiyse beyin göçü dediğimiz olay yaşanıyor... Hele ki Neva Çiftçioğlu'nun yaşadıkları varki akıllara zarar...Dediğim gibi eksik kalır, kalırsın, kalırız okumazsan...
456 syf.
·Beğendi·8/10
Erdal Demırkıran'ın insanlara belki de en çok sitem ettiği kitaptır bence.Ama kitapta çok basit gibi görünen fakat asıl hayatımızı zorlaştıran konulara değinmiştir.Çeşitli örneklemelerle özellikle Türklerin doğasını, şikayetlerini, gurur duyduklarını v.s anlatmıştır ve çoğunda da haklıdır.Özellikle tarihimizden örnek verdiği insanlar bir çogumuzun bilmeyip öğrenmesi ve ilham alınması gereken insanlardır.
456 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bizleri bu kadar güzel ve akıcı şekilde anlatan başka bir insan olamaz. Benim hayatımda dönüm noktalarından biridir Erdal hoca. Kitap okumayi sevdiren bir kitap.
Belki de kimsenin huyu degildir yarim birakmak kitabi kaldirmak tekrar o tozlu raflara. Ama olmadi uzun zamandir kisisel gelisim okumuyordum, yazarin Sadece Aptallar 8 Saat Uyur kitabindan tutun Yerim Seni ÖSS ye kadar çok kitabını okudum ama sanirim bu kitap kafamin acik olmadığı, gülmek istemediğim anima denk geldi ki verim alamadan kapatıp raflara kaldirdim. Belki 1 ay belki 1 yil sonra tekrar görüşürüz
456 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitap tek kelimeyle harika keşke daha önce okusaymışım açıkçası bizi tarafsız olarak ele almış ve çok haklı şekilde eleştirmiş bende onun gibi düşünüyorum girişimciliğin Türkiye'de neden istenilen şekilde olamamasını da gayet doğru bir şekilde ifade etmiş devlet maalesef bu konuda yetersiz ve önümüze birçok engel koyuyor. Ailelerimizden de dert yanmış ki bence son derece haklı ailelerimizin kendisinin olamadığı mesleği çocuğuna aşılamaya çalışması ve bunun sonucunda maalesef birçok kişi işini sevmiyor oysa işimizi severek yapsak bu kadar mutsuz olmayız bu konuda da son derece haklı ve İnönü zamanlarından bahsetmiş Vecihi Hürkuş'a bu kadar haksızlık yapıldığını bilmiyordum okurken ister istemez sinirlenebiliyorsun ülkesi için uçak üretmeye çalışıyor ama devletin başındakiler buna engel olup adama vazgeçmesi için neredeyse ellerinden geleni yapmışlar ve borç harç içinde ölmüş cidden okuyunca çok üzüldüm eğer destek çıksalardı şu an uçak fabrikamız olurdu daha böyle niceleri var sahip çıkamadığımız değerler sonra da buna beyin göçü diyip geçiştiriyoruz bu geçiştirilecek mesele değil ki bir çok şeylerin ilkini buluyoruz ama bilime maalesef değer verilmediği için yabancılar sahip çıkıp gelişiyor bizde sadece karşıdan bakmakla yetinmeye çalışıyoruz bence herkes mutlaka okumalı bu kitabı.
456 syf.
·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ilk kitabı. ''Bu nasıl özgüven yahu?'' dedikten sonra yazılarında çok zekice durumlara parmak bastığını ve ancak cesaret gösteren kişilerin birşeyler başarabileceğini gördüm. Tam bir motivasyon arttırıcı. Fakat ülkede insanın kendine güvenmesini EGO olarak algılayanlar olmasa yazarın değeri yükselecek gibi.
Akıllı adam en büyük sıkıntıya üç dakika üzülür zira dördüncü dakikada elinde acısı değil çözümü vardır.
Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak .....
456 syf.
·Beğendi·10/10
Erdal demirkiran ! Aslinda kitap ismi yazmasina gerek yok bu ismi gordugunuzde düşünmeden alin. Okuyucuyu Hiç sıkmadan yazan ender yazarlarimizdan..kıssadan hisse olaylariyla bizi düşünmeye itiyor.
“Nasılsın?” sorusuna “Nasıl olsun yaaaaa? Zaman öldürüyoruz işte!” diyerek işlediği cinayeti itiraf etmek erdemdir bizde. “Boş zaman” diye bir kavram var mesela; soruyor adam: Boş zamanlarında ne iş yapıyorsun?.. Diğeri de cevap veriyor: Genelde kitap okurum… İşte bu yüzden de okuduğu kitap boşa gidiyor. Oysa aşan insanlar “kitap okuma saati” diyorlar buna.
Akıllı adam en büyük sıkıntıya üç dakika üzülür zira dördüncü dakikada elinde acısı değil çözümü vardır.
Bir insana "Yok" dediğin zaman konu kapanır normalde ama biz bununla asla yetinmez, anında "Hiç mi yok?" diye bir soru daha sorarak kafamızdaki cevabı almayı bekleriz.
Hem rehberin kalabalık olması ne işe yarıyor? Zor zamanında yanında olanlar bir elin beş parmağını geçmiyor.
Bir Türk'e ne yapıyorsun dediğinde asla ne yaptığını öğrenemezsin çünkü o sana sağlık durumunu açıklar.
- iyiyim sen n'apıyorsun?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak Eder
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
551
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197523
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Baskılar:
Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak Eder
Bir Türk Dünyaya Bedel İki Türk Lak Lak Eder
Yediği yarım ekmek arası dönerin son lokmasıyla içtiği ayranın son fırtını denk getiren başka bir millet yok.

Kitabı okuyanlar 276 okur

  • Zülal coşkun
  • Emre Kennedy
  • Altuğhan Ayaz CORAVANLIOĞLU

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0