Nasihat-ül Mülük

Devlet Başkanlarına

İmam Gazali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Nasihatü'l Mülûk
10/10
·171 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2023 07:59
İmam Gazalinin derin dünyasını , yöneticilerin bu dünyada aslında ne kadar ağır bir sorumluluğu olduğunu, adaletin ve devletin esaslarını hikmetler ile güzel şekilde açıklayan bir eser olmuş. Bu eser hem yönetenler hem de yönetilenler tarafından dikkatle okunmalıdır. Toplumda huzur inşa edilebilmesi açısından çok değerli davranışlar ve yollar açıkça belirtiliyor. Eserden güzel bir şekilde faydalanmak duası ile vesselam.
Edebiyat
Devlet Başkanlarınaİmam Gazali · Sinan Yayınevi · 196991 okunma
Adalet yukarıda yoksa, aşağıda aranmaz.
Puan vermedi·171 syf.··
2026 2. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 12:34
İmam Gazâlî’nin Nasîhatü’l-Mülûk (Devlet Başkanlarına) adlı eseri, devleti ayakta tutan şeyin kudret değil ahlâk olduğunu hatırlatan klasik bir metindir. Gazâlî’ye göre idare, yukarıdan aşağıya akan bir hâldir. Bu yüzden “Halkın ahlâkı, başındaki idarecinin ahlâkının neticesidir” sözü, kitabın merkezinde durur. Baş bozulduğunda, akıntı temiz kalmaz. Kitabı okurken şunu düşünmemek elde değil: Toplum bir anda yozlaşmaz. Yalan, adaletsizlik ve korku zamanla öğrenilir. Gazâlî bunu açıkça söyler: “Sultanın zulmü, halkın ahlâkını bozar.” Ve ardından uyarır: “Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.” Gazâlî’nin dili sakindir, fakat hükmü keskindir. Yöneticiyi övmek için değil, uyarmak için yazar. En çok da yöneticinin çevresine dikkat çeker: “Sultanın kapısında duranların çoğu, ona hakkı değil, hoşuna gideni söyler.” Bu cümle, bugün iktidarın etrafında biriken menfaat çevrelerini, suskunluğu ve hakikatin yerini alan övgüyü hatırlatır. Eserde din, iktidarın aracı değildir. Gazâlî açıkça belirtir: “Din sultanı doğrultur; sultan dini eğerse ikisi de helâk olur.”Bu yaklaşım, dini meşruiyet kalkanı yapan günümüz siyasetini sessizce mahkûm eder. Nasîhatü’l-Mülûk, bir öğüt kitabı olmanın ötesinde, iktidarın ahlâkla sınandığı bir aynadır. Gazâlî’nin bakışı bugüne dönüktür: Adalet yukarıda yoksa, aşağıda aranmaz. Çünkü ahlâk, daima baştan akar. İktidar, adalet ve ahlâk üzerine düşünmek isteyen herkese bu metni özellikle tavsiye ederim.
1000Kitap
Devlet Başkanlarınaİmam Gazali · Sinan Yayınevi · 196991 okunma
8/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2021 72. kitabı
1058-1111 yılları arasında yaşamış bulunan İmam-ı Gazali, Şafilik mezhebine yakın, son derece donanımlı bir âlimdir. Felsefe, edebiyat, fıkıh, kelam, tefsir, tasavvuf ve mantık başta olmak üzere birçok alanda çalışmalar vermiş, hayatını ilim ile dokumuş mümtaz bir isimdir. 500’e yakın eser kaleme alan ancak bunların sadece 75’i günümüze ulaşan Gazali, hemen her alanda eser vermiştir. En çok bilinen ve en büyük eseri olan İhya-u Ulumi'd Din, fıkıh ve tasavvuf üzerine olup halen en çok okunan İslami eserlerden biridir. Kendisinin çok daha fazla eserinin günümüze ulaşmamış olması önemli bir talihsizliktir. İmam Gazali, Büyük Selçuklu Devleti'nin tanınmış veziri Nizamülmülk tarafından Bağdat'ta bulunan Nizamiye Medresesi'ne baş müderris olarak