Devrim Yılları

8,2/10  (5 Oy) · 
26 okunma  · 
4 beğeni  · 
698 gösterim
Cumhuriyet'in kurucularıyla röportaj yapmak için devrimlerin en coşkulu günlerinde Türkiye'ye gelen Fransız kadın gazeteci Colette, hem gençlik aşkı Türk gazeteci Samim'le yeniden büyük bir aşk yaşayacak hem de Milli Mücadele kahramanlarının Gazi'nin önderliğinde gerçekleştirdikleri büyük atılımlara tanık olacaktır. Hıfzı Topuz'un bu son romanında ele aldığı Menemen Olayı, laikliği ve devletçiliği yaratan koşullar, eğitim ve kültürde kimlik arayışları ile çok partili rejime geçişin ilk deneyimleri, Türkiye'nin yakın geçmişine ışık tutuyor.
  • Baskı Tarihi:
    2004
  • Sayfa Sayısı:
    287
  • ISBN:
    9789751409904
  • Yayınevi:
    Remzi Kitabevi
  • Kitabın Türü:
Berke Can Turan 
18 Şub 14:13 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Tarihi bilmekten çok aktarabilmek önemlidir. Tabi insanın zevklerine göre de tarih öğrenimi değişir. Belgelere dayalı net ve hap bilgi veren tarih kitapları çok tercih edilir, fakat benim açımdan bu böyle değil. Elbette, yeri gelince bahsettiğim üslubu benimsemiş eserlere başvurmak gerekebiliyor. Fakat iş keyif için tarih okumaya gelince, öyküleme ile bezenmiş olanlar beni daha çok kendine çekiyor.

Elbette, tarihi gerçeklerin dışına çıkmadan bir kurgu oluşturmak kolay değil, yapılan ufak bir hata bile telafi edilemeyebilir. Bu açıdan Hıfzı Topuz gayet başarılı bir yol izlemiş. Gereksizlikten uzak, yerinde ve önemli bilgilere eserinde sıkmayacak bir şekilde yer vermiş. Daha öncesinde de bahsettiğim gibi; dil sadeliği de okumayı gerçekten kolaylaştıran bir unsur. Kısacası, Hıfzı Topuz, akıcı dili ve yerinde bilgileriyle bizlere gayet okunası bir tarih sunuyor. Fakat, bunu yaparken kurgusundan da biraz taviz verdiğini söylemek yanlış olmaz.

İki ayrı türü harmanlarken kararsız kalmak ipleri koparabiliyor. Hıfzı Topuz'un kararsızlığı kendi kimlikleri sonucu yaşanıyor Devrim Yılları'nda. Roman kendi içinde, tarihi bir belge mi yoksa bir edebi eser mi olacağına pek karar verememiş gibi görünüyor. Elbette, şimdi diyeceksiniz ki ikisi birden olamaz mı? Neden olmasın? O zaman da iki tür arasında belli bir dengeyi sağlamak lazım diye düşünüyorum. Romanın yazım aşamasında Hıfzı Topuz'un romancıdan çok tarihçi kimliğiyle karşımıza çıktığına dikkat edebiliyoruz. Tarihi gerçekler sıralanırken oldukça başarılı satırlara imza atılırken karakterlerimizin hayatına odaklanan kurgu ağırlıklı kısımlar fazlasıyla acemi geliyor, aynı zamanda diyaloglarda inandırıcılığın uzak olması romanın dayandığı gerçeklik temasına balta vuruyor. Ayrıca kitabın orta kısımlarındaki bir bölümde ana karakterimiz Samim'in yazar tarafından neden alternatif bir Christian Grey karakterine büründürülmeye çalışıldığına hala anlam veremedim. Aşırıya kaçan ve inandırıcılıktan gittikçe uzaklaşan romantizm bölümlerinin kitabın en zayıf kısımları olduğunu düşünüyorum.

Kurgu eksikleri haliyle okuma tercihlerimden dolayı gözüme daha fazla battı, fakat Devrim Yılları'nın tarihi aktarma amacı da taşıyan gayet akıcı ve sade bir roman olduğu gerçeğini göz ardı edemem. Hıfzı Topuz, türler arası geçişlerde ve dengelemede bocalasa da, amacına ulaşmış bir esere imza atıyor.