Öyküler

Dekabristler

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Varol Tümer
Tasarımcı:
Suat Aysu
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 22 dk.
Sayfa Sayısı:
154
Basım Tarihi:
Mayıs 2026
İlk Yayın Tarihi:
1884
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Orijinal Adı:
ДЕКАБРИСТЫ
Orijinal Dil:
Rusça
Orijinal Ülke:
Rusya
ISBN:
9789750539787
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

BOŞ DEĞİL…SADECE YARIM.
7/10
·88 syf.·
2023 41. kitabı
Bu metinde Lev Tolstoy hünerini okumak pek mümkün değil çünkü roman eksik…veya yarım kalmış…veya bitirmek istememiş. Hepsi de bir arada mümkün çünkü başlamış ve ardından Anna Karenina 1. Cilt gelmiş (ve iyi ki de öyle olmuş diyelim) arada da Dekabristler mevcut. O yüzden bunu bilip ele almak lazım. Bence hikayenin derinleşeceği yeri beğenmemiş ki bir mektupta biraz da bundan bahsediyor. Fakat okunmaya değer. Yarım…ama boş yok!
DekabristlerLev Tolstoy · Helikopter Yayınları · 201775 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 3. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 23:09
Açıkçası kitabın önsözü kitabın içeriğinden daha doyurucu oldu. Zaten kitap da Tolstoy’un yarım bıraktığı bir roman olması nedeniyle bu durum pekala anlaşılmakta. Kitabın ismi beni okumaya iten ilk sebep. Dekabrist; 14 Aralık 1825 tarihinde Rus Çarlığına ve serflik sistemine karşı başarısız bir darbe girişimi başlatan genç Rus subayları ile aydınları için kullanılan tarihi bir kelime. Dekabristler çağlarının en ilerici olduğu kadar en eğitimli adamları sayılmakta. Başarısız darbe girişimi nasıl hazırlandı nasıl yapılamadı ve sonrasında neler yaşandığına dair çevirmen Hazal Yalın, güzel anlatımı ile karşımıza çıkmış. Bir diğer ilgimi çeken durum da dekabristlerin hikayesini daha romantik hale getiren yönü olarak eşleriyle ilişkileri idi. Bu dekabristler sürgün edildiklerinde eşleri de bütün ünvanlarını ve servetlerini ellerinin tersiyle iterek onların ardından yola çıkmışlar. Ki kitapta alıntı olarak paylaşmaya değer gördüğüm tek yer buna dairdi.
DekabristlerLev Tolstoy · Can Yayınları · 202675 okunma
9/10
·88 syf.··
2020 4. kitabı
Helikopter Yayınları çok özenli kitap çıkaran yayınevlerinden. Genelde daha önce ülkemizde basılmamış klasikleri basıyorlar. Bu kitap da önce adıyla ilgimi çekti. Dekabrist ne demek diye baktım. Kitap ana hatlarıyla 3 bölüm.İlk bölümde Sibirya'dan-sürgünden-dönen bir dekabrist ve ailesiyle tanışıyoruz. İkinci bölümde ise bu dekabristin bir arkadaşının yaşamından kesitleri okuyoruz. Onun yaşantısı ve kişiliği çok daha farklı. Üçüncü bölümde ise dekabristlerle ilgili bilgiler yeralıyor. Kitap tamamlanmış bir kitap değil. Ama Tolstoy'un o güzelim anlatımı, insanları tasviri bu kusuru telafi ediyor. Kendi adıma çok hızlı ve edebi bir eser okumanın hazzını duyarak okudum. "Aralık Devrimcileri" olarak da çevrilebilecek "Dekabrist"leri neden daha önce öğrenmedim diye hayıflandım. Sonları kötü de olsa bu romantik,devrimci kişilikleri Pyotr İvanıç 'ın şahsında sevdim. Dünyanın tüm asil devrimcilerine selam olsun..
DekabristlerLev Tolstoy · Helikopter Yayınları · 201775 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.