Evet arkadaşlar yeni bir inceleme ile karşınızdayım. Sizlerle bu incelememi kitabın konusu ve içeriğinden farklı olarak paylaşmak istiyorum :) Yaklaşık son 3 aydır Çocuk kitapları okuyorum bunun en temel sebebi 8 yaşında kardeşimle beraber daha doğrusu ben Masalcı Dede edasıyla kendisine kitap okuyorum, o da kitabı dinleyerek uykuya dalıyor. Böylece aramızda şimdilik devam eden kardeşimin uyku saatinden önce çocuk kitapları okumak gibi bir alışkanlık kazanmış oldum. Bu ritüel genelde haftasonları hariç diğer günler akşam 21.30 ile 22.30 arası gerçekleşmektedir :D
Eğer küçük bir kardeşiniz varsa ve ona da kitaplara ilgisini ve okuma alışkanlığını aşılamış iseniz sizden daha mutlu çok az insan vardır. Ben de kendimi bu şanslı insanlardan biri olarak sayıyorum :)
Çocuk kitapları ile kendi aramdaki bağı biraz uzun anlatarak bu kitabı bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okumuş olduğumu belirterek bu incelemeyi ona armağan etmek istiyorum :)
Kitabın yazarını herkesin bildiği bir eser olan "Charlie'nin Çikolata Fabrikası' kitabının yazarı olduğunu söylemeyelim. Bu yazarın kaleminden çıkan her eserini gözüm kapalı okuyabilirim.
Bu kısımda YÜZEYSEL DERECEDE SPOİLER vardır !
Kitabın konusuna gelirsek içeriğine fazla değinerek yazımı uzatmak niyetinde değilim bu yüzden biraz kısa tutarak başlıyorum. Hikaye ebeveynlerini bir talihsizlik üzerine kaybetmiş bir çocuğun (ismi James) kendisine kötü davranan Teyzeleri ile olan sıradan ve zorba yaşamından "Dev bir şeftali" aracılığıyla kurtularak yeni tanıştığı fantastik arkadaşlarıyla olan fantastik maceralarını anlatıyor.
Hayal gücüme bu kitabın net katkı yaptığını da rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle martılarla şeftali üzerinde seyahat etme fikri çok hoşuma gitti :)
Hatta bu kitabın 1996 yapımı filmi de varmış, yakın zamanda
Mutsuz bir hayat süren James'ın başından geçen birbirinden inanılmaz olaylarla hayatının nasıl değiştiğini kaleme alan Dalh'ın tüm çocuk kitaplarını bitirdiğime göre artık yetişkinler için yazmış olduğu kitaplarına geçmemin zamanı geldi de geçiyor belki de. Bana bir noktada şu sözü hatırlattı: Mutlu olmak istiyorsan, mutsuz olmaktan korkmamalısın.
Farklı bir kitaptı. Ancak teyzelerin James'e karşı kötü davranmaları çocukların psikolojisine olumsuz yönde etkileyebilir yani bu kitabı en az 7. sınıfta okunmaya başlanması gereken bir kitap. Bir ot obur tarafından Jamesin anne ve babası yenilmesi, sadece bu olaya gülen tek kişi ben değilimdir herhalde Lakin bir şeftalinin martılar tarafından uçurulması ya da gökkuşağının kırılması gerçekten iyi bir hayal gücü. Bir de James'in anne baba ve teyzelerinin ölmeleri özellikle teyzelerini kendisi şeftaliyle öldürmesi pek hoşuma gitmedi. En sonda gelinböceğinin bir itfaiyeci ile evlenmesi bu da çok garipti. Ama genel olarak eylenceli bir kitaptı okunmasını tavsiye ederim.
Dev ŞeftaliRoald Dahl · Can Çocuk Yayınları · 20131,282 okunma
Okuduğum ikinci kitap. Rafta görür görmez tekrar alıp okumuştum. Çocukken de boşuna etkilenmemişim dedim yeniden okuduğumda. Roald Dalh’ın dünyalarını gezmek harika.
Dev ŞeftaliRoald Dahl · Can Çocuk Yayınları · 20131,282 okunma
Şimdi bir çocuk düşünün. Annesi ve babası bir gergedan tarafindan yutulan, küçücük yaşında yetim kalıp zalim Sünger ve Diken Teyze' le yaşamak zorunda kalan zavallı bir çocuk: James Henry Trotter.
James hep her şeyin annesiyle babasıyla yaşadığı zaman ki gibi olmasını istiyor. Ama bu çocuğun güya teyzesi olan kadınlar; bırak ona böyle bir hayatı vermeyi, çocuğa gülümsemeyi bile çok görürler. Onu gereksiz yere dövüp yapamayacağı işleri yaptırırlar.