görevlendirilir. Buradaki çalışmaları ile birçok önemli ismi etkiler. İmam-ı Gazali “Mülkün Sultanlarına” eserinde, yöneten sınıftaki kişilere, emirlere, vezirlere nasıl olmaları gerektiğini ve yönetilenlere, yani halka, yöneticilerin esas vazifelerini öğreterek baştaki yöneticileri sorgulamalarını öğretir. Hal bu üzere iken eserin, sadece emir ve vezir gibi kişilere değil, bugün evini idare eden her erkeğe ve kadına, yanında birilerini çalıştıran her patrona, tüm siyasi isimlere ve bunların ardından da tüm vatandaşlara hitap ettiği söylenebilir. Herkesin mutlaka bir hisse alabileceği bir eser olan “Mülkün Sultanlarına” bu bakımdan herkes tarafından okunmalıdır. “Mülkün Sultanlarına” eserinin İmam-ı Gazali tarafından Sultan Melikşah’a hitaben yazıldığı konusunda genel bir kanı olsa da önemli bazı kaynaklar eserin Sultan Sencer’e hitaben yazıldığını belirtir. O dönemi iyi anlayabilmek adına hayal edelim. İmam-ı Gazali bir sultanın yapması muhtemel hataları söylediği, yapması gerekenleri emir kipiyle anlattığı ve doğrudan bir sultana
Mülkün Sultanlarına / Nasihatül'l-Mülükİmam Gazali · Büyüyen Ay Yayınları · 202091 okunma
10/10
·150 syf.··
2023 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 00:00
Nasihatü'l-Mülûk ana omurgayı oluşturan 3-4 siyasetnameden biri ve fıkhi bir siyasetname. Kitabın çıkış noktası Sultan Sencer'e, İmam-ı Gazali'nin İmam-ı Azam ve ehl-i sünnet aleyhine konuştuğuna dair şikayetlerin gelmesi ve Sultan Sencer'in İmam-ı Gazali'yi ordugâhına davet etmesi. İmam-ı Gazali durumun söz konusu gibi olmadığını aktarıyor. Sencer, Gazali'den müderrisliğe devam etmesini ve ona anlattıklarını kitap haline getirmesini istiyor. Böylece nasihatleri Nasihatü'l Mülûk ismiyle kitap haline getirilerek Sencer'e takdim ediliyor. (Bazı kaynaklar Melikşah olduğunu söyler.) İmam-ı Gazali nizamiye medreselerinde okumuş biri olarak şii ismaili felsefenin karşısında, sık sık kitapta Hz. Ömer'den bahsediyor. Devlet ve adil yönetici olmakla ilgili günümüzde örnek olarak kullanılan pek çok cümle bu eserden alıntılanmış. Nasıl bir yönetici olunması gerektiğini anlatırken aslında yönetici olmanın herkesin harcı olmadığını da ifade ediyor. Çok değerli ve incelikli bir kitap. Not: Kitapta geçen kelimelerin dışında isimlere de dipnotta yer verilmiş. Böylece okurken araştırma yapmak için ara vermeden bilgi sahibi olabiliyorsunuz.
Mülkün Sultanlarına / Nasihatül'l-Mülükİmam Gazali · Büyüyen Ay Yayınları · 202091 okunma
10/10
·171 syf.·
2000 1. kitabı
İmam Gazali'den Harika bir eser.... İnsanlara yönetici olmanın getirdiği sorumluluğun ne kadar Ağır olduğunu anlatan, en küçük insanlara dahi yönetmenlik görevi yapan herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap...
1000Kitap
Mülkün Sultanlarına / Nasihatül'l-Mülükİmam Gazali · Büyüyen Ay Yayınları · 202091 okunma

Yazar Hakkında

İmam GazaliYazar · 302 kitap
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır. Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti. Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü. Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi. İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu. Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.