Çarpılmışlar

Rasim Özdenören
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
Mayıs 2018
Yayınevi:
İz Yayıncılık
ISBN:
9789753550536
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·160 syf.··
2021 15. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2021 01:53
Çarpılmışlar dört öyküden oluşuyor. Rasim Özdeneren'in noktalama işaretlerini kullanmadığı bir kitap. Hangi konuşma kime ait nerede cümle başlıyor bunu anlamak biraz zor oldu bu yüzden tekrar tekrar okudum çoğu yeri ama keşke nokta olsaydı onun dışındaki noktalama işaretlerinin olmaması çok da gözüme çarpmadı. Okurken hayatımızda normalleşmiş birçok durumun aslında derin bir yozlaşmanın sonucu olduğunu ve toplumda ne kadar da kanıksanmış olduğunu görebiliyoruz. Bilinçle nefret ediyordu ve gerçekten gözünde yoktu artık.
ÇarpılmışlarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2018282 okunma
Beşersin... (ama) Şaşma..!
Puan vermedi·160 syf.··
2020 85. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2020 21:20
İnsan yorulur... Aynılığın içinde kaybolur... Ve bu kayboluş artık çok daha süratli..! Günümüz sistemlerinde kurulmuş bir çarkın içinde insan, mekanizma olarak sürekli aynı döngüyle hayatına devam eder oldu. Zaman mefhumu kayboldu ve insan içinde bulunduğu maddi, sosyal hayata tamamen duyarsız kaldı. Öğrenciler uzun bir süreci eğitim için harcadı, çalışanlar içinde bulundukları işi aynı döngüde devam ettirdi, evlilikler ya da arkadaşlıklar zaman içinde belli bir çizgide seyredip sürer oldu. İşte insanın kendini kaybettiği kırılma noktası da bu döngünün içine hapsolduğu andır. Aldığı eğitime, yaptığı işe ve çevresine tamamen duvar örer insan. Soyutluk kavramı varlığına siner ve monotonluktan kurtulamaz. Ördüğü bu duvarların içinde kıvranır kalır... İnsan düşer... Hem kendini hem de çevresini yok eder bu düşüşte..! Kazandığı her alışkanlık güzel olmaz ve bu düşüşü daha da hızlandırır..! İnsanda yanlış olana yönelme ve inanç sisteminin körelmesi tabiri caizse tam anlamıyla bir bataklık hissi uyandırır. Her harekette daha da dibe çöker... Bu çağın en modern hastalığı yozlaşma ve yabancılaşma, kitabın ana teması olmuştur. Ziyadesiyle sosyolojik bir inceleme niteliğinde oluşu, bireysel sapmanın toplumsal dağılmaya nasıl sebep olabildiğine ayna tutuyor. İçindeki öyküler ise tam bir karmaşa. Anlamlandırma sıkıntısı çekiliyor olsa da, mevzu bir yerde kendini alenen gösteriyor ve bu da aslında zaman zaman yaşadığımız o boşluk hissine tekabül ediyor. Hem boşluk, hem kirlilik hem de ömre bela.. Ucundan kıyısından bizim hallerimize dokunuyor yani. Rasim Özdenören bu eserinde noktalama işareti kullanmamış. İlk sayfalar göze biraz garip gelse de sonrasında kalemine aşina biriyseniz şayet hikaye akıyor ve eksik olan ne nokta ne de virgül oluyor. Eksik olan sadece insanlık
Edebiyat
ÇarpılmışlarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2018282 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2022 1. kitabı
Okumaya başlarken noktalama işaretlerinin olmamasını yayınevinin hatası diye düşündüm. Sonrasında ise noktalama işaretlerinin kullanılmadığını araştırıp öğrendim. Noktalama işaretleri bizim cümleyi okuma-anlamamiza yardımcı olur. Noktalama işaretlerinin olmamasi bizim kendi hayal dünyamızda cümleyi nereye çektiğimize bağlı olarak degisiyor. İki kişi aynı cümleden farklı farklı anlamlar çıkarabilir. Değişik... Okurken düşündürücü bir öykü kitabı. İçerisinde beş ayrı hayatı anlatan, geçmişte ve günümüzdeki aile yapısıyla ilgili hikayeler bulunan, okunması gereken bir kitap. İyi okumalar dilerim.
ÇarpılmışlarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2018282 okunma
3/10
·160 syf.··
2020 77. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2020 00:00
İnsan sesine uzaklaşdığında yani fıtratından, dininden uzaklaşıp yanlışa dalınca ve kültür bağlarından kopunca maalesef her şeye ve herkese nasıl yabancılaştığını ve hayatının nasıl acmazlara sürüklendiğini konu alan bir kitap. İyi bir anlatı ustası olan yazarımız bu insanlarin çarpılmış yani kişiliksizleşmiş hallerini öykü şeklinde yazmıştır. Öyküde üstadın iyi bir edebiyatçı oluşunun yanısıra edebiyat eleştirmeni oluşunuda görebiliyoruz.
1000k
ÇarpılmışlarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2018282 okunma
6/10
·160 syf.··
2020 15. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2020 19:00
On yıl sonra tekrar okumak istedim. Her zaman ki gibi güçlü bir dil, etkileyici bir anlatım. İlk okumam da noktalama işaretlerinin olmaması beni rahatsız etmişti ama bu sefer aksine daha fazla zevk almama sebep oldu. Aslında belki de noktalama işaretleri o kadar da gerekli değillermiş diye düşündüm. Kitabın içerisinde dört öykü var. Birinci öykü kitabın yarısını oluşturuyor neredeyse. Diğer üçüne göre birinci öyküyü çok daha zor okudum. Gerçekten çarpılmışların hikayeleri. Meraklısı kesinlikle sevecektir ama fazlaca iç karartıcı hikayeler yer alıyor. Yine de kitabın çok uzun olmaması okunmasını daha kolaylaştırmış.
ÇarpılmışlarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2018282 okunma
5/10
·160 syf.··
2025 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2025 21:20
5 öyküden oluşan Çarpılmışlar kitabında Rasim Özdenören farklı bir metot deneyerek noktalama işaretlerini kullanmadan yazmış hikayeleri. Bazı yerlerde kim kime ne demiş birbirine karışsa da dikkatli okuyunca anlaşılıyor tabi ki yazarın anlattıkları. İlk hikayede şımartılarak büyüyen bir çocuğun, büyüdükten sonra ailesine nasıl belalar açtığını kimseyi umursamayıp alkol kullanıp, hovardalık, kabadayılık yapan, karısını döven, hatta bir kıza da tecavüz eden bir insanımsı varlığa dönüşen bir bireyi anlatıyor. Diğer hikayelerde de yine toplumda birbirini aldatan, çürümüş insanlara dair anlatıya yer veriyor. Genel olarak sevmediğim bir kitap oldu. Seçilen konular zaten ağır konular, sevimsiz konular bu konuları normalin dışında bir üslup ile anlatmak belki kitaptan uzaklaştırıyor insanı. Beğenen elbet çıkabilir fakat bana hitap etmeyen bir kitaptı.
ÇarpılmışlarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2018282 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2022 79. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2022 18:42
Kahramanmaraş'ın yetiştirdiği, 23 Temmuz'da kaybettiğimiz Yedi Güzel Adam'ın son neferi Rasim Özdenören'i rahmetle anıyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun inşallah. Yozlaşmış, yolunu şaşırmış insanların hikayelerinin anlatıldığı kitap beş bölümden oluşuyor. Noktalama işaretlerinin kullanılmaması, okumaya başlamadan önce beni tedirgin etsede okurken hiç zorlanmadım. Hikayeler sizi içine öyle bir çekiyor ki, işaretlerin yokluğunun farkına bile varmıyorsunuz. İçimizden, bizden, hayatın içinden insanın içini burkan hikayeler... Özellikle "Ay Doğar Geceleri" adlı son hikayesinde Maraş'ın sokaklarında; Kale'sinde, Kanlıdere'sinde, Boğazkesen'inde, Uzunoluk'unda, Çarşıbaşı'nda kısacık bir tur yapmak ayrı bir keyif verdi. İnsanın içini böyle birden bir sıcaklık kaplar yaa hani, işte öyle oldu. Keyifli okumalar
ÇarpılmışlarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2018282 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2019 63. kitabı
Rasim Özdenören bu eserinde bozulmuş toplum düzenine, yozlaşmış din anlayışına ve bunun hayatlarımızın satır aralarındaki etkilerine değiniyor. Okurken hayatımızda normalleşmiş birçok durumun aslında derin bir yozlaşmanın izleri olduğunu görüyoruz. Kitapla ilgili olumsuz eleştiri yapabileceğim tek durum noktalama işaretlerinin olmayışıydı. Hangi konuşma kime ait, cümle nerede başlayıp bitiyor diye anlamak için birkaç kez yeniden okuduğum bölümler oldu. Bunun dışında güzeldi. Iyi okumalar.
ÇarpılmışlarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2018282 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2024 24. kitabı
Siz iman ve şükrederseniz Allah size niçin azap etsin.. İnsan yorulur... Aynılığın içinde kaybolur... Ve bu kayboluş artık çok daha süratli..! İnsan denen insanın hülasasıdır abdal!
ÇarpılmışlarRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2018282 okunma

Yazar Hakkında

Rasim ÖzdenörenYazar · 51 kitap
Rasim Özdenören, Türk öykü ve deneme yazarıdır. İlk ve orta öğrenimini Maraş, Malatya, Tunceli gibi Güney ve Doğu şehirlerinde tamamladı. İ.Ü. Hukuk Fakültesini ve İ.Ü.Gazetecilik Enstitüsü'nü bitirdi. Devlet Planlama Teşkilatı'nda uzman olarak çalıştı. Bir ara araştırma amacıyla ABD'nin çeşitli eyaletlerinde, 1970-1971'de iki yıl kadar kaldı. 1975 yılında Kültür Bakanlığı Bakanlık Müşavirliği görevine geldi. Aynı bakanlıkta bir yıl da müfettişlik yaptı. 1978'de istifa ederek ayrıldığı devlet memurluğuna bir süre sonra tekrar döndü. Çok Sesli Bir Ölüm ve Çözülme adlı hikayeleri ayrıca TV filmi yapılmış, bunlardan ilki, Uluslararası Prag TV Filmleri Yarışmasında jüri özel ödülünü almıştır. Rasim Özdenören'in, Türk edebiyatında adını duyurmaya başladığı yıllar, köy romancılığının etkisinin artık azalmaya başladığı, varoluşçu yazarların etkisinin daha fazla hissedildiği yıllardır. O yıllarda roman ve öykü yazarları genel olarak Batı kaynaklı bir anlayışla, sanki dışarıdan bakan bir gözle eserlerini yazmışlardır. Özdenören ise daha çocukluğunda Anadolu'nun birçok ilini gezerek, orada yaşayarak, köyünü, kasabasını, şehrini tanıyarak, kendisine ';ayrıntı avcısı' dedirtecek bir özellik ve güçlü bir tasvir yeteneğiyle, insanın evrensel yanlarını öne çıkararak yazmıştır öykülerini. Yazar, gençliğinin ilk yıllarından itibaren kendine edebiyatı ciddi bir meşale olarak seçen insanlardan oluşan bir arkadaş grubuna dahil olmakla, sonraki yıllarda şekillenecek edebi şahsiyeti için çok önemli bir zemin bulmuştur. Bu arkadaş grubu Özdenören'in anlaşılmasında kilit konumdadır. Çünkü Özdenören'in okumaları, edebi ilgileri büyük oranda bu arkadaş grubunda şekillenmeye başlamış; sonraki yıllarda tanıştığı Sezai Karakoç'un etkisiyle bir bütünlük kazanmıştır. Özdenören'in Amerika'ya gidip orada iki yıla yakın bir süre kalması vesilesiyle çağdaş dünyanın en önemli merkezini tanımasının da eserlerine olumlu yansımaları olmuştur. O, yerli olmak nedir, bu nasıl gerçekleştirilir, sorularının cevabını öyküleriyle vermiş bir yazardır. Hikayelerinin kahramanları, çevremizde rahatlıkla görebileceğimiz, dokunabileceğimiz kişilerdir. Rasim Özdenören, gerek denemelerinde gerekse öykülerinde, meselenin anlatmak olduğunu ilk öykülerinden başlayarak kavramış bir yazardır. O, İslami kimliğiyle tanınan bir öykücü olmasına rağmen öykülerinde hiçbir zaman, dönemindeki birçok yazarda görüldüğü gibi, inandığı şeyleri okuyucusuna dayatmamış, vermek istediği mesajı öyküyü örselemeden, akışı ve yapıyı bozmadan anlatmayı bilmiştir. Anlatırken de dili ustaca kullanmış, yer yer de adeta şiir yazmıştır.