Bütün bu zorlukların arasında James hergün okyanusu izleyerek oralardaki çocuklarla oynamayı düşler.
Sonra bir gün bir adam James' e her şeyi değiştirebilecek bir sihir verir. Ama James bir kaza sonucu bu sihri birkaç böceğe ve bir şeftali ağacına vermiş olur. Ve böylece macera başlar.
Yazarın hayal gücüne yine aşık oldum. Tek sorun bence bir çocuk kitabına göre sert olan bazı kısımlar vardı. Bence yazarın Matilda ve Charlie'nin Çikolata Fabrikası kitapları daha güzeldi. Önce kendiniz okuyup bir kusur görmezseniz kardeşlerinize, çocuklarınıza okutabilirsiniz.
Can Çocuk Yayınları’nın 2020’de çıkardığı 37.baskısını elime ilk aldığımda sayfalarını hızlıca ilerlettim. İçerisindeki resimlere bakarak, okumadan bir hikâye yazmaya başladım. Yüzü hep gülen bir oğlan ve arkadaşları olduğunu düşündüğüm küçük hayvanlar! Benim hikâyem, düşlerinde farklı gezegenlere yolculuk yapan bir çocuk hakkındaydı. Ailesi tarafından şımartılan, oyun oynayabileceği bir kardeşi ya da arkadaşı olmadığı için bahçesindeki hayvanlar ile arkadaşlık kuran…
Kitabın ilk sayfasında hikâyemin buruşturulup atıldığı hissi kapladı benliğimi. Daha ilk sayfadan anne ve babasını kaybeden bir oğlan, mutluluğu nerede bulabilir ki? Diken ve Sünger teyzelerine verilen James Henry Trotter, üç yıl boyunca türlü eziyetlerle yaşamış. Buna rağmen sessiz kalarak, teyzeleri ne isterse yapmaya devam etmiş. Yaşadıkları yerde hiçbir arkadaşı yokmuş. Gerçi olsaydı da teyzeleri görüştürmezdi ya (!)
Üç yılın ardından, kavurucu bir sıcak altında odun kesen James, aile ve arkadaş özlemiyle ağlamaya başladı. Teyzelerine, deniz kıyısına gitmek istediğini söylediğinde, teyzeleri kızdı ve dövmekle tehdit etti. James koşarak tozlu defne öbeğinin altına saklandı. İşte hikâyemiz orada başladı. Kendisine mutluluk vadeden yaşlı bir adamla tanıştı James. Ama tek bir şansı vardı. Bu şansını iyi kullanması gerekiyordu. Kullanabilmiş miydi sahi?
Dev Şeftali’nin içine girdiğinde tanıştığı ve kısa sürede arkadaşlık kurduğu Yeşil-Yaşlı Çekirge, Bayan Örümcek, Kırkayak, İpekböceği, Ateşböceği, Gelinböceği ve gözleri görmeyen Solucan ile soluksuz bir maceraya atılıyor James. Kitabın başlarında rüya olduğunu düşündüğüm macera, kitabın sonunda, iyi ki rüya değilmiş, dedirtti. Kitap boyunca komik tasvirler, eğlenceli şarkılar ve pratik çözümlerle James’e eşlik ettim. Hatta Çekirge acaba bu şarkıyı hangi
bahçesinde dev bir şeftali bulunan bir çocuk şeftalinin içindeyken şeftali yuvarlanıyor ve çocuk da onunla beraber gidiyor, o sırada yaşanan maceraları anlatan bir kitap. düşünmeden okuyun, ilkokul veya ortaokulda okunursa/okutturulursa daha zevkli olur
kitap beni çocukluğuma götürüyor akıcı ve merak uyandıran bi kitap yaş farketmeksizin herkese tavsiye ediyorum ben tekrar okuyacağım aynı heyecanlaa:))
Açık konuşmak gerekirse çocuk kitabı gözüyle okumadım. Kitabın arka kapağındaki yazısında bir cümlesi beni okumaya itti oda başkahramanımız Jamesin anne babasının hayvanat bahçesinden kaçan gergedanın yemesi. Otla beslenen hayvan yanlış duymadınız Sonra yazarın Çarlie’nin çikolata fabrikası hikayesini yazdığını öğrenince absürtlükte sınır tanımadığını tahmin edip elime aldım.
