Asıl ölen köpekti.
Kitabın en can alıcı yeridir. Her okuyucu çok farklı anlamlar çıkarmış. Aslında bu söz Oliver Goldsmith’in bir kuduz köpeğinin ölümüne ağıt şiirinden bir parçadır.
Şiir şu şekilde
Her türden iyi insanlar,
şarkıma kulak verin;
eğer onu çok kısa bulursanız,
sizi uzun süre tutamaz.
Islington’da bir adam vardı
dünya onun hakkında şöyle derdi:
Her zaman dindar bir hayat sürdü—
dua etmeye gittiğinde. Dostlarını ve düşmanlarını teselli etmek için
nazik ve yumuşak bir kalbi vardı ; çıplakları her gün giydirirdi— kendi kıyafetlerini giydiğinde. Ve o kasabada bir köpek bulundu, birçok köpek gibi, hem melez, hem yavru, hem yavru köpek, hem de av köpeği, hem de düşük dereceli köpekler. Bu köpek ve adam önce arkadaştılar; ama bir tartışma başlayınca, köpek, bazı kişisel çıkarlar elde etmek için, delirdi ve adamı ısırdı. Bütün komşu sokaklardan şaşkın komşular koşturdu ve köpeğin böyle iyi bir adamı ısırmak için aklını kaçırdığına yemin ettiler . Yara her Hristiyan gözüne hem acı verici hem de üzücü görünüyordu; ve köpeğin delirdiğine yemin ederken, adamın öleceğine de yemin ettiler. Fakat çok geçmeden bir mucize ortaya çıktı ve bu düzenbazların yalan söylediği anlaşıldı: Adam ısırığından kurtuldu, ölen köpek oldu!
Şimdi gelelim kitaba Kitty kocası Walter’i aldatır ve yakalanır. Walter ise onu ölüme götürecek yola sokar. Kolera salgını olan bir bölgeye kendisiyle beraber gelmesini sağlar. Hatta kitabın sonlarına doğru Kitty kocasına “beni buraya ölmem için getirdin.” Der. Walter ise “İlk başta.” Olduğunu söyler. Evet eşine olan intikam hırsıyla bu yola adım atmış ancak sonradan bu düşüncesinden vazgeçtiğini görüyoruz. Kitty bu geldiği yerde içsel ruhsal olarak bir dönüşüm yaşar. Kanımca ikinci defa aynı hatayı tekrarladığına göre Kitty akıllanmamıştı. Çünkü