Kitaba gelirsem anne babası gergadan tarafından yenmiş gudubet teyzelerinde kalmak durumunda kalmış James, adeta külkedisi gibi zorlu koşullarda yaşar iken tuhaf bir şekilde evlerinin bahçesinde hiç meyve vermemiş şeftali ağacının tek meyve vermesi ve kısa sürede devasa boyuta ulaşarak İngiltere’nin bilmem ne kasabasında ilgi odağı olmuştur. Lanet teyzeler bu ilgiyi paraya dönüştürürken bizim James şeftaliye çıkmış sığınmış, böceklerle arkadaş olmuştur. Kısa süre sonra şeftali daha da büyüyerek dalından kopup lanet teyzelerin ezer İngiltere’nin meşhur uçurumundan denize düşmesiyle hikaye ilerler. Bu sırada gelin böceği, solucan, kırk ayak, ateş böceği, ipek böceği, çekirge örümcekle birlikte gudubet teyzelerinden çok çektiklerini anlatır tıpkı James de olduğu gibi. Direk sonla birleştirirsem hiçbir işe yaramadan evin içinde Mutsuzluk halinde yaşayan canlıların ekip ruhu oluşturup tuhaf bir şekilde şeftaliyle birlikte farkında olmadan özgürlükler ülkesi adıyla anılan Amerika’ya doğru yolculuğu ne kadar tuhaftır değil mi :) sanki doğa kurallarını james ve böcek arkadaşlarına göre kullanıp Amerika’yı çekim alanı yaratmış martıların taşıdığı şeftaliye pusula olmuştur :) Böceklerde dahil bu tuhaflıkta amerikada yer bulabilmiş paraya para dememişlerdir sosyal açıdan ise toplumca kabul edilme ötesine gidilmiştir . Alenen Amerikan propogandası... Şeftali meyvesine hiç girmiyorum bile, yorumu siz
Annemin çocukken bana okuduğu ilk kitap. Teyzeleri hayalimde canlandırmak o kadar hoşuma gidiyordu ki kitabı anneme tekrar tekrar okutuyordum. O yüzden bende yeri ayrıdır. Bir gün bende çocuğuma bu kitabı okumayı iple çekiyorum. Ayrıca burdan günümüz ebeveynlerine seslenmek istiyorum. Kitabın içerisinde ölüm gibi dramatik detaylar var ancak bunlar çocuklarınızın psikolojisini bozmaz. Çocuklarınızı gerçek hayatla mücadele etmeye hazırlayın lütfen, hayal dünyasında yaşamaya değil.
1916’da Galler’de Norveçli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1932'de İngiltere'nin tanınmış özel okullarından birini bitirdikten sonra, üniversiteye gitmek yerine Kanada'daki Newfoundland'e yapılan bir keşif yolculuğuna katıldı. Afrika'da Shell Petrol Firması için çalıştı. II. Dünya Savaşı'nda savaş sırasında tanıştığı romancı C.S.Forester'ın özendirmesiyle, orduda çalıştığı yıllarda başından geçen olayları yazmaya başladı. Daha sonra RAF savaş uçaklarında pilotluk yaparken, başından aldığı ağır bir darbe sonucu ordudan ayrıldı. Ve bu olay onun ilk kısa öyküsüne konu oldu: "Shot Down Over Libya".
ABD’ye gitti. Burada İngiltere için diplomatlık ve istihbaratçılık yaptı. 1942’de yazdığı ilk öyküsü “A Piece of Cake”te de (Çocuk Oyuncağı), 1943’te Walt Disney için yazdığı ilk çocuk kitabı The Gremlins’de de (Cinler) pilotluk günlerini yazdı.
Çocuk kitaplarının yanı sıra büyükler için yazdığı kitapları ve oyunları vardır. Özellikle Charlie’nin Çikolata Fabrikası ve Matilda gibi çocuk kitaplarıyla tanınan Dahl’ın yetişkinler için iki romanı (Sometime Never: A Fable for Superman [Hiçbir Zamanlar: Süpermen İçin Bir Masal], Oswald Amcam) ve altmıştan fazla öyküsü bulunuyor. Dahl, Senin Gibi Biri adlı öykü kitabı ile “Pansiyoncu Kadın” ve “Deri” adlı öyküleriyle üç defa Edgar Allan Poe Ödülü’ne layık görüldü.
1953 yılında Patricia Neal ile evlendi ve 1983 yılında boşandı. Beş çocukları olmuştur. Dahl 23 Kasım 1990 tarihinde Oxford, Oxfordshire, İngiltere'de 74 yaşında bir kan hastalığı nedeniyle vefat etti.
Kendi yazdığı otobiyografisi Boy, Roald Dahl'ın çocukluğunu anlatmaktadır. Bir başka kitabı Going Solo 'da ise Dahl'ın savaş içindeki anıları ve deneyimleri yazmaktadır.
Ayrıca Great Missenden'de bir Roald Dahl Müzesi ve Öykü Merkezi bulunmaktadır. Bu merkez Dahl'ın çalışmalarını göstermektedir.